Türk iş dünyasının ticari diplomasi devi DEİK, 40. yılında tarihinin en hareketli seçimlerinden birine sahne oluyor. Yarın yapılacak 153 iş konseyi seçimi öncesi kulisler adeta kaynıyor. Özellikle Katar İş Konseyi’ndeki sürpriz rakip ve adaylık kriterlerine uymadığı iddia edilen isimler, “Ticari Diplomasi” koridorlarında tansiyonu yükseltti.
Türkiye’de İş Dünyası dergisi olarak DEİK seçimlerinin nabzını tuttuk. Lütfi Kırdar’daki büyük buluşma öncesinde, resmi açıklamaların ötesinde iş dünyasının kapalı kapıları ardında konuşulan en sıcak kulis bilgilerine ulaştık.
Körfez bölgesinin en kritik duraklarından biri olan DEİK Türkiye-Katar İş Konseyi’nde seçim yarışı nefes kesiyor. Mevcut Başkan Başar Aroğlu üç dönem kurulına takıldığı için Hüseyin Bozdağ, yeni dönem için adaylığını açıklarken, karşısına sürpriz bir rakip çıktı: Abdullah Altınkum.
İş dünyasında ağırlığı bilinen iki ismin Katar gibi stratejik bir pazar için yarışacak olması, seçimlerin en çok konuşulan başlıklarından biri haline geldi. Kulislerde, yeni üye kayıtları yaptırıldığı ve iki listenin de üyeler üzerinde yoğun bir çalışma yürüttüğü ve sonucun “burun farkıyla” belirlenebileceği konuşuluyor.
Seçim öncesi en büyük tartışma konusu ise DEİK yönergelerindeki sert kriterler. İddialara göre, bazı konsey başkan adayları “bir takvim yılı içerisinde 6 aydan fazla yurt dışında bulunmama” ve “siyasi partilerde aktif görev almama” kuralına takılıyor.
İş dünyasında yükselen itirazlara göre, bu kriterleri taşımayan bazı isimlerin “Hazirun” listelerinde yer alması ve adaylıklarının kabul edilmesi rahatsızlık yarattı. DEİK tüzüğünün 6’ncı maddesi ise oldukça net: “Kriteri taşımadığı sonradan tespit edilenlerin görevi kendiliğinden düşer.” Kulislerde, bazı konseylerde seçimlerin iptal edilebileceği veya seçilen başkanların mazbatalarının tehlikede olduğu fısıldanıyor.
Türkiye’de İş Dünyası dergisinin haber koordinatörü Engin Çağlar’ın ulaştığı özel bilgilere göre; Avrasya bölgesinde sular durgunken, Afrika ve Avrupa’da kıran kırana bir yarış var. Ülerelerde son kulis bilgileri şöyle:
FİL DİŞİ SAHİLİ: Fil Dişi Sahili’nde tablo oldukça karışık. Mevcut yönetimin dışında Vedat Ergünbaş ve Vittoria Zagaia isimleri konuşuluyor. Zagaia’nin adaylığı “yabancı isim” tartışmalarını başlatsa da, adaylık için Türk vatandaşlığı kriterinin esas olduğu hatırlatılıyor.
MAKEDONYA: Makedonya’da çift liste heyecanı var. Bilal Kara ile Naser Alim arasındaki yarışın galibi merakla bekleniyor.
ORTA AMERİKA VE KARAYİPLER: Bu bölgede Mahmut Er ve Erdoğan Ayboğan isimlerinin yarışacağı öğrenildi.
AFRİKA (MORİTANYA): Son dakikada Moritanya’da da çift listenin oluştuğu bilgisi kulislere bomba gibi düştü.
MALAVİ: Afrika kıtasının güneydoğu bölümünde yer alan ve denize kıyısı bulunmayan bir kara ülkesi olan Malavi ya da resmî adı ile Malavi Cumhuriyeti’nden Cihangir Fikri Saatçioğlu’nun tek listeyle gireceği öğrenildi.
FİNLANDİYA: Finlandiya’da da mevcut başkanın karşısında aday çıktığı ve çift listeyle seçime girileceği belirtildi.
ROMANYA: Romanya’da büyük bir kapışma bekleniyor. Yılmaz Soycan, mevcut başkan Ömer Süsli’nin karşısına rakip olarak çıktı. Romanya pazarındaki bu “iki iddialı isim” arasındaki rekabet, bölge temsilciliği için belirleyici olacak.
Seçimler öncesi görüşlerine başvurduğumuz her iki adaydan Yılmaz Soycan çok iddialı hazırlandıklarını ve artık seçim saatini beklediklerini belirtti. DEİK Türkiye-Romanya İş Konseyi Başkan Adayı Yılmaz Soycan, seçimler öncesi yaptığı açıklamada; ticari diplomasinin şeffaf kurallar ve tüzüğe uygunlukla güçleneceğini vurguladı. Adaylık kriterlerinin hassasiyetle uygulanması gerektiğini savunan Soycan, ‘Hedefimiz Türkiye iş dünyasını kaosa sürüklemeden, liyakat esasıyla temsil etmektir’ dedi. Soycan, DEİK’in prestijini ve seçim meşruiyetini korumanın, kişisel hedeflerin önünde olduğunu ifade etti.
Seçim yönergesindeki kriterlerin kurumun sağlıklı işleyişi için hayati önem taşıdığını hatırlatan Soycan, adaylık süreçlerinde Türkiye’de ikamet şartının önemine değindi. Soycan, iş dünyasına hizmet edecek bir başkanın Türkiye’deki dinamikleri yakından takip etmesi gerektiğini savundu:
“Bizim DEİK yönetiminden ve seçim kurulundan beklentimiz, yönergelerimizin tam olarak uygulanmasıdır. Bir iş konseyi başkanı, Türkiye iş dünyasına hizmet edebilmek için fiilen Türkiye’de yaşıyor olmalı ve tüzüğümüzün öngördüğü ikamet sürelerini karşılamalıdır. Kurallara uygun bir rekabet ortamı, DEİK’in ‘Ticari Diplomasi’ imajını güçlendirecek en temel unsurdur.”
Seçim sonrasında oluşabilecek hukuki belirsizliklerin kuruma zarar verebileceğine dikkat çeken Soycan, itirazlarının temelinde kurumsal istikrarın yattığını belirtti:
“Bizim derdimiz sadece seçimi kazanmak değil, iş dünyasının kendi içerisindeki liyakat ve kural esasına dayalı yapısını korumaktır. Tüzüğe aykırı durumlar tespit edildiğinde, seçilen kişilerin görevlerinin sonradan düşmesi kurumu kaosa sürükleyebilir. Biz bu risklerin önüne geçmek adına hukuki haklarımızı ve itirazlarımızı ilgili kurullara ilettik.”
Dünya genelinde 7 ülkede şirketi bulunan ve yaklaşık 300 milyon Euro’luk bir hacmi yöneten bir grubun lideri olarak, tüm vergisel ve ikamet bağlarının Türkiye’de olduğunu vurgulayan Soycan; liyakatli bir yönetim anlayışıyla Romanya pazarında Türk girişimcilerin önünü açmaya hazır olduklarını ifade etti.
Soycan, seçimlerin DEİK’in 40 yıllık köklü geçmişine yakışır bir şekilde, şeffaf ve kurallara tam uyumlu olarak tamamlanmasını temenni ederek sözlerini noktaladı.
DEİK Türkiye-Romanya İş Konseyi’nin mevcut başkan yardımcısı ve yeni dönem başkan adaylarından Ömer Süsli ise, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Süsli, Romanya’nın Türk müteahhitlik sektörü için taşıdığı kritik öneme dikkat çekerken, seçim sürecindeki adaylık gelişmeleriyle ilgili değerlendirmelerini paylaştı.
Seçim sürecine başlangıçta “tek liste” idealiyle girilmek istendiğini belirten Ömer Süsli, iş dünyasındaki kırgınlıkları önlemek adına geçmişte önemli isimlerin fedakarlık yaptığını hatırlattı. Romanya’nın DEİK bünyesinde her zaman saygın ve örnek bir konsey olduğunu vurgulayan Süsli, kurum içindeki birlik ve beraberlik ruhunun korunması gerektiğinin altını çizdi.
İş konseyindeki son dakika adaylık gelişmesini değerlendiren Süsli, demokratik bir yarışın her zaman mümkün olduğunu ancak etik değerlerin ve kurumsal teamüllerin önemine değindi. Başvuru süresinin son anlarında gerçekleşen adaylık girişimi ve beraberindeki üyelik hareketliliğine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Bizim önceliğimiz her zaman kurumun itibarını ve ciddiyetini korumaktır. Romanya gibi stratejik bir ülkede, temsil kabiliyeti ve oradaki iş hacmi belirleyici olmalıdır. Son dakika yapılan üye girişleri süreci renklendirse de, biz 250’ye yakın üyemizle doğru ve güçlü olan vizyonun yanında durmaya devam ediyoruz.”
Ömer Süsli, Romanya’nın sadece bir komşu değil, Türk iş dünyası için dev bir fırsat kapısı olduğunu hatırlattı. Özellikle 2025 yılında Türk firmalarının Romanya’da yaklaşık 5,5 milyar Euro değerinde altyapı ihalesi kazandığına dikkat çeken Süsli, bu başarı zincirinin devam etmesi için konseyin güçlü bağlantılara sahip olması gerektiğini savundu:
“Romanya şu an altyapı yatırımlarında altın çağını yaşıyor. Bu ölçekteki bir pazarda tecrübe, yerleşik düzen ve güçlü diyalog kapasitesi her şeyin önündedir. Biz bu potansiyeli maksimize etmek için çalışıyoruz.”
Seçim sürecindeki yöntemlerin bakanlık ve kurum nezdinde de yakından takip edildiğini belirten Süsli, DEİK’in “Ticari Diplomasi” vizyonuna zarar verecek yaklaşımlardan kaçınılması gerektiğini sözlerine ekledi. Süsli, her zaman doğrunun ve liyakatin kazanacağına olan inancının tam olduğunu vurgulayarak üyeleri sandığa davet etti.
GÜNDEM KORİDORU
7 gün önceEKONOMİ
16 gün önceGÜNDEM KORİDORU
17 gün önceGÜNDEM KORİDORU
21 gün önceGÜNDEM KORİDORU
16 Ocak 2026