Türkiye’nin deprem riski, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27. yılında yeniden yapı güvenliği ve kentsel dönüşüm gündemini öne çıkardı. Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA), depreme dirençli kentlerin oluşturulması için mevcut yapı stokunun dönüştürülmesi ve güvenli yapılaşma yatırımlarının hızlandırılması çağrısında bulundu.
TUCSA Başkanı Selami Gürel, depremi önlemenin mümkün olmadığını ancak yapıların ve kentlerin depreme karşı dayanıklılığının artırılabileceğini belirterek, Türkiye’nin yapısal çelik üretimindeki kapasitesinin bu dönüşümde daha etkin kullanılabileceğini söyledi.

Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA)
Gürel, deprem dirençli kentlerin deprem sonrasında değil, öncesinde oluşturulması gerektiğine dikkat çekerek, mevcut yapı stokunun hızla dönüştürülmesinin önemini vurguladı.
“Depremi engelleyemeyiz ancak depremin yapılarda ve şehirlerde yaratacağı yıkımı azaltabiliriz. Güvenli şehirleri depremden sonra değil, deprem olmadan önce inşa etmeliyiz. Bunun yolu, bugünden güvenli ve dirençli yapılar inşa etmekten ve mevcut yapı stokunu hızla dönüştürmekten geçiyor” diyen Gürel, Türkiye’nin çelik yapı üretimi ve mühendislik alanındaki kapasitesine işaret etti.
Gürel, Türkiye’nin dünyanın 7., Avrupa’nın ise 2. büyük çelik yapı üreticisi olduğunu belirterek, “Çelik yapılar ile sağlam, hafif, hızlı, güvenli ve sürdürülebilir yapılaşmaya geçmemiz mümkün. Bunu hayata geçirecek üretime ve yetkinliğe sahip bir ülkeyiz” ifadelerini kullandı.

Yapısal çeliğin özellikle deprem güvenliği açısından sağladığı avantajlara dikkat çeken Gürel, malzemenin hafifliğinin yapı üzerindeki deprem yükünün azaltılmasına katkı sağladığını belirtti.
Gürel, “Çelik, geleneksel yöntemlere göre çok daha hafif bir malzemedir. Bina ne kadar hafifse deprem sırasında üzerine binen yük o kadar azalır. Bu bir tercih ya da tartışma konusu değil, mühendislik gerçeğidir” dedi.
Gürel ayrıca yapısal çeliğin endüstriyel üretim ve hızlı uygulama özelliklerinin kentsel dönüşüm sürecinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin kentsel dönüşüm ihtiyacının büyüklüğüne de dikkat çeken Gürel, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre 2012’den bu yana 2 milyon 761 bin bağımsız bölümün kentsel dönüşüm kapsamına alındığını, bunların 2 milyon 378 bininin tamamlandığını aktardı.
Gürel, mevcut dönüşüm kapasitesinin önemli bir kazanım olduğunu ancak ihtiyaçların devam ettiğini belirterek, “Bu üretim kapasitesine, mühendislik bilgisine ve sanayi altyapısına sahip bir ülke olarak, kentsel dönüşümde çelik kullanımının artması için hepimiz üstümüze düşeni yapmalıyız” değerlendirmesinde bulundu.
Güvenli yapılaşmanın yalnızca konutlarla sınırlı olmadığını belirten Gürel, deprem sırasında toplumun sığındığı ve hizmetlerin devam etmesinin kritik olduğu yapıların da dönüşüm sürecinde önceliklendirilmesi gerektiğini söyledi.
Okul, hastane ve yurt gibi yapıların yanı sıra çok katlı konutlarda çelik karkaslı modüler yapı sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Gürel, çeliğin standart bir yapı malzemesi haline gelmesinin önemine işaret etti.
Kentsel dönüşümün hızlandırılırken güvenlik, sürdürülebilirlik ve mühendislik kalitesinden taviz verilmemesi gerektiğini vurgulayan Gürel, çelik yapıların bu dönüşümün önemli unsurlarından biri olabileceğini belirtti.
“Geleceğe ilişkin somut sorumluluklar almak zorundayız. İhtiyacımız olan, bu gerçeğe uygun şehirler ve yapılar inşa etmek. Kentsel dönüşümü hızlandırırken güvenlikten, sürdürülebilirlikten ve mühendislik kalitesinden taviz vermemeliyiz” diyen Gürel, doğru tasarlanan ve uygulanan çelik yapıların güvenli yapılaşmaya katkı sağlayacağını söyledi.
Gürel, değerlendirmesini “Çelik tercih değil, zorunluluktur. Yaşadığımız depremlerde kaybettiğimiz canlarımızı rahmetle anıyoruz. Onlara borcumuz, aynı kaybı bir daha yaşamamak için bugün harekete geçmektir” sözleriyle tamamladı.
GÜNDEM KORİDORU
6 saat önceGÜNDEM KORİDORU
20 gün önceEKONOMİ
19 Ağustos 2026EKONOMİ
19 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
19 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
19 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
19 Ağustos 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.