Küresel tedarik zincirinde son dönemde yaşanan kırılmalar ve lojistik darboğazlar, Türkiye’nin ihracattaki lokomotif kollarından halı sektörünü de yakından etkiliyor. Özellikle Kızıldeniz’de başlayan ve Süveyş Kanalı geçişlerini sekteye uğratarak gemileri Ümit Burnu’na yönlendiren navlun krizi, şimdi de Körfez bölgesinde kendini gösteriyor. Daha önce küresel çapta konteyner fiyatlarının fırlamasına ve teslimat sürelerinin uzamasına yol açan bu zincirleme sorunlara, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık da eklendi.
TİM Halı Sektör Kurulu Başkanı İskender Kaplan, lojistik maliyetlerindeki artışın ve bölgedeki risklerin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. Deniz yoluyla yapılan sevkiyatların durma noktasına geldiğini belirten Kaplan, şu tespitlerde bulundu:
“Hürmüz Boğazı’nın kapalı olmasından dolayı Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Bahreyn ve Umman’a deniz yoluyla sevkiyat yapamıyoruz. Konteyner fiyatlarının 3-4 kat artmasına rağmen, riskli bölge olduğu için oraya çalışan bütün hatlar servisleri durdurdu. Körfez limanlarında sıkıntı olunca bütün dünya Suudi Arabistan’ın Cidde (Jeddah) limanına yönlendi. Ancak Cidde limanı bu kadar yoğunluğu kaldıramadığı için sistem çöktü ve gemiler şu an açıkta bekliyor.”
Deniz yolundaki bu devasa tıkanıklık, ihracatçıları alternatif yollar aramaya itti. Ancak karayolu taşımacılığında da arz talep dengesinin bozulması maliyetleri rekor seviyelere çıkardı. Kaplan, karayoluna geçişin zorluklarını şu sözlerle ifade etti:
Maliyet Artışı: Alternatif olarak TIR ile sevkiyata başlandığını ancak navlun bedellerinin ortalama 8 bin ila 9 bin dolar seviyelerinde konuşulduğunu belirtti.
Araç Eksikliği: Ödenmesi gereken yüksek bedellere rağmen, artan yoğunluk sebebiyle piyasada sevkiyat yapacak TIR bulmakta büyük sıkıntı yaşanıyor.
Sektör lojistik krizlerle mücadele ederken, şirket bazında dev adımlar da atılmaya devam ediyor. Dünyadaki makine halısının yaklaşık yüzde 7’sini tek başına üreten, İKEA’dan Walmart’a kadar dev perakende zincirleri aracılığıyla 100’ün üzerinde ülkeye satış yapan Merinos, yıl bitmeden borsaya gelmeye hazırlanıyor.
Yıllık 80 milyon metrekare üretim kapasitesine sahip olan ve cirosunun yüzde 92’sini ihracattan elde eden şirketin halka arzında, tahsisatın yüzde 50’sinden fazlasının yabancı kurumsal yatırımcılara yapılması planlanıyor. Merinos’un yurt dışı siparişlerinin geçen yıl ağustos ayına göre metrekare bazında yaklaşık yüzde 50 daha yüksek olması ve Türkiye’nin dünyada “güvenilir tedarikçi” olarak öne çıkması, sektörün genel potansiyelini de kanıtlıyor.
İskender Kaplan, sektördeki bu devasa halka arzın etkilerini değerlendirirken, başarının temel anahtarının finansal hamlelerden ziyade müşteri odaklı yenilikler olduğunu vurguladı. Kaplan, Merinos’un borsaya açılmasının sektörel yansımalarına dair şu değerlendirmeyi yaptı:
“Merinos’un borsaya açılmasının prestij olarak faydası olabilir. Ancak bizim sektöre ve şehre çok büyük bir etkisinin olacağını düşünmüyorum. Halı sektöründe kim Ar-Ge ve inovasyonu iyi yaparsa, birebir müşterilerin ve ülkelerin kültürlerine göre renk, desen, tasarım yaparsa o firma daima ön plana çıkar.”
#HalıSektörü #LojistikKrizi #İhracat #MerinosHalkaArz #Merinos #İskenderKaplan
GÜNDEM KORİDORU
12 gün önceEKONOMİ
27 gün önceEKONOMİ
12 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
12 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
12 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
12 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
12 Ağustos 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.