Türkiye altın piyasasında son dönemde dikkat çekici bir fiyatlama değişimi yaşanıyor. Geçmişte ithalat kısıtlamaları ve güçlü iç talep nedeniyle uluslararası piyasanın üzerinde seyreden altın fiyatları, bu kez dünya fiyatlarının altına geriledi.
Mehmet Ali Yıldırımtürk’ün verdiği bilgilere göre, geçen yıl eylül ayında kilogram başına 12 bin dolara kadar çıkan Türkiye ile dünya piyasası arasındaki fark, 2026’nın başında 5 bin dolara indi. İç talebin zayıflamasıyla fark önce 1.500 dolara, yaz aylarında ise 500-700 dolar seviyesine kadar geriledi. Son olarak makas eksi 300 dolara döndü.
Gram altında da benzer bir tablo oluştu. Uluslararası piyasada yaklaşık 6 bin 708 TL olan gram altın, Türkiye’de 6 bin 680 TL civarında işlem gördü.
![]()
Yıldırımtürk, fiyat farkındaki tersine dönüşte yüksek faiz ortamının ve TL yatırım araçlarının cazibesinin etkili olduğunu belirtti. Nakit ihtiyacı bulunan yatırımcıların ellerindeki altının bir bölümünü satması, buna karşın yeni alımların sınırlı kalması piyasadaki likidite dengesini bozdu.
Altın fiyatları gerilediğinde yatırımcı ilgisinin azaldığını, fiyatların yükseldiği dönemlerde ise talebin yeniden canlandığını ifade eden Yıldırımtürk, mevcut fiyatlamanın kalıcı olmaktan çok likidite koşullarının bir sonucu olduğuna dikkat çekti.
![]()
Türkiye’de altının uluslararası piyasanın altında işlem görmesi, altınını yurt dışında veya Borsa İstanbul’da değerlendirmek isteyenlerin ilgisini artırdı.
Sertifikalı standart altına yönelik talebin artması ise standart ve standart dışı ürünler arasında kilogram başına yaklaşık 1.000 dolarlık yeni bir fiyat farkı oluşturdu. Yıldırımtürk, birbirinden bu kadar farklı fiyatlamaların sürdürülebilir olmadığını belirterek, piyasadaki tablonun temelinde likidite sıkışıklığının bulunduğunu söyledi.
Piyasadaki durgunluk kuyumcu esnafının nakit akışına da yansıdı. Yıldırımtürk, Kapalıçarşı’da bazı esnafın birbirinden 20 bin TL seviyesinde borç istediğini aktardı.
Yüksek kira, işçilik ve vergi maliyetlerinin de baskıyı artırdığını belirten Yıldırımtürk, sektörün giderek “günü kurtarma” mücadelesi verdiğini söyledi. Sektörde işten çıkarmaların arttığını ve yaklaşık yüzde 20 oranında boşalma yaşandığını ifade etti.

Yaz aylarıyla birlikte hareketlenmesi beklenen düğün sezonu da kuyumculardaki durgunluğu tersine çeviremedi. Altın fiyatlarının hane gelirlerine kıyasla yüksek seviyede kalması nedeniyle düğünlerde alınan altın miktarı azaldı.
İTO Kuyumculuk Meslek Komitesi Meclis Üyesi Ömer Dinçel de ekonomik sıkıntılar ve parasal daralmanın İstanbul piyasasını sakinleştirdiğini belirtti. Geçmişte 7-8 bin TL seviyelerinden altın alan tüketicilerin satış için fiyatların yükselmesini beklemesi de piyasadaki arz ve işlem hacmini sınırladı.
Dinçel’in değerlendirmesine göre, geçen yıla kıyasla takı satışlarında yüzde 50’nin üzerinde düşüş yaşanırken, yatırım amaçlı altın ürünlerindeki gerileme daha sınırlı kaldı.

Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Özcan, Türkiye’de altının uluslararası piyasadan daha ucuz hale gelmesinin temel nedeninin iç talepteki zayıflama olduğunu belirtti. Dolar bulma sıkıntısının da fiyatlama üzerinde etkili olduğunu ifade eden Özcan, mevcut tablonun stok satışları ve yolcu beraberinde yapılan ihracat açısından firmalara kısa vadeli avantaj sunduğunu söyledi.
Ancak ihracatçı açısından tablo tamamen olumlu değil. Siparişin alınması ile ürünün gönderilmesi arasında yaklaşık 45 günlük süre bulunduğuna dikkat çeken Özcan, bu süreçte altın fiyatları arasındaki makasın değişmesinin firmaların maliyet, satış fiyatı ve kâr hesabını zorlaştırdığını belirtti.

Sektör temsilcileri mevcut negatif farkın kalıcı olmayabileceği görüşünde. Yıldırımtürk, satışların piyasadaki arzı geçici olarak artırdığını, ancak yeni altın girişinin sınırlı kalması ve talebin toparlanması halinde fiyat makasının yeniden pozitife dönebileceğini söyledi.
Yıldırımtürk, eylül-ekim döneminde kilogram başına 500 ila 1.500 dolar arasında Türkiye aleyhine fiyat farkı oluşabileceğini öngördü. Dubai üzerinden altın girişinin durmuş olması da arz tarafındaki risklerden biri olarak değerlendiriliyor.

Piyasadaki mevcut tablo, Türkiye altın piyasasında alışılmış fiyatlama düzeninin kısa süreliğine tersine döndüğünü gösterirken, önümüzdeki aylarda iç talep ve altın arzındaki gelişmeler makasın yönünü belirleyecek.
GÜNDEM KORİDORU
12 gün önceEKONOMİ
26 gün önceEKONOMİ
12 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
12 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
12 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
12 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
12 Ağustos 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.