Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan Şubat ayı ödemeler dengesi verilerini değerlendirerek cari denge ve dış ticaret görünümüne ilişkin önemli mesajlar verdi.
Şubat ayında cari işlemler açığının 7,5 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirten Bolat, yıllıklandırılmış cari açığın ise 35,4 milyar dolar seviyesinde olduğunu ifade etti.

Bolat, altın ve enerji hariç tutulduğunda yıllıklandırılmış cari işlemler hesabının 30,8 milyar dolar fazla verdiğine dikkat çekti. Hizmet ihracatındaki artışın bu tabloda belirleyici olduğunu vurgulayan Bolat, hizmet ihracatının yıllık bazda yüzde 3,9 artarak 122,3 milyar dolara ulaştığını kaydetti.
Seyahat gelirlerinin 60,1 milyar dolar, taşımacılık gelirlerinin ise 42,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini aktaran Bolat, toplam mal ve hizmet ihracatının da yüzde 3,9 artışla 395 milyar dolara yükseldiğini belirtti.

Küresel ekonomide artan risk ve belirsizliklere rağmen Türkiye’nin cari açığının tarihsel ortalamaların altında seyrettiğini ifade eden Bolat, cari açığın milli gelire oranının 2025 yılında yüzde 1,9 olarak gerçekleştiğini hatırlattı.
2026 yılına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bolat, küresel gelişmelere bağlı olarak cari denge üzerinde ilave baskıların oluşabileceğini ancak Türkiye’nin güçlü üretim ve ihracat yapısıyla bu süreci yönetebileceğini dile getirdi. Çeşitlendirilmiş ihracat yapısı, geniş ürün yelpazesi ve gelişen teknolojik kapasitenin olası riskleri sınırlayacağını ifade etti.

Küresel tedarik zincirlerinde yaşanabilecek yeni kırılmaların Türkiye için fırsat oluşturabileceğine işaret eden Bolat, ülkenin güvenilir tedarikçi konumunu güçlendirebileceğini ve yatırım ile lojistik açısından cazip bir merkez haline gelebileceğini belirtti.
Bakan Bolat, bu yıla ilişkin öngörülerini de paylaşarak, şunları kaydetti:
“2026’da küresel konjonktüre bağlı olarak cari denge üzerinde ilave baskılar oluşabilecek olmakla birlikte, Türkiye’nin çeşitlendirilmiş ihracat yapısı, genişleyen ürün yelpazesi ve gelişen teknolojik kapasitesi, bu aşamada olası bozulmanın kontrol altında tutulmasına ve risklerin yönetilebilir seviyelerde kalmasına katkı sağlayacaktır. Ayrıca Kovid-19 salgını döneminde olduğu gibi küresel tedarik zincirlerinde yeni kırılmaların ortaya çıkması halinde Türkiye’nin yeniden güvenilir tedarikçi olarak öne çıkması, yatırım ile lojistik açısından daha cazip bir merkez haline gelmesi mümkün görülmektedir. Bakanlık olarak jeopolitik çalkantıların dış ticaretimiz üzerinde oluşturduğu riskleri sınırlandırmaya ve ortaya çıkan fırsatları değerlendirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.”
GÜNDEM KORİDORU
26 gün önceGÜNDEM KORİDORU
13 Nisan 2026GÜNDEM KORİDORU
13 Nisan 2026GÜNDEM KORİDORU
13 Nisan 2026GÜNDEM KORİDORU
13 Nisan 2026KARİYER
13 Nisan 2026GÜNDEM KORİDORU
13 Nisan 2026