Türkiye merkezli hızlı teslimat girişimi Getir’in kurucu ortakları Nazım Salur ve Serkan Borançılı, Abu Dabi merkezli egemen varlık fonu Mubadala Investment Company’ye karşı Londra Yüksek Mahkemesi’nde en az 700 milyon dolarlık tazminat talebiyle dava açtı.
Dava dosyasına göre kurucular, 2024 yılında şirketin yeniden yapılandırılması kapsamında kendilerine devredilmesi kararlaştırılan bazı varlıkların aktarılmadığını ve bu nedenle “önemli zarara uğradıklarını” öne sürüyor. Söz konusu varlıklar arasında, geçen yıl 510 milyon dolar değer biçilen teknoloji finans uygulaması Getir Finance de bulunuyor.

Nazım Salur
SATIŞ KARARININ ARDINDAN GELEN HUKUKİ HAMLE
Süreç, Mubadala’nın geçen hafta Getir’in Türkiye’deki yemek teslimat işini 335 milyon dolar karşılığında Uber’e satacağını açıklamasının ardından yeni bir boyut kazandı. Kurucuların iddiaları, sözleşme ihlali ve komplo suçlamalarını da içeriyor.
Mubadala konuya ilişkin yorum yapmazken, egemen varlık fonunun henüz mahkemeye resmi savunmasını sunmadığı bildirildi.
12 MİLYAR DOLARLIK ZİRVEDEN YENİDEN YAPILANMAYA
2015 yılında Türkiye’de kurulan Getir, Covid-19 pandemisi döneminde hızlı teslimat modelinin küresel ölçekte yükselişiyle dikkat çekmiş, 2022 yılında yaklaşık 12 milyar dolar değerlemeye ulaşmıştı. Ancak yükselen küresel faiz oranları ve teknoloji hisselerindeki değer kaybı, şirketin büyüme ivmesini ve yatırımcı iştahını önemli ölçüde zayıflattı.
Haziran 2024’te açıklanan yeniden yapılandırma planı kapsamında Mubadala liderliğinde 250 milyon dolarlık nakit enjeksiyonu yapılması ve Türkiye’deki market operasyonlarının çoğunluk kontrolünün fona geçmesi kararlaştırılmıştı. Plan doğrultusunda, kalan uluslararası varlıkların ayrı bir yapı altında toplanması ve bu yapıda kurucuların kontrol hissesi bulundurması öngörülüyordu.

Serkan Borançılı
“YALNIZCA EN KÂRSIZ VARLIKLAR DEVREDİLDİ” İDDİASI
Kurucular davada, yalnızca en düşük performans gösteren varlıkların — New York merkezli FreshDirect ile çevrim içi alışveriş platformu n11’in — kendilerine devredildiğini iddia ediyor. Buna karşılık Getir Finance gibi daha yüksek değerli varlıkların devrinin gerçekleşmediği ve Mubadala bünyesindeki çeşitli şirketlerin anlaşmayı ihlal edecek şekilde birlikte hareket ettiği öne sürülüyor.
Dava dilekçesinde, “Kontrollerine devredilmesi gereken varlıklar hiçbir zaman devredilmedi (en kârsız ve yükümlülüklerle dolu iki şirket dışında)” ifadelerine yer verildi. Ayrıca Aralık 2024’te Mubadala tarafından sunulan yeni teklifin, taraflar arasında daha önce varılan mutabakat şartlarından “önemli ölçüde saptığı” ve kurucular açısından dezavantajlı olduğu iddia ediliyor.
KÜRESEL GENİŞLEMEDEN DARALMAYA
Bir dönem İngiltere Premier League kulübü Tottenham Hotspur ile sponsorluk anlaşması bulunan Getir, logosunu kulübün antrenman formalarında konumlandırmış; ABD ve Avrupa’da — özellikle İngiltere, Almanya ve Hollanda’da — agresif bir genişleme stratejisi izlemişti. Ancak son iki yılda şirket, uluslararası operasyonlarını önemli ölçüde küçülttü.
Açılan dava, Türkiye çıkışlı teknoloji girişimlerinin küresel sermaye ile kurduğu ortaklıkların hukuki ve yönetsel boyutlarına dair önemli bir emsal niteliği taşıma potansiyeli barındırıyor.
