DOLAR 46,5998 0.3%
GBP 61,3378 -0.84%
EURO 53,2606 -0.64%
ALTIN 6.294,61-0,79
BIST 14.827,352,82%
BITCOIN 2927713-1.8203%
ETH 79393-1.81301%
İstanbul
23°

KAPALI

ÖZEL HABER
Türk markaları Turquality ile dünyaya açılıyor
Geç teşhis görme kaybına ve kornea nakline yol açıyor

Geç teşhis görme kaybına ve kornea nakline yol açıyor

Göz ovuşturma alışkanlığı ile tetiklenebilen ve korneanın incelmesiyle ortaya çıkan keratokonus hastalığı, erken teşhis edilmediğinde kornea nakline kadar giden ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Uzmanlar, hastalığın ilerlemesini durdurmak için özellikle çocukluk çağında göz taraması yapılmasının önemine dikkat çekiyor.

24/08/2026 13:04
Geç teşhis görme kaybına ve kornea nakline yol açıyor

1787230346 shutterstock 1301171521 scaled

Ülkemizde kornea nakli için başvuran hastaların üçte birini keratokonus hastaları oluşturuyor. Korneanın incelerek öne doğru sivrilmesine neden olan ve düzensiz astigmatizma ile bulanık görmeye yol açan bu hastalık, erken teşhis edilmediğinde ciddi sonuçlara zemin hazırlıyor. Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, keratokonus hastalığında geç teşhisin hastaları kornea nakline götürdüğünü belirterek erken müdahalenin önemine dikkat çekiyor. Özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde başlayan görme bozukluklarının detaylıca incelenmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Kubaloğlu, hastalığın ilerleyici yapısına vurgu yapıyor.

GÖZ OVUŞTURMA RİSKİ ARTIRIYOR

Göz ovuşturma alışkanlığının keratokonus hastalığında ciddi görme kaybına neden olabildiğini belirten Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, hastaların kaşıntı refleksinin kornea dokusunda incelme ve sivrilmeye yol açabildiği konusunda uyarıyor. Hastalığın belirtileri arasında; gözlüklerle net görememe, numaralarda hızlı değişim, gece sürüş zorluğu, hızla gelişen astigmat ve cisimlerin gölgeli görülmesi yer alıyor. Hastaların yeni gözlüklerle bile rahat edemediği durumlarda, kornea tomografisi ile hastalığın erken dönemde tespit edilmesi tedavinin gidişatı açısından büyük önem taşıyor.

1787230350 shutterstock 138145127 scaled

TEDAVİ YÖNTEMLERİ HASTANIN İHTİYACINA GÖRE BELİRLENİYOR

Keratokonus tedavisinde erken teşhisle birlikte uygulanan “Çapraz bağlama (Cross-linking)” yönteminin başarılı sonuçlar verdiğini vurgulayan Prof. Dr. Kubaloğlu, bu sayede korneadaki kollajen liflerin güçlendirilerek hastalığın ilerlemesinin kontrol altına alınabildiğini ifade ediyor. Ancak uzmanlar, her hastanın ihtiyacına tek bir uygulamanın yanıt veremeyeceğinin de altını çiziyor. Görmeyi artırmak için keratokonusa özel sert veya hibrit lenslerden kornea içi halka uygulamalarına, topografi kılavuzlu lazer tedavilerinden ileri evrelerdeki kornea nakline kadar geniş bir seçenek yelpazesi bulunuyor. Tedavi planlamasında hekim ve hastanın beklentileri birlikte değerlendirerek yola devam etmesi gerekiyor.

TARAMA PROGRAMLARI HAYAT KURTARIYOR

Keratokonusta geç kalınmaması için çocukluk çağında yapılan taramaların kritik olduğunu belirten Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, bazı Avrupa ve Uzak Doğu ülkelerindeki uygulamaları örnek göstererek Türkiye’de de benzer bir tarama programının hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyor. İlkokula başlarken yapılacak kornea tomografisi taramaları ile hastalığın erken yaşta yakalanabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Kubaloğlu, erken dönemde uygulanan çapraz bağlama tedavisinin %90-95 oranında başarı sağladığını ve bireyleri hayat boyu görme engelli olmaktan kurtararak standart cihazlarla kaliteli bir yaşam sürmelerine olanak tanıdığını belirtiyor.

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.