İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan 2025 yılı İSO 500 araştırması sonuçlarına göre, teknoloji ve katma değer odaklı üretimini sürdüren Şölen, önceki yıla göre 13 basamak birden yükselerek listede 88. sırada yer aldı ve Türkiye’nin en büyük devleri arasındaki konumunu güçlendirdi. Bu tarihi tırmanışın başrol oyuncularından biri olan Ozmo, Biscolata ve Luppo’nun üreticisi Şölen Çikolata Gaziantep’te devreye aldığı üçüncü akıllı tesisiyle 2030 yılında 1.2 milyar dolar ciro ve ligde ilk 10 hedefi için dev bir adım attı. Değişen tüketici dinamiklerini çok yakında yeni bir lansmanla tescil edeceklerini belirten Şölen Çikolata CEO’su Erdoğan Çoban, sağlık ve fonksiyonel gıda alanındaki yeni rotalarını şu sözlerle açıkladı: “Tüketici profili ve alışkanlıkları çok hızlı bir evrim geçiriyor. Kimi zaman yüksek proteinli, kimi zaman düşük şekerli ya da yüksek lifli inovatif ürünler talep ediliyor. Klasik kalıpların dışına çıkarak yepyeni bir kategoriye adım atıyoruz. Çok kısa süre sonra raflarda yerini alacak yeni nesil ürün ailemizin marka ismini ‘Better Way’ (Daha İyi Bir Yol) olarak belirledik. Tüketicilerimize hem eşsiz lezzeti hem de arzuladıkları sağlıklı besin değerlerini (lif, protein vb.) bir arada sunacağız.”

Şirketin global pazardaki en büyük gücünün “hikâye yaratmak ve katma değerli üretim” olduğunu vurgulayan Çoban, ana stratejilerini şöyle özetliyor: “Biz sadece üretip satalım, tonaj yapalım mantığıyla hareket etmiyoruz. Sattığımız her ürünün, kurduğumuz her markanın bir hikâyesi olmalı. Sektörde ihracat kilogram fiyatı ortalama 3,7 dolar seviyesindeyken, Şölen olarak katma değerli inovatif ürünlerimizle bu rakamı 5,5 dolara taşımış durumdayız. Türkiye’yi merkez alarak çizdiğimiz 3 bin kilometrelik çemberin içerisinde zaten yıllardır pazar lideriyiz. Bunun ötesinde Güney Amerika ve Kuzey Amerika radarımızın en yoğun olduğu bölgeler. Yıl sonunda New York’ta açacağımız dev ofisle Amerika kıtasındaki operasyonel ölçeğimizi katbekat artırıyoruz. Çikolatalarımız okyanus ötesine 25 günde ulaşıyor ve tazeliğinden hiçbir şey kaybetmiyor. Bakir pazarlara ve genç nüfusa sahip bu coğrafyalarda agresif büyümemizi sürdüreceğiz.”
Uluslararası tarımsal emtia piyasalarında fiyatların tek bir şirket veya grup tarafından manipüle edilemeyeceğini, temel belirleyicinin arz ve talep dengesi olduğunu ifade eden Çoban, şu değerlendirmeyi yaptı: “Kakao, fındık veya fıstık… Bunların tamamı küresel pi yasalarda işlem gören tarım ürünleridir ve fiyatları arz-talep kanunu belirler. 50 milyar doların üzerinde büyüklüğe sahip çikolata ekosisteminde kimse tek başına hakimiyet kuramaz. Bizim buradaki esas sorumluluğumuz, Türkiye topraklarında yetişen fındık ve fıstık gibi katma değerli ürünleri daha işlenmiş, inovatif formüllerle son tüketiciye sunmaktır. Türkiye, fındık üretiminde yüzde 80-90 dünya payına sahipken bu oran gerilemiştir; sektör olarak tarımsal ürünlerimize daha fazla Ar Ge ve katma değer eklemek için çalışıyoruz.”
Yapay zekânın (AI) iş gücünü yok edeceği yönündeki kaygıların yersiz olduğunu, aksine verimliliği artırarak şirketi büyütecek bir kaynak olarak gördüklerini belirten Erdoğan Çoban, vizyonlarını şöyle paylaştı: “Yapay zekâyı ve otonom ajanları şirketimizin satış-pazarlama gücünü büyütmek için kurguluyoruz. Tıpkı daha önce 250 kişinin çalıştığı depomuzu, el değmeyen 30 bin palet kapasiteli ‘Karanlık Depo’ya dönüştürdüğümüzde çalışanları mızı işten çıkarmayıp daha nitelikli mühendislik ve operasyon kadrolarına kaydırdığımız gibi… Şirketimiz o dönem otomasyona geçerken 1000 kişilik kadroya sahipti, bugün bu sayı 3 bin kişiye ulaştı. Yapay zekâ rutin ofis işlerini ve malzemeyi taşıma gibi ağır işleri devralacak. Bilgisayarını açıp rutin iş yapan çalışma arkadaşımızı alıp, şirketimizin nerede katma değer ve büyümeye ihtiyacı varsa oraya aktaracağız. Robotik sistemler ve yapay zekâ istihdamı daraltmaz, bilakis nitelikli insan kaynağı ihtiyacını ve operasyonel hacmi büyütür.”
Tüm operasyonel adımların çevre bilinci ve sürdürüle bilirlik ilkelerine dayandığını belirten Çoban, iş modelini şu verilerle özetliyor: “Tüm fabrikalarımızda sıfır atık prensibiyle çalışıyor; karbon emisyonunda 216 bin ağacın kurtarılmasına eş değer devasa bir çevreci koruma kalkanı uyguluyoruz. Ayrıca inovasyonumuzu korumak adına patent süreçlerimize odaklanıyoruz. Biri Gaziantep’te diğeri İstanbul’da olmak üzere gıda sektöründe 2 farklı lokasyonda Ar-Ge merkezine sahip ilk şirketiz. Gıda sektörünün uluslararası patent şampiyonuyuz; bünyemizde 35 tescilli uluslararası patent bulunuyor. Avrupa şekerleme sektörünün en büyük ödülü olan Professional Excellence ‘Bakır Kazan’ ödülünü Türkiye’ye getirmiş bir şirket olarak, küresel standartlardaki çevreci ve sürdürülebilir üretim vizyonumuzu tavizsiz ilerletiyoruz.”

Dijitalleşmenin tüm tedarik zincirini şeffaflaştırdığını belirten Erdoğan Çoban, yeni perakende düzenini şöyle yorumluyor: “E-ticaret ve dijital kanallar, tedarik zincirimizin hızını ve şeffaflığını artırdı. Ürünlerimiz dijital paneller üzerinden anbean takip ediliyor. Dünyanın en büyük perakende devleri Amazon, Lidl ve Walmart ile çalışıyoruz. Amazon’da Biscolata markamız en çok satılan ürünler arasında zirveyi zorluyor ve ‘Top Cookie’ (En İyi Kurabiye) seçiliyor. Küresel zincirlerin habersiz gerçekleştirdiği uluslararası hijyen ve kalite dene timlerinin tamamından 100 üzerinden 98 gibi rekor puanlar alarak AA ve High Level kategorilerinde tescilleniyoruz. Dijitalleşme, gelenekseli öldürmüyor; aksine geleneksel perakendeyi daha öngörülebilir, standartları yüksek ve global ölçekte denetlenebilir bir yapıya kavuşturuyor.”
Son 5 yılda cirolarını 300 milyon dolardan 650 milyon doların üzerine çıkararak iki kat büyüttüklerini dile getiren CEO Çoban, sözlerini şöyle noktaladı: “Şölen finansal yapısı son derece sağlam, özkaynaklarıyla büyüyen bir güçtür. 36 yıldır kazandığımız paranın yüzde 90’ından fazlasını yine bu topraklara, fabrikalarımıza yatırdık. Son 36 yılda toplamda 1.2 milyar dolarlık yatırımı ülkemize kazandırdık. Tonaj bazında son beş yılda yüzde 40 büyüdük. Yeni fabrikamız, yapay zekâ destekli üretim altyapımız ve inovatif ürün kategorilerimizle birlikte 2030 yılında 1.2 milyar dolar ciro hedefine kararlılıkla yürüyoruz. Amacımız sadece kendi sektörümüzde dünyanın ilk 10 çikolata devi arasına adımızı yazdırmak ve Türkiye’nin üretim bayrağını 5 kıtada gururla dalgalandırmaya devam etmektir.”
EKONOMİ
6 gün önceEKONOMİ
15 gün önceGÜNDEM KORİDORU
21 gün önceGÜNDEM KORİDORU
21 gün önceGÜNDEM KORİDORU
23 Temmuz 2026GÜNDEM KORİDORU
23 Temmuz 2026GÜNDEM KORİDORU
23 Temmuz 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.