Genç nesiller, günlük gıda tercihlerinde yalnızca lezzet ya da fiyat kriterleriyle yetinmiyor; üretim süreçlerinin çevreye etkisini ve sürdürülebilirliği de kararlarının en ön sırasına koyuyor. Dünya genelinde ivme kazanan bu eğilim, bitki bazlı gıda sektöründe kapsamlı bir dönüşüm dalgası başlatırken, küresel pazar verileri Z ve Y kuşaklarının bu hareketin ana sürükleyicisi olduğunu net biçimde kanıtlıyor.
GlobeScan ve EAT tarafından 31 ülkede 30 binden fazla kişiyle gerçekleştirilen kapsamlı araştırma, genç tüketicilerin bitki bazlı beslenmeye yönelik güçlü ilgisini gözler önüne seriyor. Araştırma sonuçlarına göre, Y kuşağının yüzde 72’si, Z kuşağının ise yüzde 69’u günlük beslenme rutinlerinde daha fazla bitki bazlı gıdaya yer vermek istediğini ifade ediyor. Bu veriler, beslenme alışkanlıklarındaki dönüşümün geçici bir akım değil, küresel boyutta kalıcı bir yaşam tarzı değişimi olduğunu ortaya koyuyor.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan BİTKİDEN Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akdağ, yeni neslin karar alma süreçlerinde etik üretim ve şeffaflığın temel kriter haline geldiğini vurguladı. Genç tüketicilerin tabağındaki her seçimle gezegenin geleceğine doğrudan katkı sağladığının bilincinde olduğunu belirten Akdağ, konuya dair şu değerlendirmeyi yaptı:
“Z ve Y kuşağı; sağlık, çevresel sürdürülebilirlik, etik üretim anlayışı ve şeffaf bilgiyi karar süreçlerinin merkezine koyuyor. Bitki bazlı beslenmeye yönelik ilginin artması da bu dönüşümün en somut göstergelerinden biri. Genç tüketiciler artık yalnızca kendileri için değil, dünyamızın geleceği için de seçim yaptıklarının farkında. Bu yaklaşımın önümüzdeki yıllarda gıda sektöründeki inovasyonu hızlandıracağına inanıyoruz.”

Küresel ölçekte güçlenen bu beslenme yaklaşımı, Türkiye gıda sektörü açısından da son derece değerli yatırım ve büyüme fırsatları sunuyor. IMARC Group verilerine dikkat çeken Ebru Akdağ, Türkiye’deki bitki bazlı gıda pazarının 2024 yılında 167 milyon ABD doları büyüklüğe ulaştığını belirtti. Pazarın 2025-2033 döneminde yıllık ortalama yüzde 9,22 oranında büyüyerek 2033 yılında yaklaşık 379 milyon ABD doları hacme ulaşmasının öngörüldüğünü aktaran Akdağ, ülkemizin güçlü tarımsal altyapısının bu süreçte stratejik bir avantaj sağladığını dile getirdi.
BİTKİDEN olarak bilimsel ve güvenilir bilgi temelinde bitki bazlı gıda ekosistemini geliştirmeyi söyleyen Akdağ; üreticiden akademiye, kamu kurumlarından tüketicilere kadar tüm paydaşlarla iş birliği içinde Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.
#BitkiBazlıBeslenme #GıdaSektörü #Sürdürülebilirlik #BitkiselGıda
GÜNDEM KORİDORU
7 gün önceEKONOMİ
21 gün önceEKONOMİ
07 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
07 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
07 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
07 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
07 Ağustos 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.