Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, 28 Şubat’ta başlayan İran-ABD-İsrail hattındaki gerilimin yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte ekonomik sonuçlar doğurduğunu belirterek enerji fiyatlarındaki artışın üretimden lojistiğe kadar geniş bir alanda maliyet baskısı oluşturduğunu söyledi.
HÜRMÜZ BOĞAZI MALİYET ZİNCİRİNİ TETİKLİYOR
ATO’nun 29. Dönem Mart ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda konuşan Baran, Hürmüz Boğazı’ndaki aksamanın küresel petrol ve LNG taşımacılığını doğrudan etkilediğine işaret ederek bu gelişmenin benzin ve motorin fiyatları üzerinden taşımacılık, tarım, sanayi ve tüketici fiyatlarına kadar uzanan zincirleme bir maliyet etkisi yarattığını kaydetti.
DENİZ TAŞIMACILIĞI VE SİGORTA MALİYETLERİ ARTIYOR
Baran, Hürmüz Boğazı’nda tankerlerin beklemesinin yalnızca enerji arzını değil, deniz taşımacılığı ve sigortacılık maliyetlerini de yukarı taşıdığını belirtti. Küresel ticarette oluşan belirsizlik ortamının piyasa psikolojisini bozduğunu ifade eden Baran, enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonla mücadele sürecine de olumsuz yansımaları olabileceğini söyledi.
EŞEL MOBİL MEKANİZMASI VURGUSU
Enerji maliyetlerindeki yükselişin iç piyasaya etkilerine değinen Baran, hükümetin eşel mobil mekanizmasını devreye almasının akaryakıt fiyatlarındaki artışın doğrudan piyasaya yansımasını sınırlayan stratejik bir adım olduğunu belirtti. Baran, ÖTV tamponu kullanılmaması halinde benzin ve motorin fiyatlarının litre başına çok daha yüksek seviyelere çıkabileceğini ifade etti.
TÜRKİYE TEDARİK ZİNCİRİNDE ÖNE ÇIKIYOR
Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında stratejik bir köprü konumunda bulunduğunu vurgulayan Baran, küresel şirketlerin üretim ve lojistik ağlarını çeşitlendirme arayışında Türkiye’nin daha fazla öne çıktığını söyledi. Baran, bu süreçte katma değerli üretime yönelmenin, ihracatı çeşitlendirmenin ve teknoloji odaklı büyümeyi desteklemenin küresel belirsizliklere karşı en güçlü sigorta olduğunu dile getirdi.
“MADE IN EU” STRATEJİSİ TÜRKİYE İÇİN FIRSAT
Baran, Avrupa Birliği’nin “Made in EU” stratejisine Türkiye’nin dahil edilmesini de önemli bir gelişme olarak değerlendirdi. Bu adımla Türk ürünlerinin Avrupa’daki büyük kamu ihalelerinde dışlanmasının önüne geçildiğini belirten Baran, özellikle otomotiv ve çelik sektörlerinde Türkiye’nin yatırım çekme potansiyelinin artabileceğini söyledi. Çin’den uzaklaşmak isteyen küresel üreticiler için Türkiye’nin daha güçlü bir alternatif haline geldiğini ifade etti.