Çelik endüstrisinin küresel dönüşümüne yön veren en önemli platformlardan biri olan 3. Yeşil Çelik Zirvesi (Green Steel Summit 2026), SteelData organizasyonu ve Tosyalı Holding ana sponsorluğunda İstanbul’da yapıldı. Çelik sanayicilerinden teknoloji devlerine, kamu temsilcilerinden sürdürülebilirlik uzmanlarına kadar yaklaşık 250 üst düzey ismin katıldığı zirve, Türk çelik sektörünün yeni dünya düzenindeki rotasını belirledi.
Zirvenin açılışında konuşan SteelData Yöneticisi Şahap Ataman, 1 Ocak itibarıyla Avrupa Birliği’ne ihraç edilen her ton çelik için “karbon vergisi” ödenmeye başladığına dikkat çekti. Türkiye’de İş Dünyası’na özel konuşan Ataman, “Artık bu konu sadece bir farkındalık meselesi değil; rekabet gücümüzü ve maliyet yapımızı doğrudan etkileyen en önemli parametre haline geldi. Sektör artık bu durumu göz ardı edemez noktada olduğu için katılım ve nitelik her geçen yıl artıyor” dedi.
Türkiye’nin Çin ve Hindistan gibi dev rakiplerine karşı üretim teknolojisi açısından büyük bir avantaja sahip olduğunu vurgulayan Ataman, şu analizi paylaştı:
“Türkiye, hurdaya dayalı ve daha düşük emisyon yayan elektrik ark ocaklı üretim teknolojisi sayesinde rakiplerinden çok daha iyi bir noktada. Çin ve Hindistan’ın 10-20 yıl sonra ulaşmak istediği teknolojik seviyede biz bugün bulunuyoruz. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ile kuralların yeniden yazıldığı bu dönemde, Türk çelik sektörü mevcut konumunu iyi değerlendirerek bu süreci küresel bir fırsata çevirebilir.”

Zirvenin en önemli çıktılarından biri de sektörler arası iş birliği oldu. Şahap Ataman, çelik sektörünün henüz tam olgunlaşmamış “topyekûn teknoloji değişimi” yerine, şu an için en uygulanabilir çözüm olan yenilenebilir enerjiye yöneldiğini belirtti. Ataman, “Özellikle güneş enerjisi üreticileri ile çelik sektörü arasında yeşil enerjiye geçiş anlamında muazzam bir sinerji oluştu. Ayrıca, SKDM yol haritalarını çizen danışmanlık firmalarıyla kurulan iş birliği, sektörün raporlama ve strateji kurma kabiliyetini artırıyor” şeklinde konuştu.
Yapay zekânın üretim süreçlerine entegre edilmeye başlandığını belirten Ataman, bu teknolojinin elektrik tüketimini düşürmek, atık hızını azaltmak ve verimsiz alanları minimize etmek için aktif olarak kullanıldığını, bunun da sektörün sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağladığını ifade etti.
Zirvenin sonuç bildirgesi mahiyetindeki değerlendirmesinde Ataman, Avrupa Birliği’ndeki rakiplerin milyar dolarlık devlet yardımlarıyla bu dönüşümü gerçekleştirdiğini, Türk üreticilerin ise tamamen kendi imkânlarıyla yarıştığını hatırlatarak, “Bütün zorluklara rağmen Türkiye’nin çelik altyapısı hem Avrupa’dan hem de Uzak Doğu’dan daha iyi durumda. Doğru bir stratejiyle bu dönüşümden dünya çelik sanayisinin daha büyük ve güçlü bir oyuncusu olarak çıkabiliriz.” diye konuştu.
EKONOMİ
5 saat önceEKONOMİ
8 gün önceGÜNDEM KORİDORU
14 gün önceGÜNDEM KORİDORU
22 gün önceGÜNDEM KORİDORU
22 gün önceEKONOMİ
22 gün önceEKONOMİ
23 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.