DOLAR 46,5998 0.3%
GBP 61,3378 -0.84%
EURO 53,2606 -0.64%
ALTIN 6.294,61-0,79
BIST 14.827,352,82%
BITCOIN 2927713-1.8203%
ETH 79393-1.81301%
İstanbul
23°

KAPALI

ÖZEL HABER
Özbekistan Türk şirketleri için üretim üssüne dönüşüyor
Özbekistan Türk şirketleri için üretim üssüne dönüşüyor

Özbekistan Türk şirketleri için üretim üssüne dönüşüyor

Türkiye ile Özbekistan arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında 3,1 milyar dolara ulaşırken, iki ülke kısa vadede 5 milyar, uzun vadede ise 10 milyar dolarlık ticaret hacmini hedefliyor. Özbekistan’ın 2030 Stratejisi ile yatırım ve üretimde yeni fırsat alanları açılırken, DEİK/Türkiye-Özbekistan İş Konseyi Başkanı Özgür Onur Özgüven, özellikle inşaat, enerji, sanayi, tekstil, turizm, gıda ve lojistik sektörlerinin Türk iş dünyası açısından öne çıktığını belirtiyor.

09/09/2026 15:13
Özbekistan Türk şirketleri için üretim üssüne dönüşüyor

Türkiye ile Özbekistan arasındaki ekonomik ilişkiler, ticaretin yanı sıra ortak üretim ve doğrudan yatırımlarla yeni bir boyut kazanıyor. Özbekistan’ın hızlı şehirleşme süreci, enerji yatırımları ve bölgesel üretim merkezi olma hedefi Türk şirketleri için önemli fırsatlar oluştururken, iki ülke arasındaki ticaret hacminin de önümüzdeki dönemde artırılması hedefleniyor. DEİK/Türkiye-Özbekistan İş Konseyi Başkanı Özgür Onur Özgüven, iki ülke arasındaki ticaretin mevcut durumunu ve Türk şirketleri açısından öne çıkan yatırım alanlarını değerlendirdi.

O╠ezgu╠er Onur O╠ezgu╠even 8 scaled e1788955767468

ÖZGÜR ONUR ÖZGÜVEN DEİK/Türkiye-Özbekistan İş Konseyi Başkanı

HEDEF 10 MİLYAR DOLAR

Türkiye ile Özbekistan arasındaki ticaret hacminin 2019 yılında 2,3 milyar dolarla ilk kez 2 milyar dolar seviyesini aştığını belirten Özgüven, 2021 yılında ise 3 milyar 645 milyon dolarla rekor kırıldığını söyledi. Özgüven, “Devam eden yıllarda ihracatımız artmaya devam etse de ithalatımızdaki değişimlere bağlı olarak ticaret hacmimiz rekor seviyenin altında seyretti ve 2025 yılında 3,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Özbekistan’a ihracatımıza bakıldığında ise 2019 yılında 1,2 milyar dolar olan ihracatımız 2025 yılında 2,1 milyar dolar seviyesine ulaştı. İki ülke Cumhurbaşkanlarının belirlediği ticaret hacmi hedefi kısa vadede 5 milyar ve uzun vadede 10 milyar dolar. Bu hedeflere ulaşmak için iş dünyamıza büyük rol düşüyor” dedi. Özbekistan’ın 2030 Stratejisi’nin bu hedef doğrultusunda hangi alanların öne çıkacağı konusunda önemli ipuçları verdiğini ifade eden Özgüven, “Özbekistan’ın birçok vilayetinde yürütülen konut, sanayi, altyapı ve şehirleşme projeleri inşaat ve müteahhitlik, yenilenebilir enerji, inşaat malzemeleri ve madencilik alanlarında iş fırsatlarına işaret ediyor. Hızla artan nüfus ve değişen talepler de dijital ekonomi, otomotiv yan sanayi, imalat sanayi ve gıda işleme sektörlerinin önümüzdeki dönemde yüksek potansiyele sahip olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

“ORTAK ÜRETİM İSTENİYOR”

Özbekistan’ın yatırım yaklaşımında yerelleşmenin önemli bir başlık haline geldiğini vurgulayan Özgüven, Türk şirketlerinin de bu dönüşümü dikkate alması gerektiğini belirterek, “Özbekistan’ın 2030 yaklaşımında yerel hammadde kullanımının artırılması ve ithalata bağımlılığın azaltılması özellikle vurgulanıyor. Özbekistan’da üretilen hammadde ve inşaat malzemesi ilk tercih olacağından bu alanlarda yatırım ortaklıkları değerlendirilebilir. Özbekistan’ın arzu ettiği yaklaşım, Türkiye’den ürün ihraç etmekten ziyade ortak üretimlerin veya doğrudan yatırımların artırılmasıdır” ifadelerini kullandı. Bu kapsamda özellikle inşaat ve şehirleşme projelerinin Türk şirketleri için önemli fırsatlar barındırdığını belirten Özgüven, Yeni Taşkent projesine dikkat çekti: Özgüven sözlerini şöyle sürdürdü; “İnşaat ve inşaat malzemeleri sektörü açısından bugün Özbekistan’daki en önemli projelerden biri Yeni Taşkent. Dev şehirleşme projesi, konut yatırımlarının yanı sıra ulaşım, ısıtma, sağlık, eğitim, altyapı ve ticari alanları da kapsıyor. Burada konut inşaatı, altyapı, yol ve köprü, su ve kanalizasyon, ısıtma sistemleri, HVAC, elektrik altyapısı, cephe sistemleri, alüminyum/PVC doğrama, cam, seramik, izolasyon, yapı kimyasalları, çatı sistemleri, asansör, prefabrik yapı, çelik konstrüksiyon, iç dekorasyon ve peyzaj işlerinde fırsatlar var.”

AdobeStock 625078968 scaled e1788955861861

ENERJİ VE TURİZMDE DE FIRSATLAR BÜYÜYOR

Özbekistan’ın yeşil ekonomiyi stratejik hedeflerinden biri olarak belirlediğini söyleyen Özgüven, enerji yatırımlarının yalnızca güneş, rüzgâr ve hidroelektrik santrallerinden oluşmadığını dile getirerek, “Yenilenebilir enerji alanında güneş, rüzgâr santralleri ve HES inşasının yanı sıra enerji depolama, şebeke, iletim-dağıtım, enerji verimliliği ve yerli ekipman üretimine önem veriliyor” dedi. Turizm ve tekstilin de önemli potansiyel taşıdığını ifade eden Özgüven, “2030 yılına kadar ülkeyi ziyaret eden yıllık yabancı turist sayısının 20 milyona çıkarılması ve bölgelerde 4 bin yeni otel, misafirhane ve hostel oluşturulması hedefleniyor. Tekstilde ise ham pamuktan iplik ve kumaş üretiminden ziyade, daha yüksek katma değerli nihai ürüne geçiş ile ülkenin bölgesel üretim ve ihracat merkezi olması hedefleniyor” diye konuştu.

“TÜRK MÜTEAHHİTLERİ İÇİN UZUN VADELİ POTANSİYEL VAR”

Türk müteahhitlik sektörünün uluslararası deneyiminin Özbekistan’daki projelerde önemli bir avantaj sağladığını belirten Özgüven, ENR 2025 listesinde Türkiye’nin 45 firmayla firma sayısı bakımından Çin’in ardından ikinci sırada yer aldığını hatırlattı. Özgüven, “Özbekistan’ın hızlı şehirleşmesi ve 2030 Stratejisi, Türk müteahhitlik ve mühendislik şirketleri açısından önemli ve uzun vadeli bir potansiyel oluşturuyor. İnşaat sektörü 2025’te Özbekistan’ın GSYH’sinin yüzde 7,3’ünü oluşturdu. Ayrıca 2025-2030 döneminde ulaştırma, enerji, kamu hizmetleri, eğitim, sağlık, su yönetimi ve çevre alanlarında toplam değeri 30 milyar dolar olan yeni PPP projelerinin gerçekleştirilmesi planlanıyor” ifadelerini kullandı. Projelerde yerel ortaklıkların ve uluslararası finansman imkanlarının önemine de değinen Özgüven, Dünya Bankası, IFC, Asya Altyapı Yatırım Bankası ve İslam Kalkınma Bankası gibi kuruluşlarla yapılandırılan projelerin takip edilmesi gerektiğini söyledi.

AdobeStock 135853491 scaled e1788955733565

“ÖZBEKİSTAN’I BÖLGESEL ÜRETİM ÜSSÜ OLARAK GÖRMELİYİZ”

Özbekistan’ın yalnızca iç pazarı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Özgüven, “Özbekistan, sadece iç pazarı ile değil, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Afganistan’a açılan kapıları ile Rusya ve Belarus’a gümrüksüz mal ihracatı imkanına sahip bir ülke olarak bölgesel bir üretim üssü şeklinde değerlendirilmelidir” dedi. Orta Koridor’un gelişmesinin de bu potansiyeli güçlendireceğini ifade eden Özgüven, “Orta Koridor’un geliştirilmesi, gümrük süreçlerinin dijitalleştirilmesi, yüklerin uçtan uca takip edilmesi ve ulaştırma koridorlarının güçlendirilmesi hem ticarette nakliye maliyetlerini azaltacak hem de Türk üreticilerinin Özbekistan’ı Orta Asya’ya açılan bölgesel üretim ve dağıtım üssü olarak kullanmasını kolaylaştıracak” değerlendirmesinde bulundu. Türk şirketlerinin pazara girişinde sahada bulunmanın önemine de dikkat çeken Özgüven, “Özbekistan’da ticarette yüz yüze iletişime önem veriliyor. Ülkede iş yapmak isteyen firmaları düzenlediğimiz iş forumlarına, heyet ziyaretlerine katılmaya, ülkeyi kendi gözleri ile görmeye davet ediyoruz. Geçtiğimiz sene gerçekleştirdiğimiz ve her ay Özbekistan’ın bir vilayetin iş ve yatırım imkanlarını tanıttığımız 12 Ay 12 Vilayet webinar serisinin ardından önümüzdeki yıl sektörel toplantılar düzenlemeyi planlıyoruz” dedi.

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.