İş dünyasının “Patronlar Kulübü” olarak adlandırdığı dernekte, Ozan Diren’in seçilmesiyle birlikte yeni bir dönem kapılarını açtı. Mevcut başkan Orhan Turan’dan bayrağı devralan Diren, yaptığı teşekkür konuşmasında dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve ekonomik rasyonalite vurgusu yaptı. Diren, dünyanın tarihsel bir kırılma döneminden geçildiğini vurgulayarak, “Bugün dünya, dönemsel dalgalanmaların ötesinde tarihsel bir sürece girmiş durumda. Küresel ekonomi; öngörülemezlikler, kuralsızlıklar, çatışmalar ve hızlı değişimlerle yeniden şekilleniyor. Bu ortamda ülkemizin rekabet gücünü daha yüksek katma değerli üretim ve ihracatla artırmamız, cazip bir yatırım ortamını sosyal ve yapısal reformlarla desteklememiz gerekiyor” dedi.

Türkiye’de İş Dünyası dergisi TÜSİAD seçimlerini anbean takip etti. TÜSİAD’ın yeni başkanı Ozan Diren, haber koordinatörümüz Engin Çağlar ile birlikte…
TÜSİAD’ın yeni başkanı Ozan Diren, genel kurulda yaptığı ilk hitabında Türkiye ekonomisi için hayati bir çağrıda bulundu. Küresel güç dengelerinin değiştiği ve belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye’nin çıkış yolunu “Verimlilik Seferberliği” olarak ilan eden Diren, büyümeyi kalkınmaya dönüştürecek 5 somut hedefi paylaştı.
TÜSİAD’ın dördüncü kuşak lideri olarak dümene geçen Ozan Diren, 2026 yılını bir geçiş yılı değil, bir “şahlanış yılı” olarak kurguladıklarını vurguladı. Diren, sadece rakamsal bir büyümenin yeterli olmadığını, yapısal bir dönüşümü ifade eden “kalkınma” için verimliliğin ana anahtar olduğunu belirtti.
Konuşmasına küresel jeopolitik risklere değinerek başlayan Diren, ekonomik gücün Batı’dan Doğu’ya kaydığı bir dönemde Türkiye’nin “doğru pozisyon” alması gerektiğini savundu:
“Belirsizlik ortamında doğru pozisyon alan ülkeler büyük fırsatlar yakalar. Türkiye; eşsiz pazar erişimi, üretim çeşitliliği ve savunma sanayiindeki atılımlarıyla bu süreci verimliliğe dayalı bir kalkınma modeline çevirebilir. Verimlilik artmazsa büyüme kırılgan kalır, enflasyonla mücadele zorlaşır.”
Ozan Diren, 2026 yılı boyunca TÜSİAD’ın takip edeceği ve kamuoyuna sunduğu 5 ölçülebilir hedefi şu başlıklarla özetledi:
1. İnsan Kaynağını Tam Kapasite Kullanmak (Kadın İstihdamı): Kadın istihdam oranının düşüklüğünü “üretim kapasitesinin sistem dışında kalması” olarak niteleyen Diren, kadın istihdamının bir sosyal sorumluluk değil, rekabetin ana başlığı olduğunu vurguladı. Çözüm olarak çocuk ve yaşlı bakımı altyapısının güçlendirilmesini önerdi.
2. Beceri ile İş Eşleşmesini Sağlamak: “Nitelikli eleman arayan şirket” ile “iş bulamayan diplomalı genç” arasındaki makası kapatacak modüler eğitim ve iş başı eğitim programlarının yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti.
3. Verimli Firmaları Büyütmek: Finansman kaynaklarının verimliliği düşük firmalarda kilitlenmemesi gerektiğini ifade eden Diren, teşvik sisteminin yatırım büyüklüğüne değil, verimlilik artışına göre kurgulanması çağrısında bulundu.
4. Kayıt Dışılığı Yok Eden Bir Ortam: Kayıt dışılığı sadece vergi kaybı değil, “verimlilik ve kalite kaybı” olarak tanımlayan Diren, kuralların sadeleştiği ve kayıtlı kalmanın rasyonel olduğu bir sistemin inşa edilmesi gerektiğini söyledi.
5. Teknoloji ve İyi Yönetim Yayılımı: Teknolojinin tek başına yeterli olmadığını, doğru teknolojiyi etkin kullanacak “kaliteli yönetim” anlayışının şirketler içinde yaygınlaştırılmasının verimlilik için şart olduğunu ekledi.
Avrupa Birliği ile ilişkilerin artık “ekonomik güvenlik” çerçevesinde yeniden tanımlandığına dikkat çeken Ozan Diren, Gümrük Birliği’nin yeşil ve dijital dönüşümle uyumlu hale getirilmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu belirtti. BusinessEurope Başkanı Fredrik Persson’un katılımına atıfta bulunarak, Türkiye’nin AB sanayisiyle entegrasyonunun her iki tarafın küresel rekabet gücü için kritik olduğunu ifade etti.
Diren, konuşmasının sonunda bayrağı devraldığı Orhan Turan’a teşekkür ederek, “Orhan Başkan’ın TÜSİAD’a katkılarını anlatmaya zaman yetmez. Kendisine ve yönetim kurulu üyelerimize en samimi duygularımla teşekkür ediyorum” dedi.
Yeni yönetim listesi, TÜSİAD’ın kuruluş kodlarını korurken, operasyonel yapıda büyük bir değişimi de beraberinde getirdi. Kurucu ailelerin temsil ağırlığının yerini üst düzey profesyonellere bıraktığı listede, Emre Eczacıbaşı dışında asil üyelerin tamamının profesyonel yöneticilerden oluşması “kurumsal dönüşüm” mesajı olarak yorumlandı.
Ömer Aras’ın Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanlığı görevine devam etmesiyle “tecrübe ve istikrar” kanadı korunurken, Ozan Diren başkanlığındaki yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu:
Meltem Akol, Elif Çoban, Fatih Kemal Ebiçlioğlu, Azmi Gümüşoğlu, Aslıhan Güreşçier, Perihan İnci, Şerafettin Karakış, Ömer Mert, İbrahim İzzet Özilhan, Ahu Serter ve Feyyaz Ünal.

TÜSİAD’da Orhan Turan görevi Ozan Diren’e devretti…
Büyümenin tek başına yeterli olmadığını ifade eden Diren, kalkınma vurgusu yaparak “Daha sağlam ve rekabetçi bir ekonomik denklemde, büyümenin ötesine geçip kalkınmayı öncelemeliyiz. Kalkınma; büyümenin kapsayıcı olması, gelirin adaletli paylaşılması ve toplumun tüm kesimlerinin daha yüksek standartlara erişebilmesi anlamına geliyor. Yönetim kurulumuzun ana odağını da bu çok katmanlı ve bütüncül kalkınma perspektifi oluşturacak” diye konuştu.



TÜSİAD’ın dönüşüm başlıklarına yaklaşımına da değinen Diren, “Gerçekçi ve rekabetçi dönüşüm, yeşil dönüşüm ve dijital dönüşümü yalnızca birer trend olarak değil, küresel rekabetin verimlilik ve maliyet odaklı kaçınılmaz gerçekleri olarak ele almalıyız. Ancak bu sürecin sosyal etkilerini ve iş gücümüzün mesleki yetkinlik ihtiyaçlarını da merkeze koymaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Yatırım ortamının önemine dikkat çeken Diren, “Kalkınmanın finansmanı için hukukun üstünlüğü ve öngörülebilirlikle güçlendirilmiş, güven veren bir yatırım ikliminin tesis edilmesi önceliğimiz olmaya devam edecek” dedi.

Görevi devreden Orhan Turan, salonun büyük alkışını alan veda konuşmasında, görev süresi boyunca dijital ve yeşil dönüşüm odaklı vizyonu önceliklendirdiklerini belirtti.
TÜSİAD’ın 2022-2026 döneminde başkanlık koltuğunda oturan Orhan Turan, görev süresinin son gününde yaptığı veda konuşmasıyla duygusal ve stratejik bir muhasebe yaptı. Kendisini “Cumhuriyet çocuğu” olarak tanımlayan Turan, “Bugün bir görevi bırakıyorum ancak ülkeye karşı sorumluluğumu bırakmıyorum” dedi.
İstanbul’da gerçekleştirilen TÜSİAD Genel Kurulu’nda kürsüye çıkan Orhan Turan, iki dönem süren başkanlık yolculuğunu, elde edilen kazanımları ve Türkiye’nin geleceğine dair vizyonunu paylaştı. Konuşmasında sivil toplumun önemine ve Cumhuriyet’in sunduğu fırsat eşitliğine vurgu yapan Turan, İGA’dan Anadolu’nun en ücra köşelerine, ABD’den Çin’e kadar uzanan geniş bir diplomasi trafiğinin özetini sundu.
Konuşmasına kişisel hikayesiyle başlayan Turan, başarısının sırrını Cumhuriyet değerlerine bağladı: “Ben mütevazı bir ailenin imkanlarıyla büyümüş bir Cumhuriyet çocuğuyum. Devlet okullarında okudum, eğitimle ayağa kalktım. Cumhuriyet’in sunduğu her fırsat bir sorumluluk doğurur. Girişimciliğe başladığım günden beri sivil toplumun içinde olmamın sebebi bu borcu ödeme isteğidir.”
Turan döneminin en belirgin özelliği, TÜSİAD’ın temas alanını genişletmek oldu. Görev süresi boyunca saha çalışmalarına ağırlık verdiğini belirten Turan, şu noktaların altını çizdi:
Saha Seferberliği: Bingöl, Tokat, Bolu ve Adıyaman gibi şehirlerde yönetim kurulu toplantıları yaparak Anadolu sermayesiyle doğrudan bağ kuruldu.
Küresel Üçgen: Türkiye’nin çıkarları için ABD, Çin ve Avrupa Birliği ekseninde mekik diplomasisi yürütüldü.
AB Entegrasyonu: BusinessEurope platformunda Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve Yeşil Mutabakat konularında Türk iş dünyasının sesi gür bir şekilde duyuruldu.

Güler Sabancı, haber koordinatörümüz Engin Çağlar’a TÜSİAD’ın üye aidatlarına yüzde 25 zam yaptığını söyledi…
Orhan Turan, başkanlığı süresince TÜSİAD’ı bir “fikir fabrikası” olarak konumlandırdıklarını ifade etti. Döneme damga vuran projeleri şöyle özetledi:
Maliyet Bazlı Rekabet Endeksi: İmalat sanayisinin röntgeni çekilerek politika yapıcılara veri temelli rehberlik sunuldu.
Üretken Yapay Zeka: Dijital dönüşüm bir trend değil, rekabetin yeni dili olarak ele alındı.
Kadın Temsili: “Tek kanatla ne şirketler uçar ne de ülkeler” diyerek yönetim kurullarında kadın kotası için çağrı yapıldı.
Enerji Verimliliği: Yeşil dönüşüm, çevreci bir yaklaşımın ötesinde bir “rekabetçilik meselesi” olarak işlendi.

Rahmi Koç’a plaketini Orhan Turan verdi…
Konuşmasının sonunda duygusal anlar yaşayan Turan, TÜSİAD’ın gücünün kişilerden değil, taşıdığı fikirlerden geldiğini vurguladı. Nazım Hikmet’in “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine” dizeleriyle konuşmasını sonlandıran Turan, bayrağı yeni yönetime şu sözlerle teslim etti:
“İçimde güçlü bir huzur var. TÜSİAD düşündü, çalıştı ve bir iz bıraktı. Bugün bir görevi bırakıyorum ama bu inancı bırakmıyorum. Bu memleket bizim ve sorumluluk alanların omuzlarında yükselecek.”
Turan, halefi Ozan Diren’e başarılar dilerken, TÜSİAD’ın rasyonel ekonomi politikalarından taviz vermeyen duruşunun süreceğinin altını çizdi.

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Ömer Aras, 2026 yılı Genel Kurulu’nda yaptığı stratejik konuşmada, küresel belirsizlikler karşısında Türkiye’nin yeni rotasını çizdi. Aras, “Büyümenin kalbi verimlilik olmak zorundadır. 2026’nın ana gündemi ‘Verimlilik Seferberliği’ olmalıdır” dedi.
Dünya ekonomisinin gelişmiş Batı’dan Doğu’ya kaydığı, ABD’nin öngörülemez dış politikaları ve Çin’in yükselen ekonomik gücüyle şekillenen “büyük belirsizlik” döneminde TÜSİAD’dan kritik bir çağrı geldi. YİK Başkanı Ömer Aras, Türkiye’nin bu karmaşadan bir fırsat çıkarabileceğini ancak bunun yolunun sadece niceliksel büyümeden değil, niteliksel bir “Kalkınma ve Verimlilik Seferberliği”nden geçtiğini vurguladı.
Ömer Aras, ekonomik büyüme ile kalkınma arasındaki ince çizgiye dikkat çekerek, verimlilik artışı sağlanmadan yapılan büyümenin kırılgan kalacağını belirtti. Aras, verimliliğin refah üzerindeki etkisini şu sözlerle özetledi: “Verimlilik artmazsa enflasyonla mücadele uzar, ücretler reel olarak yükselmez ve refah artışı gerçekleşmez. Bugün yaptığımız üretimden daha iyisini, daha az kaynakla ve yüksek teknolojiyle yapmak zorundayız. Ucuz üretim devri bitti; artık güvenilir, ölçülebilir ve standartlara uyumlu üretim devri başladı.”
Aras, Türkiye’nin küresel rekabette elini güçlendirecek “eşsiz” avantajlarını 7 başlıkta sıraladı:
Coğrafi Güç: 4 saatlik uçuş mesafesinde 3 milyar nüfusa erişim.
Üretim Çeşitliliği: Küresel tedarik zincirine entegre olmuş güçlü sanayi.
Savunma Sanayii: Sektörler arası sinerji yaratan yenilikçilik potansiyeli.
Tarım ve Hayvancılık: Akılcı yatırımlarla 10 yıllık büyük hamle potansiyeli.
Sağlık Turizmi: Yaşlanan Avrupa’ya yönelik yaşlı bakımı ve hizmet ihracatı.
Bölgesel Turizm: Güneş ve kültür turizminde dünyada rakipsiz zenginlik.
Genç İnsan Kaynağı: Tersine beyin göçünü tetikleyecek potansiyel güç.
Ömer Aras, verimliliği bir “kalkınma stratejisi”ne dönüştürmek için 2026 yılında hayata geçirilmesi gereken 5 somut ölçülebilir hedefi paylaştı:
1. Kadın İstihdamı Üretimin Ana Başlığıdır: Kadın istihdamı oranının %31,9’da kalmasını eleştiren Aras, “Kadın istihdamı yan başlık değil, rekabetin ana başlığıdır. Çocuk ve yaşlı bakımı altyapısı güçlendirilerek kadınlar sisteme dahil edilmelidir” dedi.
2. Beceri ve İş Eşleşmesi: “Nitelikli çalışan bulamıyoruz” diyen iş dünyası ile işsiz gençler arasındaki uçurumun modüler ve teknik eğitim programlarıyla kapatılması gerektiğini vurguladı.
3. Verimli Firmayı Büyütmek: Kaynakların verimliliği düşük firmalarda “kilitlenmemesi” gerektiğini belirten Aras, teşvik sisteminin sadece yatırım büyüklüğüne değil, verimlilik artışına göre verilmesini önerdi.
4. Kayıt Dışılığın Tasfiyesi: Kayıt dışılığın sadece vergi kaybı değil, aynı zamanda bir “kalite ve verimlilik kaybı” olduğunu ifade ederek, kayıtlı kalmayı rasyonel kılan sade bir sistem çağrısı yaptı.
5. Teknoloji ve İyi Yönetim Yayılımı: Teknolojinin ancak yetkin yöneticilerle buluştuğu noktada verimlilik yaratacağını belirterek, kurumsal yönetim standartlarının yükseltilmesini istedi.
Avrupa İş Dünyası Konfederasyonu (BusinessEurope) Başkanı Fredrik Persson’un katılımına da değinen Aras, AB ile ilişkilerin artık “ekonomik güvenlik” çerçevesinde yeniden tanımlandığını söyledi. Gümrük Birliği’nin yeşil ve dijital dönüşümle uyumlu hale getirilmesinin bir tercih değil, stratejik bir gereklilik olduğunu hatırlattı.

Türkiye Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Olağan Genel Kurulu’nda gerçekleşen seçimle birlikte, iş dünyasının yakından tanıdığı bir isim olan Ozan Diren, derneğin yeni başkanı oldu. Tek aday olarak girdiği seçimde 165 oy alarak 2026-2027 dönemi için göreve seçilen Diren, sanayici kimliği ve köklü aile geçmişiyle dikkat çekiyor. Peki, Ozan Diren kimdir, nereli, kaç yaşında?
Ozan Diren, 1975 yılında Tokat’ta dünyaya geldi. Aile kökleri, Türkiye’nin önde gelen yerli içecek markalarından DİMES’in kurucusu olan dedesi Mustafa Vasfi Diren’e dayanmaktadır. Babası ise Orhan Ziya Diren’dir.
Eğitim hayatını başarıyla sürdüren Diren, 1997 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Lisans eğitiminin hemen ardından akademik kariyerine devam eden Diren, 1999 yılında ABD’de bulunan University of Hartford’tan Pazarlama alanında yüksek lisans derecesini aldı. Ayrıca, İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadı Enstitüsü’nde Finans İhtisas Programı’nı tamamlayarak iş dünyasındaki yetkinliğini pekiştirdi.
Ozan Diren, aile şirketi olan DİMES’te kariyerine genç yaşlarda başladı. Şirketin tüm departmanlarında farklı kademelerde aktif olarak görev alarak operasyonel süreçleri derinlemesine öğrendi. Halen DİMES’in CEO’su ve Diren Holding’in Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktadır. Stratejik vizyonu ve DİMES’i sektörün lider markalarından biri haline getiren liderliği ile tanınmaktadır.
İş dünyasındaki aktif rolünün yanı sıra, sivil toplum kuruluşlarında da önemli görevler üstlenmiştir. TÜSİAD’daki başkanlık görevinden önce, derneğin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyordu. Ayrıca, Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Üyeliği gibi pozisyonlarda da bulunarak Türkiye ekonomisinin gelişimine katkı sağlamıştır.
Ozan Diren’in TÜSİAD başkanlığına seçilmesi, derneğin 2026-2027 dönemindeki önceliklerini ve stratejik yönünü belirleyecek önemli bir gelişme olarak değerlendirildi. Sanayici kimliğiyle öne çıkan Diren’in, özellikle üretim, ihracat ve teknoloji odaklı politikaları desteklemesi bekleniyor.

TÜSİAD’ın yeni başkanı Ozan Diren’i bu önemli gününde ailesi de yalnız bırakmadı.
GÜNDEM KORİDORU
3 gün önceGÜNDEM KORİDORU
6 gün önceGÜNDEM KORİDORU
13 gün önceEKONOMİ
22 gün önceGÜNDEM KORİDORU
23 gün önceGÜNDEM KORİDORU
27 gün önceGÜNDEM KORİDORU
22 Ocak 2026