Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyelik süreci uzun süredir durağanlığını korurken, Ankara yönetimi stratejisini üye ülkelerle birebir temasları artırmak üzerine kurdu. AB’nin yeni savunma fonu Avrupa İçin Güvenlik Girişimi’nin (SAFE) dışında bırakılmasına rağmen Türkiye, kıta ülkeleriyle savunma sanayii alanında dev adımlar atıyor. İtalya, İspanya, Polonya ve İngiltere gibi ülkelerle yapılan kritik anlaşmalar dikkat çekiyor. Baykar’ın İtalya’daki yatırımları, TUSAŞ’ın İspanya’ya Hürjet tedariki ve Türk şirketlerinin NATO ülkelerine yaptığı elektronik harp ve savaş gemisi ihracatları bu stratejinin en somut meyveleri arasında.
Savunmanın ötesinde ticaret ve enerji hatlarında da güçlü bağlar kuruluyor. Macaristan ile petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerinde ortaklık geliştirilirken, Romanya ile acil durumlarda gaz akışını sağlayacak stratejik bir anlaşmaya imza atıldı. Ayrıca İngiltere ile serbest ticaretin kapsamını genişletecek yeni adımlar atılıyor, İtalya ile sanayi ve ulaştırma alanlarında mutabakatlar yapılıyor. Geçmişte gerilimlerin yaşandığı Yunanistan ile bile ekonomi, deniz ticareti ve yatırım konularında iş birliğine gidilmesi yeni dönemin pragmatik yaklaşımını gözler önüne seriyor.

Uluslararası ilişkiler uzmanlarına göre, Türkiye ile Avrupa arasındaki diyaloğun temeli şekil değiştirmiş durumda. Geçmiş yıllarda demokrasi ve insan hakları gibi temel “değerler” üzerinden şekillenen AB müzakereleri, yerini büyük ölçüde karşılıklı jeopolitik ve ekonomik “çıkarlara” bıraktı. Özellikle Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki istikrarsızlık, Avrupa ülkelerini Türkiye ile güvenlik eksenli çalışmaya zorluyor. Bu durum, AB’nin Ankara’ya yönelik siyasi eleştirilerini de geri plana itmesine neden oluyor.
İkili ilişkilerdeki bu pozitif ivmeye rağmen, kurumsal düzeyde çözülemeyen sorunlar ekonomik riskler barındırmaya devam ediyor. Özellikle Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenememesi, Türkiye’nin Avrupa ile ticaretinde en büyük engel olarak görülüyor. Analistler, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sınırda karbon düzenlemesi gibi yeni çevreci korumacı politikaların, yakın gelecekte Türkiye’nin çelik, çimento ve alüminyum gibi kilit sektörlerdeki ihracatını zora sokabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
GÜNDEM KORİDORU
5 gün önceGÜNDEM KORİDORU
24 gün önceEKONOMİ
24 Ağustos 2026EKONOMİ
24 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
24 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
24 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
24 Ağustos 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.