DOLAR 46,5998 0.3%
GBP 61,3378 -0.84%
EURO 53,2606 -0.64%
ALTIN 6.294,61-0,79
BIST 14.827,352,82%
BITCOIN 2927713-1.8203%
ETH 79393-1.81301%
İstanbul
23°

KAPALI

ÖZEL HABER
Türk markaları Turquality ile dünyaya açılıyor
Zayıflama iğnelerinde 5 kritik uyarı: Bu belirtilerde doktora başvurun

Zayıflama iğnelerinde 5 kritik uyarı: Bu belirtilerde doktora başvurun

Obezite tedavisinde kullanılan GLP-1 grubu ilaçlar, kilo verme amacıyla giderek daha fazla tercih edilirken uzmanlar bilinçsiz kullanıma karşı uyarıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, dozun hekim kontrolü dışında değiştirilmesinin yanı sıra bazı sağlık sorunlarının da ciddi risk oluşturabileceğine dikkat çekerek tedavide 5 kritik noktayı sıraladı.

24/08/2026 11:21
Zayıflama iğnelerinde 5 kritik uyarı: Bu belirtilerde doktora başvurun

Kamuoyunda “zayıflama iğnesi” olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, obezite tedavisinde kullanılan tıbbi yöntemler arasında yer alıyor. Ancak bu ilaçların yalnızca iştah azaltan ürünler olarak görülmesi ve doktor kontrolü olmadan kullanılması çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, söz konusu ilaçların metabolizma, hormon dengesi ve kan şekeri düzenlenmesi üzerinde etkili olduğunu belirterek bilinçsiz kullanımın özellikle pankreas, safra kesesi ve sindirim sistemi açısından risk oluşturabileceğini söyledi.

1787306460 Ferhat etin

Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin

UZMAN KONTROLÜ OLMADAN KULLANMAYIN

GLP-1 grubu ilaçların kilo vermek isteyen herkes için uygun olmadığını belirten Çetin, tedavinin kişinin sağlık geçmişi değerlendirilerek planlanması gerektiğini vurguladı.

Çetin, “Unutulmamalı ki, bu ilaçlar bir takviye ürünü ya da vitamin-mineral desteği değil; insülin direnci, kalp-damar hastalıkları, karaciğer yağlanması, diyabet gibi pek çok metabolik bozukluk ve hastalığın altında yatan hormonal bozuklukları düzelten bir tıbbi tedavi ajanıdır” dedi.

Tedavinin mutlaka uzman kontrolünde yürütülmesi gerektiğini belirten Çetin, internetten edinilen bilgilerle tedaviye başlanmaması, dozun değiştirilmemesi ve ilacın kontrolsüz şekilde temin edilmemesi gerektiğini söyledi.

BU HASTALIKLARDA ÖZEL DEĞERLENDİRME GEREKİYOR

Daha önce pankreatit geçirenler ile safra taşı veya safra yolu hastalığı bulunan kişilerin tedavi öncesinde ayrıntılı değerlendirilmesi gerekiyor.

Medüller tiroit kanseri açısından risk taşıyanlar ve ileri düzey mide-bağırsak sistemi hastalığı bulunan kişilerde de ilaç kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği belirtiliyor.

Bunun yanı sıra kontrol altında olmayan kalp-damar hastalıkları, çok yüksek trigliserid düzeyleri, kronik alkol kullanımı ve ailede pankreas veya safra hastalığı öyküsü bulunan kişilerin de hekim tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.

Tedavi kararının yalnızca kilo üzerinden verilmemesi, kişinin sağlık geçmişinin bütüncül olarak ele alınması önem taşıyor.

TEDAVİ ÖNCESİ BU DEĞERLERE BAKILMALI

Obezite tedavisinde kullanılacak ilacın belirlenmesinden önce kişinin genel sağlık durumunun değerlendirilmesi gerekiyor.

Bu kapsamda açlık kan şekeri, HbA1c, insülin direnci, kolesterol ve trigliserid düzeyleri ile karaciğer, böbrek ve tiroit fonksiyonlarının değerlendirilmesi öneriliyor.

Gerektiğinde safra kesesi ve pankreasın ultrasonografiyle incelenmesinin de gizli kalmış sağlık sorunlarının belirlenmesine yardımcı olabileceği belirtiliyor.

DOZU KENDİNİZ DEĞİŞTİRMEYİN

Tedavide en sık yapılan hatalardan birinin dozun daha hızlı kilo verme amacıyla kişinin kendi kararıyla artırılması olduğunu belirten Çetin, doz değişikliklerinin hekim kontrolünde yapılması gerektiğini söyledi.

Çetin, “Biraz daha fazla kullanırsam daha hızlı kilo veririm düşüncesi en tehlikeli hatalardan biridir. Bu ilaçlarda doz artışı belirli bir plan doğrultusunda ve yalnızca hekim kontrolünde yapılmalıdır” dedi.

Gereğinden hızlı doz artırılmasının bulantı, kusma, şiddetli mide-bağırsak yakınmaları ve sıvı kaybına yol açabileceğini belirten Çetin, ilacın düzensiz kullanılmasının veya enjeksiyon günlerinin değiştirilmesinin de tedavinin etkinliğini azaltabileceğini ifade etti.

ŞİDDETLİ KARIN AĞRISI VE KUSMAYA DİKKAT

Tedavi sırasında ortaya çıkan her yakınmanın olağan bir yan etki olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çetin, bazı belirtilerin daha ciddi sağlık sorunlarına işaret edebileceğini söyledi.

Özellikle şiddetli ve geçmeyen karın ağrısı, sürekli kusma, sarılık, koyu renk idrar veya yüksek ateş görülmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.

Bu belirtilerin pankreas veya safra yollarıyla ilgili ciddi bir sorunun habercisi olabileceğini belirten Çetin, söz konusu durumlarda ilacı kendi kendine kullanmaya devam etmek yerine zaman kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini vurguladı.

İLACI BIRAKINCA ESKİ ALIŞKANLIKLARA DÖNMEYİN

Tedavinin sona ermesinin kilo yönetiminin de sona erdiği anlamına gelmediğini belirten Çetin, ilaç bırakıldıktan sonra beslenme ve hareket düzeninin korunmasının önemine dikkat çekti.

Çetin, “Tedavinin bitmesi sürecin tamamlandığı anlamına gelmez. Amaç yalnızca kilo vermek değil, verilen kiloyu koruyacak sağlıklı yaşam alışkanlıklarını kazanmaktır” dedi.

Beslenme ve hareket düzeninin değiştirilmemesi halinde ilacın iştah azaltıcı etkisinin ortadan kalkmasıyla yeniden kilo alınabileceğini belirten Çetin, tedavi sonrasında özellikle ilk 3-6 ayda kilo, bel çevresi ve metabolik değerlerin düzenli takip edilmesinin önem taşıdığını söyledi.

 

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.