Teknoloji dünyası, tarihinin en büyük “varoluşsal” tartışmalarından birine sahne oluyor. Yapay zekanın (AI) akıl almaz bir hızla gelişmesi, “Makineler mühendislerin yerini mi alacak?” sorusunu manşetlerden düşürmüyor. Ancak bu tartışma, sanılanın aksine bir bitişi değil, muazzam bir dönüşümü müjdeliyor. Tıpkı buhar makinesinin kas gücünü, bilgisayarın ise hesaplama hızını özgürleştirmesi gibi; yapay zeka da mühendisliği “rutin” olanın prangasından kurtararak “yaratıcı” olanın zirvesine taşımaya hazırlanıyor. İşte akademiden sanayiye, teknolojinin rotasını çizen üç önemli ismin gözünden, mühendisliğin bu bilişsel devrimle nasıl kabuk değiştirdiğine dair çarpıcı analizler…

MEF Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Muhammed Şahin, yapay zekayı “en güçlü asistan” olarak tanımladı. Şahin, asıl değerin artık kod yazmakta değil, denetim mekanizmasında olduğunu şu sözlerle vurguladı:
“Hesap makinesi matematikçiyi nasıl ortadan kaldırmadıysa, yapay zeka da mühendisi yok etmiyor. Değerli olan; doğru soruyu sormak, yapay zekanın ürettiğini eleştirel bir gözle değerlendirmek ve hatayı teşhis edebilmektir. Mühendis artık insan-yapay zeka iş birliğini kuran bir bilişsel yöneticidir.”

TEMPO Çağrı Merkezi’nin kurucusu Cemal Akar, teknolojinin tarihsel gelişimine dikkat çekerek yapay zekayı bir “kaldıraç” olarak niteledi. Akar’a göre mühendisin rolü “uygulayıcı” olmaktan “sistem mimarı” olmaya şöyle evriliyor:
– Buhar makinesi kas gücünü nasıl dönüştürdüyse, yapay zeka da karar verme ve karmaşık veri analizi süreçlerini destekleyerek mühendisliğin etki alanını büyütüyor.
– Rutin görevler otomatikleşirken, mühendisler daha yaratıcı ve stratejik düşünme imkanı buluyor.
– Algoritmaların adilliği ve toplumsal etkileri gibi konular mühendisliğin ayrılmaz bir parçası haline geliyor.

nlksoft Yönetim Kurulu Başkanı Nalan Kurt, 19 yılı aşkın tecrübesiyle konuya “insani dokunuş” perspektifinden yaklaştı. Kurt, yapay zekanın mühendisi “angaryadan özgürlüğe” taşıdığını belirterek şunları söyledi:
“Bir algoritma binlerce opsiyon sunabilir ama hangisinin etik olduğuna insan iradesi karar verir. Yapay zeka en sağlam köprüyü çizebilir ama o projenin toplumsal dokusunu hissedemez. Gelecek, yapay zekayla yarışanların değil, onu bir orkestra şefi titizliğiyle yönetenlerin olacak.”
Üç ismin de ortak paydası; yapay zekanın hızı ile insanın sağduyusu birleştiğinde ortaya çıkacak devasa potansiyel oldu. Artık “Yapay zeka yerimizi alır mı?” endişesinin yerini, “Yapay zekayı bir kaldıraç olarak kullanarak nasıl daha anlamlı bir gelecek inşa ederiz?” vizyonu alıyor.
GÜNDEM KORİDORU
7 gün önceKARİYER
14 gün önceGÜNDEM KORİDORU
15 gün önceEKONOMİ
15 gün önceGÜNDEM KORİDORU
18 gün önceGÜNDEM KORİDORU
20 gün önceGÜNDEM KORİDORU
26 gün önce