Türkiye’nin savunma sanayisindeki büyümesini sürdürülebilir enerji yatırımlarıyla destekleyen ASELSAN, üretim tesislerinin elektrik ihtiyacını karşılamak amacıyla iki yeni güneş enerjisi santralini hizmete aldı. Artan üretim kapasitesiyle birlikte enerji tüketimini daha verimli yönetmeyi hedefleyen şirket, yeni yatırımları sayesinde elektrik maliyetlerini azaltırken karbon ayak izini de düşürmeyi amaçlıyor.
ASELSAN’ın devreye aldığı santrallerin yılda yaklaşık 121 bin ton karbondioksit salımını önlemesi bekleniyor. Bu miktar, yaklaşık 4 milyon ağacın bir yılda atmosferden uzaklaştırdığı karbondioksit miktarına karşılık geliyor.
Savunma sanayisinde üretim kapasitesini genişleten ASELSAN, enerji ihtiyacını da kendi yenilenebilir enerji yatırımlarıyla karşılamaya odaklanıyor.
Yeni güneş enerjisi santrallerinin, şirketin mevcut faaliyetlerinin yanı sıra devam eden yatırımlarıyla oluşacak elektrik ihtiyacı dikkate alınarak planlandığı belirtildi.
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, santrallerin devreye alınmasının şirketin sürdürülebilirlik stratejisinde önemli bir aşama olduğunu ifade etti.
Akyol, “Şirketimizin tüm enerji ihtiyaçlarını, tamamını kendisi karşılayacak güneş enerjisi santrallerimizi de bugün itibarıyla devreye aldık. ASELSAN’ın bugünkü ve devam eden yatırımlarını da gözeterek inşa ettiğimiz bu sistemlerle bir taraftan sürdürülebilir ekonomiye destek olacağız bir taraftan bütün enerjimizi kendimiz üreteceğiz.” dedi.
Enerji maliyetlerinin azaltılmasının şirketin rekabet gücüne de katkı sağlayacağını belirten Akyol, yatırımların üretim kapasitesindeki büyümeyi destekleyeceğini vurguladı.
ASELSAN’ın son yıllarda savunma sanayisindeki büyümesini hızlandırdığını belirten Ahmet Akyol, şirketin yeni üretim ve teknoloji yatırımlarına devam ettiğini açıkladı.
Son üç yılda Avrupa’nın en hızlı büyüyen savunma sanayisi şirketlerinden biri olduklarını ifade eden Akyol, yıllık ortalama büyüme oranının yüzde 25’in üzerinde gerçekleştiğini söyledi.
Akyol, “Her yıl ortalama yüzde 25’in üzerinde büyümeye devam ediyoruz. Aynı anda yoğun bir yatırım seferberliği içerisindeyiz. Hava savunma sistemlerinden radarlara, kritik füze sistemlerinden mühimmatlara kadar birçok alanda yeni yetenekleri ASELSAN’a kazandırmanın gayreti içerisindeyiz. Devam eden 3 milyar dolarlık yatırımımız var.” ifadelerini kullandı.
Savunma sanayisinde büyüyen üretim altyapısının enerji ihtiyacını da artırdığına dikkat çeken Akyol, yenilenebilir enerji yatırımlarının uzun vadeli maliyet yönetimi açısından önem taşıdığını belirtti.
ASELSAN’ın yeni güneş enerjisi santrallerinde dikkat çeken gelişmelerden biri de şirketin kendi mühendislik kabiliyetleriyle geliştirdiği teknolojilerin kullanılması oldu.
Güneş panellerinde üretilen elektriğin şebekeye uygun hale getirilmesini sağlayan, donanımı ve yazılımı ASELSAN tarafından geliştirilen yerli ve millî PULSAR inverterler, şirketin GES projelerinde ilk kez kullanıldı.
Böylece savunma sanayisinde kazanılan mühendislik ve teknoloji geliştirme kabiliyetleri, yenilenebilir enerji sektörüne de taşındı.
Yerli inverter teknolojilerinin kullanılması, enerji sistemlerinde dışa bağımlılığın azaltılması ve yerli teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi bakımından önem taşıyor.
Yeni güneş enerjisi santrallerinin çevresel etkileri de ASELSAN’ın sürdürülebilirlik hedefleri açısından öne çıkıyor.
Santrallerden elde edilecek yenilenebilir enerji sayesinde yılda yaklaşık 121 bin ton karbondioksit salımının önlenmesi öngörülüyor.
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, “Üretim kapasitemizi ve teknoloji altyapımızı geliştirirken enerji verimliliğini de önceliklerimiz arasında tutuyoruz. Devreye aldığımız GES’lerimizle enerji ihtiyacımızın tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılayacak, aynı zamanda enerji maliyetlerimizi ve karbon ayak izimizi azaltacağız.” dedi.
Söz konusu yatırımlar, sanayi kuruluşlarının üretimde enerji maliyetlerini kontrol altında tutması ve çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşması açısından da örnek oluşturuyor.
![]()
ASELSAN, güneş enerjisi yatırımlarının yanı sıra kaynak verimliliği ve sürdürülebilir üretim uygulamalarına da ağırlık veriyor.
Şirketin sürdürülebilirlik endeksindeki konumunu korumayı hedeflediklerini belirten Akyol, enerji üretimi kadar kaynakların etkin kullanımına da önem verdiklerini söyledi.
Türkiye’de Mavi Su Verimliliği Belgesi’ni alan ilk kuruluş olduklarını ifade eden Akyol, üretim süreçlerinde maliyet, verimlilik ve çevresel etkileri birlikte değerlendirdiklerini belirtti.
Akyol, “Kaynakların verimli kullanımını, maliyet, verimlilik ve çevresel etki boyutlarını birlikte gözeten bütüncül bir yaklaşımla yönetiyoruz. Türkiye’de Mavi Su Verimliliği Belgesi’ni alan ilk kuruluş olmamız da bu yaklaşımımızın önemli sonuçlarından biri. Üretimde büyürken yerli teknolojiyi, verimliliği ve sürdürülebilirliği birlikte güçlendirmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
ASELSAN’ın yeni güneş enerjisi yatırımları, Türkiye’nin savunma sanayisindeki üretim kapasitesini artırırken temiz enerji kullanımını yaygınlaştırma hedefinin de önemli bir parçasını oluşturuyor.
GÜNDEM KORİDORU
1 gün önceGÜNDEM KORİDORU
2 gün önceGÜNDEM KORİDORU
08 Kasım 2026GÜNDEM KORİDORU
08 Kasım 2026EKONOMİ
08 Kasım 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
08 Kasım 2026EKONOMİ
08 Kasım 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.