Küresel pazar yerlerinin sınırları bütünüyle ortadan kaldırdığı, geleneksel modellerin yerini sınır ötesi dijital hatlara bıraktığı ve üretken yapay zekânın tüketici tercihlerini baştan tanımladığı bir eşikten geçiyoruz. Türkiye güçlü üretim kasları, tedarik esnekliği ve çevik girişimcileriyle bu yeni düzenin en iddialı oyuncularından biri. Ancak potansiyeli sahaya taşımak; lojistik, bilgi ve regülasyon engellerini aşmaktan geçiyor. Amazon Türkiye Ülke Müdürü Burak Erdem, KOBİ’lerin önündeki somut eşikleri, teknoloji yatırımlarını ve perakendenin dönüşen felsefesini paylaştı. Türkiye’nin ihracat vizyonunun omurgasını oluşturan KOBİ’lerin küresel pazarlardaki potansiyeline ve karşılaştıkları yapısal sorunlara değinen Burak Erdem, saha araştırmalarının ortaya koyduğu verileri ve geliştirdikleri yeni sınır ötesi çözümleri şu sözlerle anlattı: “Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, girişimci KOBİ ekosistemi ve geniş ürün çeşitliliği e-ihracat açısından önemli bir potansiyel barındırıyor. Ancak 2023’te PwC Türkiye ile gerçekleştirdiğimiz araştırmaya katılan 2 binden fazla KOBİ’nin yüzde 76,8’i, e-ihracatın ne olduğu ve nasıl yapılacağı konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını belirtiyor. Aşina olanlarda ise hedef pazar bilgisi, uluslararası müşteriye hizmet kapasitesi ve lojistiğe erişim öne çıkıyor. Bundan yola çıkarak işletmelerimizin hedefledikleri pazarlara erişimini kolaylaştırmaya odaklanıyoruz. Amazon SEND bu yaklaşımın en somut örneği. Bu yeni program sayesinde Türkiye’deki satış ortaklarımız ürünlerini Amazon lojistik merkezlerine gönderirken rekabetçi taşıma fiyatlarına erişiyor; rezervasyon, ödeme, takip, dokümantasyon ve gümrük süreçlerini entegre bir yapı üzerinden yönetebiliyor.” Üretken yapay zekânın e-ticaretteki rolünü salt bir öneri algoritması olarak görmediklerini, karar alma süreçlerini kökten dönüştüren bir kaldıraç olduğunu vurgulayan Erdem, teknolojinin yarattığı sıçramaya işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Yapay zekâyı yalnızca ürün öneren bir teknoloji olarak görmüyoruz; müşteriyi anlamaktan operasyonları desteklemeye kadar geniş bir alanda değer oluşturuyor. Alışveriş asistanımız Alexa, dünyada son 12 ayda 350 milyondan fazla kullanıcı tarafından kullanıldı. 2026’nın ikinci çeyreğinde kullanıcı sayısı iki katına çıkarken etkileşimler beş kat arttı. Alışverişin aramadan sohbet ve aksiyona evrildiği yeni bir döneme giriyoruz. Yapay zekâ içerik hazırlama, listeleme, dil bariyerini azaltma ve veri analizi gibi uzmanlık gerektiren alanlarda kapasiteyi artırıyor. Ancak teknoloji bizim için asla amaç değil. Yapay zekâyı insanların yerini alan değil, tekrar eden ve zaman alan işleri kolaylaştırarak ekiplerimizin katma değerli işlere odaklanmasına alan açan bir araç olarak görüyoruz.”

Amazon Türkiye Ülke Müdürü Burak Erdem
Lojistikteki fiziksel altyapının ve otomasyon kabiliyetinin altını çizen Erdem, İstanbul’daki devasa merkezin operasyonel standartları nasıl dönüştürdüğünü, ulaştıkları rekor teslimat rakamlarını ve hızlı teslimatı neden stratejik bir yatırım olarak gördüklerini aktararak, “2022’de yaklaşık 100 milyon dolarlık yatırımla açtığımız Tuzla Lojistik Merkezimiz, uzun vadeli yatırım yaklaşımımızın en somut örneği. Burada depolamadan sevkiyata kadar süreçleri uçtan uca yönetiyoruz. Teknoloji ve otomasyon siparişlerin hızla işlenmesini sağlarken, satış ortaklarımız da depolama, paketleme, teslimat, müşteri hizmetleri ve iade gibi süreçleri tek çatıdan yürüterek ürünlerine ve büyümeye odaklanabiliyor. Müşterilerimiz için hızlı ve ücretsiz teslimat artık vazgeçilmez bir standart. 2019’da başladığımız aynı gün teslimat avantajını sürekli geliştiriyoruz. Nitekim 2025 yılında 21 milyon ürünü müşterilerimize aynı gün veya ertesi gün ulaştırarak kendi hız rekorumuzu kırdık; 2026’da ise bunun da üzerine çıkmayı hedefliyoruz. Hızlı ve ücretsiz teslimatı yalnızca bir maliyet kalemi değil, müşteri deneyimine yaptığımız uzun vadeli bir yatırım olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Büyüme hedefleri ile çevresel duyarlılıkların birbirini tamamladığını dile getiren Erdem; iklim projelerinden ABD pazarında hedefledikleri 10 bin Türk satıcı vizyonuna ve perakendenin geleceğine dair görüşlerini şu sözlerle özetledi: “Büyüme ile sürdürülebilirliği birbirinin karşıtı görmüyoruz; ölçek büyüdükçe yatırımların etkisi de artıyor. ‘Ek Ambalajsız Gönderim’ ve rota optimizasyonuyla çevresel etkiyi azaltıyoruz. Ayrıca Right Now Climate Fund (Amazon tarafından 2019 yılında kurulan 100 milyon dolarlık doğa temelli bir iklim ve koruma fonu) kapsamında, Orman Genel Müdürlüğü himayesinde ve UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı) ortaklığıyla deprem bölgesinde 1,5 milyon euroluk EcoRest Projesi’ni hayata geçirdik. Sınır ötesi ticarette ise SEND (Amazon’un sınır ötesi lojistik servisi) sayesinde satıcılarımızın ABD lojistik merkezlerine erişimini kolaylaştırıyor, eğitim ve pazarlama araçlarıyla küresel yetkinliklerini artırıyoruz. Kısa vadede hedefimiz ABD’de satış yapan Türk satış ortaklarımızın sayısını 10 binin üzerine çıkarmak. Önümüzdeki dönemde mesele teknoloji ile geleneksel tüccarlık arasında bir seçim yapmak olmayacak. Başarılı yöneticiler teknolojiyi tüccarlığın alternatifi olarak değil, tüketici ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak için kullanacak. Nitekim bağımsız araştırma şirketi Veri Enstitüsü’ne göre Amazon Türkiye, müşterilerinin indirimlerine en çok güvendiği online perakendeci seçildi. Prime ile tasarruf, hız ve eğlenceyi tek bir üyelikte buluşturarak müşterimize güvenilir, bütünsel bir deneyim sunmaya devam ediyoruz.”
GÜNDEM KORİDORU
23 gün önceGÜNDEM KORİDORU
13 Ekim 2026EKONOMİ
13 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
13 Ekim 2026EKONOMİ
13 Ekim 2026SPOR
13 Ekim 2026EKONOMİ
13 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.