DOLAR 43,5042 0.03%
GBP 59,6806 0.1%
EURO 51,4949 0.06%
ALTIN 7.060,812,22
BIST 13.875,321,87%
BITCOIN 3331320-2.76424%
ETH 98966-2.92538%
İstanbul

KAPALI

ÖZEL HABER
Gıdada güvenin iletişimini birlikte yazdılar
Türkiye turizminin yatırım borsası açılıyor

Türkiye turizminin yatırım borsası açılıyor

Geçtiğimiz hafta Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Oya Narin'in ev sahipliğinde Soho Chensery’de gerçekleşen buluşmada, Şubat ayındaki Turizm Yatırım Forumu'nun (TİF) ipuçları verilirken, sektörün en derin meseleleri de masaya yatırıldı. Protokolden güvenliğe, finansmandan markalaşmaya uzanan samimi bir sohbet ortamında turizmin gerçek kodlarını konuşma fırsatı bulduk.

02/02/2026 10:40
Türkiye turizminin yatırım borsası açılıyor

Turizmin sadece “deniz-kum-güneş” ve rekor sayılar olmadığını, arka planında dev bir ekosistem, sayısız hesaplama ve büyük bir inat olduğunu bir kez daha anladığım bir toplantıdaydım. Bir grup gazeteci olarak Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) Başkanı Oya Narin önderliğinde derneğin yönetimi ile bir araya geldik. Amacımız, Şubat ayında düzenlenecek 5. Turizm Yatırım Forumu’na  (TİF) dair hazırlıkları konuşmaktı. Ancak sohbet, marinacılıktaki darboğazlardan, otel kapılarındaki tedarik sıkıntısına kadar, Türkiye turizminin görünmeyen katmanlarında da gezindi.

Toplantı, Oya Narin’in esprili mesajıyla başladı: “Ekonomi falan konuşmayacağız”, ama konuşuldu elbet. Çünkü turizmin her hücresine işlemişti ekonomi. Narin, 5. Turizm Yatırım Forumu’nun hikayesini anlatırken, aslında Türk turizminin evriminin de özetini geçti: 90’lı yılların Berlin’indeki ilk adımlarından, bugün dünya devlerini İstanbul’a getiren bir “networking borsası”na uzanan bir yolculuk… Forum, B2B dediğimiz, yatırımcıyı, finansçıyı, operatörü, mimarı bir araya getiren, işin “alım-satım” ötesindeki stratejik boyutuna odaklanan nadir platformlardan denilebilir.

TTYD TIF 2026 Bulusmasi.jpg

OYA NARİN VE TTYD, TÜRKİYE TURİZMİNİ 2035’E TAŞIYOR

TTYD Başkanı Oya Narin’in sözleri netti: “Biz burada işleri rahatlatmak için bir yatırım ortamı yaratmaya çalışıyoruz.” Bu ifade, sadece bir derneğin faaliyetinden öte, Türkiye turizminin gelecek 10 yılına dair stratejik bir çağrıydı. Narin ve beraberindeki sektörün öncü yatırımcılarının masada anlattığı vizyon, Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi’nin (WTTC) 2025 Türkiye Raporu’ndaki çarpıcı rakamlarla birleştiğinde, ortaya hem fırsatları hem de meydan okumaları net bir şekilde ortaya koyan bir tablo çıkıyor.

TIF: YATIRIMIN NABZINI TUTAN BİR PLATFORM

Oya Narin’in üzerinde ısrarla durduğu Tourism Investment Forum (TIF), artık bir lüks değil, bir zorunluluk. Narin’in de ifade ettiği gibi, “Bu ortam bir nevi borsa gibidir; pazarın görüldüğü, uluslararası zincirlerin trendlerinin anlaşıldığı bir yer.” WTTC verileri bu borsanın ne kadar büyük bir piyasaya hizmet ettiğini gözler önüne seriyor. 2024’te seyahat ve turizme yapılan yatırım 424,6 milyar TL’ye ulaşmış durumda. TIF gibi platformlar, bu devasa yatırım pastasının daha verimli, sürdürülebilir ve katma değerli projelere kanalize olması için kritik bir rol oynuyor. Narin’in “yatırım öncesi, sırası ve sonrası bütün safhalar” vurgusu da, forumun yüzeysel bir tanıtım etkinliği değil, sektörün derinlikli finansman, planlama ve işletme meselelerini masaya yatırdığını gösteriyor.

“PAHALI ÜLKE” ALGISI

Masada en çok konuşulan konulardan biri, Türkiye’nin yurt dışında oluşan “pahalı ülke” algısıydı. TTYD üyesi Bora Ercantürk bunu net bir denkleme oturttu: Geçen yıl, maliyet enflasyonu ile döviz kuru artışı ters yönde hareket etti yani makas açıldı. Oteller doluluk oranları düşünce, kalan odaların fiyatını artırmak zorunda kaldı. Ancak Oya Narin’in vurguladığı nokta önemli: “Yabancı için Türkiye hala çok rekabetçi.” İstanbul’un dünya metropolleriyle aynı ligde fiyatlanması anormal değil. Asıl mesele, Antalya’da 150 Euro’ya da, 700 Euro’ya da konaklama sunabilen Türkiye’nin bu çeşitliliği doğru pazarlayamaması.

SABIR, MEVZUAT VE 49 YILLIK TAHSİSLER

Deneyimli bir marinacı olan TTYD Yönetim Kurulu Üyesi Emre Doruk yabancı yatırımcının gözünden bakınca Türkiye’nin zorluklarını sıraladı: “Karmaşık ve uzun imar süreçleri, birden fazla bakanlık ve kurum arasında sıkışan projeler ve en kritiği, 49 yıllık tahsisler…. Uluslararası bir fon, 10-15 yıllık geri dönüşü olan bir yatırım için 5-6 yıl ruhsat beklemek zorunda kalıyor ya da tapusu kısıtlı bir araziye girmek istemiyor. Bu nedenle, yabancı sermaye daha çok “bitmiş ve işleyen” tesisleri satın almayı tercih ediyor.”

Toplantıda konuşan TTYD üyesi Ece Demirpençe de benzer şekilde, istikrar ve öngörülebilirliğin, faiz oranlarından daha önemli olduğunun altını çizdi.

Ali Gureli.jpg

NİTELİKLİ TURİST ARAYIŞI

Toplantıda katılımcıların üzerinde mutabık kaldığı en önemli konulardan biri, artık “kitle turizmi” değil, “nitelikli turist” hedeflemek gerektiğiydi. Başkan Yardımcısı Ali Güreli’nin “turist başına ülke kazanımı” vurgusu bu anlayışın özünü oluşturuyor.

WTTC rakamları da, Türkiye’nin bu geçişte sağlam bir zeminde olduğuna işaret ediyor. Sektörün toplam GSYH katkısı 2024’te 5,0 trilyon TL (yüzde 9,9) ile 2019’a göre yüzde 36,3 büyümüş durumda. Daha da önemlisi, 2025 için bu katkının 5,2 trilyon TL (yüzde 11,9) seviyesine çıkması bekleniyor. Bu büyüme, sadece daha çok turist demek değil, aynı zamanda daha yüksek gelir bırakan bir profil anlamına geliyor. Bu, Türkiye’nin halen güçlü bir tatil destinasyonu olduğunu, ancak kongre turizmindeki (yüzde 6,7) potansiyelin daha da geliştirilebileceğini gösteriyor.

ACININ ARDINDAN GELEN ZORUNLULUK

Sohbetin en sert gerçeklerinden biri, yangın güvenliği yönetmeliği ve 31 Mayıs uzatılan son teslim tarihiydi. Türkiye’deki 1.2 milyon yatağın önemli bir kısmının 2007 öncesi eski yönetmeliğe göre inşa edildiği ve hepsinin modern standartlara uyum sağlamak zorunda olduğuna dikkat çekti Oya Narin.

Bu noktada en büyük darboğazın ise yangına dayanıklı oda kapıları olduğu belirtiliyor. Üretim kapasitesi talebi karşılamakta zorlanıyor. Bu, sadece bir maliyet meselesi değil, ahlaki bir zorunluluk esasında. Neyse ki herkes, geçmişte yaşanan acıların tekrarlanmaması için bu süreci ciddiyetle tamamlamanın peşinde.

TİF’İN YILDIZLARI VE “DESTINATION TÜRKİYE”

Peki, tüm bu zorluklara rağmen Şubat’taki TİF neden bu kadar önemli? Çünkü Forum tam da bu konuları, dünyanın en tepedeki isimleriyle konuşma fırsatı sunuyor. Oya Narin ve Genel Sekreter Öykü Korkmaz’ın listelediği isimler, forumun uluslararası ağırlığını gösteriyor: Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkanı Gloria Guevara Manzo, eski Meksika Turizm Bakanı, devlet başkanlarını taşıyan Orient Express treninin CEO’su, Viking ve Ritz-Carlton kruvaziyer hatlarının üst düzey temsilcileri, İsviçreli efsanevi okul Les Roches’un CEO’su Carlos Diez gibi yıldız isimler iki gün boyunca farklı konu başlıkları ile katılımcılarla buluşacak. TİF bu yıl da Türkiye’nin sadece bir “tatil destinasyonu” değil, bir yatırım ve iş fırsatı destinasyonu olduğunu dünyaya anlatma sahnesi olacağa benziyor. Bu yılki ana tema da net: “Destination Türkiye: Gelin, Yatırım Yapın.”

Ece Demirpence.jpg

İKLİM VE İNSAN: SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN İKİ AYAĞI

Toplantıda Ece Demirpençe’nin değindiği “Sustainability” ve Oya Narin’in vurguladığı “insan kaynağı” sorunu, WTTC raporunun da altını çizdiği iki kritik alan. Rapora göre, Türkiye’de turizm sektörünün enerjisinin yüzde 88,8’i fosil yakıtlardan geliyor. Bu, iklim risklerine karşı kırılganlığı artırıyor. Diğer yandan, sosyal sürdürülebilirlik penceresinden bakıldığında, sektördeki kadın istihdam oranı yüzde 25,8, genç istihdam oranı ise yüzde 15,9. Bu rakamlar, Oya Narin’in “yetişmiş insan kaynağımız yurt dışına gidiyor” uyarısının nesnel bir karşılığı. Yüksek maaşlı istihdamın yüzde 32,1 olması umut verici olsa da, sektörün nitelikli çalışanı çekip tutabilmesi için daha fazla çaba gerekiyor.

Serife Bilgili Ercanturk.jpg

KADIN ELİ VE “YUMUŞAK GÜÇ”

Toplantıda fark edilen bir diğer detay, TTYD yönetimindeki güçlü kadın varlığıydı. Yönetim Kurulu’nun neredeyse yarısı kadınlardan oluşuyor. Bu, sadece bir demokratik temsil meselesi değil, turizmin ruhuna dair bir tespit: “Kadın elinin dokunduğu her şey farklı olur” dedi TTYD Yönetim Kurulu Üyesi Şerife Bilgili Ercantürk.

Ayrıca TTYD Başkan Yardımcısı Ali Güreli’nin vurguladığı “Yumuşak Güç” kavramı, geleceğin turizmini tarifliyor: Sanat, gastronomi, tasarım, kongre kültürü, edebiyat… Deniz-kum-güneşin ötesinde, bu unsurlarla inşa edilen bir deneyim ekonomisi ortaya konuluyor…

“AŞKLA YAPIYOR, SABIRLA BEKLİYORUZ”

Türk turizm yatırımcısı “aşkla girişip, sabırla bekleyen” bir profile sahip. 10-15 yıllık geri dönüşleri göze alıyor, ekonomik dalgalanmalara göğüs geriyor, mevzuat labirentlerinde kaybolmamaya çalışıyor. Şimdi, 2027-2028 sonrası için yeni bir “Turizm Hamlesi” planının şart olduğu konusunda hemfikirler. İspanya ve İtalya gibi ülkelerin turizmi birinci endüstri ilan edip tüm devlet aygıtıyla desteklediği bir dönemde, Türkiye’nin de net, uzun vadeli ve istikrarlı bir yol haritasına ihtiyacı var.

Oya Narin’in dediği gibi: “Hesap üzerine hesap yapan, ama bir sevdalı mantığıyla bu işi yapan insanlarız.”

Şubat’taki TİF, bu sevdalıların, dünyanın akıllı sermayesiyle buluşma noktası olacak. Biz gazeteciler de bu buluşmanın, sadece rakamların değil, vizyonun, kalitenin ve sürdürülebilir bir gelecek için gereken cesaretin konuşulduğu bir platform olmasını umut ediyoruz.

Çünkü turizm, Türkiye’nin kaderinde varsa, bu kaderi şekillendirecek olan, işte bu sofrada oturan, hesabını yaparken yüreği de işin içine katan o “inatçı sevdalılar” olacak.

TURİZM YATIRIM FORUMU’NA DAİR…

Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) raporlarına göre 2025 yılında 11,7 trilyon doları bulan ve 2035 yılında 16,5 trilyon dolara ulaşması beklenen küresel turizm yatırım ekosisteminin en önemli temsilcileri, İstanbul’da bir araya gelecek.

Turizm yatırımlarının en önemli uluslararası platformlarından biri olan Tourism Investment Forum (Turizm Yatırım Forumu) – TIF 2026, 10–11 Şubat 2026 tarihlerinde İstanbul’da Four Seasons Hotel Bosphorus’da düzenlenecek.

Kapsamı, yarattığı etki ve katılımcı profiliyle Türk ve dünya turizmi için önemli bir referans noktası haline gelen forumda, bu yıl da 90 üzerinde konuşmacı, 20’den fazla oturum ve 1500’nün üzerinde üst düzey katılımcı yer alacak.

En az 10 karakter gerekli