Küresel ölçekte artan belirsizlikler, iklim krizi, doğal afetler, ekonomik dalgalanmalar ve toplumsal riskler; sigortacılığı hiç olmadığı kadar stratejik bir noktaya taşıyor. Tam da bu dönemde Yeni Arayışlar Girişimi Platformu (YAPDER), sigortanın bireyler ve kurumlar için değişen rolünü ele almak üzere iş dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi.
ALKO Okulları (Altunizade Koleji) ev sahipliğinde düzenlenen “Yeni Yılda Sigortalı Bir Hayat” başlıklı özel buluşma; sigortanın yalnızca bir poliçe meselesi değil, ekonomik istikrarın ve sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Toplantının açılış konuşmasını yapan YAPDER Başkanı Celal Toprak, sigortanın hem bireysel yaşamda hem de Türkiye ekonomisindeki kritik rolüne dikkat çekti.

Konuşmasına toplantının gerçekleştiği mekâna teşekkür ederek başlayan Celal Toprak, bu tür buluşmaların bilgi paylaşımı açısından taşıdığı değeri vurguladı ve, “Bu mekanı bizlere açarak burada bu tür etkinlikler yapmamızı sağladılar. Bu ikinci etkinliğimiz. İkinci etkinliğimizde biraz sigortayı konuşalım istedik” dedi.
Sigortanın artık hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini belirten Toprak, sözlerine şöyle devam etti: “Sigortasız bir yaşamı artık düşünemiyoruz. Türkiye ekonomisi açısından da sigortanın son derece önemli olduğunu düşünenlerdeniz. Hem finansman açısından hem de sigortanın gerekliliği açısından bu konuyu masaya yatırıyoruz.”
Toprak, toplantının yalnızca bir sektör buluşması değil, aynı zamanda bir bilgi paylaşımı ve beyin fırtınası zemini olduğunun altını çizerek, Anadolu Yakası’ndaki ilk toplantıyı gerçekleştirmiş olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Toprak, “Bilgi ve sevgi paylaştıkça artan kavramlar. Biz bilginin paylaşılmasından yana bir grup oluşturmaya çalışıyoruz. Anadolu Yakası’nda da böyle bir yapılanma olsun, sektörel toplantılarla Türkiye’nin ve dünyanın gündemindeki konuları konuşalım istiyoruz” şeklinde konuştu.
Toplantıya ev sahipliği yapan ALKO Okulları Okul Müdürü Murat Çeliker ise sigortayı yalnızca ekonomik bir araç olarak değil, bir bilinç ve eğitim meselesi olarak ele aldı. Sigortanın hayatın ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çeken Çeliker, bu hayattaki en değerli varlıkların ise çocuklar olduğunu vurguladı.
Çeliker, Türkiye’de bir ilke imza attıkları uygulamayı şu sözlerle anlattı: “2001 yılında devlet okulunda görev yaparken, çok düşük bir teminatla bütün çocuklarımızı eğitim-öğretim saatleri içinde yaşayabilecekleri kazalara karşı sigortalatmıştık. Bu Türkiye’de bir ilkti. Ancak maalesef sonrasında sektörel anlamda çok yaygınlaşmadı.”
Sigortanın temelinde bir farkındalık ve bilinç olduğunu ifade eden Çeliker, bu bilincin erken yaşlarda kazandırılması gerektiğini belirtti. Okullarda yalnızca akademik bilginin değil, risk algısı ve risk yönetimi kültürünün de öğretilmesi gerektiğinin altını şu sözlerle çizdi: “Öğrencilere yaşanabilecek riskleri, bu riskleri tolere etme becerilerini ve bunlar için ekonomik bir bütçe ayırma gerekliliğini öğretirsek, ileriki yaşlarında sigortayla ilişkileri çok daha güvene dayalı olur.”
Türk toplumunda sigortaya karşı hâlâ bir mesafe olduğunu dile getiren Çeliker, bu algının temelinde sigortanın bir “gider kalemi” olarak görülmesinin yattığını söyledi: “Sigortayı çoğu zaman gider kapısı olarak görüyoruz. Ancak başımıza bir şey geldiğinde, o maliyetlerle yüzleştiğimizde ‘keşke’ diyoruz. O keşkeleri yaşamamak için çocuklarımızı bu yönde bilinçlendirmemiz gerekiyor.”

Toplantının en dikkat çekici konuşmalarından birini yapan TOBB Türkiye Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkanı Levent Korkut, bireysel emeklilik sistemi (BES), haksız rekabet, dijitalleşme ve sektördeki yapısal sorunlara dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
BES’te devlet katkısının yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürülmesini eleştiren Korkut, özellikle geriye dönük uygulamaların doğru olmadığını vurgulayarak, “Geriye dönük bir işlemi çok doğru bulmuyorum. Daha önce yüzde 30 katkıyla sisteme girenlerin bu haklarının korunması gerekirdi” diye konuştu.
Buna karşın BES’in yalnızca devlet katkısı üzerinden değil, uzun vadeli fon yapısı ve getiri potansiyeliyle anlatılması gerektiğini ifade eden Korkut, geçtiğimiz yıl sistemin yüzde 65–71 aralığında getiri sağladığını hatırlattı.
Levent Korkut’un konuşmasında en sert vurgu yaptığı başlıklardan biri haksız rekabet oldu. Yetkisiz kişi ve meslek gruplarına sigorta satış ekranlarının açılmasına karşı olduklarını belirten Korkut, bu durumun acentelerin gelir kaybına yol açtığını söyledi.
Korkut, “Bu işin erbabı olmayan kişilere ekran veriliyor. Bu hem haksız kazanç yaratıyor hem de meslektaşlarımızı mağdur ediyor” diye konuştu.
Bu sorunun önüne geçmek için biyometrik doğrulama, e-Devlet entegrasyonu ve SGK kaydı şartını içeren yeni bir sistem üzerinde çalıştıklarını açıklayan Korkut, SDDK ile sürecin son aşamaya geldiğini duyurdu.
Dijitalleşmenin kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Korkut, acentelerin bu dönüşümün merkezinde yer alması gerektiğini dile getirerek, “Dijitale karşı olmak doğaya karşı gelmek demektir. Dijital hayatımızın her aşamasında var” dedi.
TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi olarak acentelere yönelik ortak bir dijital satış altyapısı kurmak için çalıştıklarını açıklayan Korkut, bu sistemle acentelerin daha düşük maliyetle dijitalde rekabet edebileceğini ifade etti.
Acentelerin sektördeki yaygınlığına dikkat çeken Korkut, şu çarpıcı verileri paylaştı: “Türkiye’de 19.500 acenteyiz. Şubelerle birlikte 22 bin yapıyız. 81 ilin tamamında, her ilçede varız.”
Doğru kurgulanmış poliçelerin ve doğru risk yönetiminin önemine vurgu yapan Korkut, eksik teminatların sigortalıları mağdur ettiğini belirterek acentelerin bu noktada vazgeçilmez bir rol oynadığını söyledi.

Toplantıda söz alan Sigorka Genel Müdürü Serdar Kurt ise BES’teki devlet katkısı değişikliğinin yarattığı algıya dikkat çekti.
Yüzde 20 devlet katkısının dahi dünya ölçeğinde örneği olmadığını vurgulayan Kurt, BES’in temel olarak bir birikim sistemi olduğunun altını çizdi:
“Ülkemizde emekli olup geçinmekte zorlanılan bir ortamda BES, ikinci bir gelir kapısı olarak çok önemli bir yerde duruyor.”
Dijitalleşmenin sigortacılıkta hızla arttığını belirten Kurt, pandemi öncesi yüzde 1,3 seviyelerinde olan dijital penetrasyonun 2025 sonu itibarıyla yüzde 5,7’ye ulaştığını, gelişmiş ülkelerde ise bu oranın yüzde 19–20 seviyelerinde olduğunu ifade etti.

GÜNDEM KORİDORU
4 gün önceGÜNDEM KORİDORU
7 gün önceGÜNDEM KORİDORU
10 gün önceGÜNDEM KORİDORU
16 gün önceEKONOMİ
26 gün önceGÜNDEM KORİDORU
27 gün önceGÜNDEM KORİDORU
26 Ocak 2026