PwC tarafından yayımlanan “Küresel CEO Araştırması Ara Dönem Görünümü – 2026”, iş dünyasında belirsizliğin devam etmesine rağmen CEO’ların gelecek beklentilerinde iyileşmeye işaret etti.
PwC’nin yıl başında açıkladığı 29. Küresel CEO Araştırması’nın devamı niteliğindeki çalışma, 15 Mayıs-22 Haziran 2026 tarihleri arasında 59 ülke ve 27 sektörden 351 CEO’nun katılımıyla gerçekleştirildi.
Araştırmaya göre, şirketlerinin önümüzdeki 12 aydaki gelir artışına “çok” veya “son derece” güvenen CEO’ların oranı yüzde 39’dan yüzde 42’ye yükseldi. Üç yıllık döneme ilişkin güven oranı ise yüzde 46’dan yüzde 51’e çıktı.
CEO’ların bireysel güven düzeylerinde de önemli değişimler yaşandı. Katılımcıların yüzde 33’ü güveninin arttığını belirtirken, yüzde 26’sı azaldığını ifade etti.
CEO güvenindeki artışa rağmen şirketlerin maliyet baskıları devam ediyor. Araştırmaya katılan CEO’ların yaklaşık yüzde 70’i, 2026’da yaşanan küresel şoklar nedeniyle enerji ve enerji dışı maliyetlerinin arttığını belirtti.
Maliyetlerdeki dalgalanmaların fiyatlandırma kararlarını büyük veya çok büyük ölçüde zorlaştırdığını ifade eden CEO’ların oranı yüzde 27 olurken, tedarik zinciri yönetiminde benzer zorluklar yaşadığını belirtenlerin oranı yüzde 26 olarak kaydedildi.
Bu tablo, şirket yönetimlerinde büyüme hedeflerinin yanı sıra maliyet kontrolü, tedarik zinciri dayanıklılığı ve hızlı karar alma kabiliyetinin de giderek daha önemli hale geldiğini ortaya koyuyor.

PwC Türkiye Ülke Kıdemli Ortağı Cenk Ulu
Araştırmada öne çıkan başlıklardan biri de yapay zekânın şirket performansına etkisi oldu.
CEO’ların yüzde 18’i yapay zekâ yatırımlarının maliyetleri azalttığını, yüzde 4’ü gelirleri artırdığını, yüzde 9’u ise hem gelir artışı hem maliyet düşüşü sağladığını belirtti.
Katılımcıların yüzde 39’u yapay zekânın işletmelerine sağladığı olumlu etkinin korunduğunu veya arttığını ifade ederken, yüzde 16’sı gelir ve maliyetler üzerindeki etkinin olumsuz seyrettiğini bildirdi. CEO’ların yüzde 51’i ise son sekiz ayda yapay zekânın iş sonuçlarına etkisinin değiştiğini belirtti.
Şirketler yapay zekâyı yalnızca operasyonel verimlilik için değil, yeni büyüme alanlarını belirlemek amacıyla da kullanıyor.
CEO’ların yüzde 38’i yapay zekâdan yeni müşteri segmentlerine ulaşmak, yeni ürün ve hizmetler geliştirmek veya farklı coğrafyalara açılmak için yararlandığını belirtti.
Katılımcıların yüzde 30’u tedarik, maliyetler ve müşteri talebine ilişkin sorunlara karşı aksiyon önerileri oluşturmak için yapay zekâ kullandığını ifade ederken, yüzde 23’ü tedarikçi riskleri, emtia fiyatları ve talep göstergelerindeki değişimleri analiz ederek olası etkileri önceden tespit etmeye çalıştığını bildirdi.
PwC Türkiye Ülke Kıdemli Ortağı Cenk Ulu, araştırma sonuçlarını değerlendirirken belirsizliğin artık geçici bir risk olmaktan çıktığını söyledi.
Ulu, “Bugün CEO’lar için en önemli rekabet avantajı, öğrenme hızı. Belirsizlik artık yönetilmesi gereken geçici bir risk olmaktan çıkarak iş dünyasının yeni gerçeği haline geldi” dedi.
Yeni dönemde büyümenin yalnızca yeni pazarlara açılmakla sınırlı olmadığını belirten Ulu, değişimi erken görmenin ve hızlı hareket etmenin de rekabet açısından belirleyici hale geldiğini vurguladı.
Yapay zekânın yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Ulu, teknolojiyi, insanı ve iş modelini birlikte dönüştürebilen şirketlerin daha güçlü bir rekabet avantajı yakalayacağını ifade etti.
Araştırma sonuçları, CEO’ların zorlu faaliyet koşullarına rağmen büyüme beklentilerini koruduğunu; buna karşılık maliyet, tedarik zinciri ve jeopolitik risklerin şirketlerin karar alma süreçlerinde baskı yaratmaya devam ettiğini ortaya koydu.
GÜNDEM KORİDORU
4 gün önceEKONOMİ
6 gün önceALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
6 gün önceEKONOMİ
6 gün önceSPOR
6 gün önceEKONOMİ
6 gün önceEMLAK
6 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.