DOLAR %
GBP %
EURO %
ALTIN
BIST 12.727,06-1,83%
BITCOIN 3037153-3.40524%
ETH 90691-5.74125%
İstanbul
15°

KAPALI

ÖZEL HABER
Atık yağlara sıkı düzenleme: Lavaboya dökmek yasaklanıyor
Türkiye sanayisinin yarım asırlık şahidi

Türkiye sanayisinin yarım asırlık şahidi

26/03/2026 09:25
Türkiye sanayisinin yarım asırlık şahidi

İmalat sanayinde 45 yıldır varlık gösteren bu markanın hikâyesi, aslında ülke sanayisinin geçirdiği dönüşümün de özeti niteliğinde. 1981 yılında kurulan Tezmaksan, ilk günden bu yana CNC satış, kiralama, servis, teknolojik danışmanlık ve yazılım gibi geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyor. Bugün sektöründe Türkiye’nin lideri, Avrupa’nın ise beşinci büyük markası konumunda. Ancak asıl çarpıcı olan, son yıllarda gerçekleştirdikleri dönüşüm: Makine satan bir şirket olmaktan çıkıp, robotik sistemlerini, yazılım teknolojilerini ve çok eksenli üretim makinelerini geliştiren global bir teknoloji şirketi olma yolunda ilerliyorlar.

Tezmaksan Grup CEO’su Hakan Aydoğdu ile yaptığımız değerlendirmeler, hem şirketin 45’inci yılındaki vizyonunu hem de Türkiye sanayisinin içinde bulunduğu kritik dönemeci net bir şekilde ortaya koyuyor.

İHRACAT KALKANI VE AKILLI FABRİKA

Küresel ekonomideki dalgalanmalara rağmen Tezmaksan 2025 yılını sürdürülebilir büyümeyle kapattı. 2024 yılı ile benzer ciro seviyelerinde kalırken, ihracat tarafında yakalanan ivme son derece dikkat çekici. Toplam cirosunun yüzde 50’sini ihracattan elde eden şirket, 40’tan fazla ülkeye ulaşmış durumda. ABD, İngiltere ve Almanya en güçlü pazarlar arasında yer alıyor.

Bu başarının arkasındaki en önemli yapı taşlarından biri, Sivas’taki akıllı fabrika yatırımı. Bugüne kadar 15 milyon dolarlık yatırım yapılan tesis, sadece üretim kapasitesini artırmakla kalmamış, aynı zamanda şirketin geliştirdiği otomasyon çözümlerinin kendi süreçlerinde test edildiği bir laboratuvar işlevi görmüş.

CubeBOX™️ robotik otomasyon sistemleri, 2025 yılında 148 adet üretimle şirketin en hızlı büyüyen ürün grubu olmuş. Firmanın bu alandaki 2026 hedefi ise 182 adete varmak. Bu sistemlerin kendi üretim süreçlerine entegrasyonu sayesinde personel verimliliğinde yüzde 6,2, maliyetlerde yüzde 3,7 iyileşme sağlanırken, üretim adedi yüzde 20 artırılmış.

Tezmaksan CEO'su Hakan Aydoğdu

Tezmaksan Grup CEO’su Hakan Aydoğdu

CİRODAN AR-GE’YE ASLAN PAYI

Tezmaksan’ın Ar-Ge yatırımları, şirketin dönüşümünün en kritik ayağını oluşturuyor. 2026 yılında cirosunun yaklaşık yüzde 7’sini Ar-Ge’ye ayırmayı planlayan şirket, robotik otomasyon yazılımları, yapay zekâ destekli üretim çözümleri, dijital ikiz teknolojileri ve üretim simülasyon sistemleri üzerinde yoğunlaşıyor.

Bu çalışmaların somut çıktılarından biri, yüzde 100 yerli bir uzaktan makine takibi yazılımı olan Kapasitematik. CNC makine verimliliği konusunda 40 yıllık bilgi birikimiyle geliştirilen bu yazılıma, yapay zekâ entegre raporlama ve karar alma mekanizmaları eklenerek yeni modüller kazandırılmış.

Belki de en heyecan verici gelişme, Türkiye’de ilk olacak çok eksenli CNC makine projesi. 9 eksenli ilk prototipin sonlandırma aşamasına gelindiği projede, daha ileri aşamada 11 eksenli versiyon üzerinde de çalışılıyor. Seri üretim için ise 2027 yılının dördüncü çeyreği hedefleniyor.

OTOMOTİVDEN SAVUNMAYA NASIL GEÇİLDİ?

Tezmaksan’ın hikâyesini anlatırken, onun hizmet verdiği sanayi ekosistemindeki büyük dönüşümü de göz ardı etmemek gerekir. Aydoğdu’nun aktardığı rakamlar, Türkiye sanayisinin geçirdiği çarpıcı değişimi gözler önüne seriyor.

Avrupa’nın elektrikli araçlara geçiş politikası, Türkiye’nin sanayi lokomotifi olan otomotiv yan sanayisini ciddi anlamda yaraladı. Benzinli ve dizel araçlara parça üreten firmaların makine ihtiyacı azalırken, elektrikli batarya üretiminin fason olarak Çin’e kayması Türkiye’nin bu dönüşümden pay alamamasına yol açtı.

İşte tam bu noktada, Türk sanayicisi rotasını hızla savunma sanayisine çevirdi. Aydoğdu’nun ifadesiyle, makine sattıkları müşterilerin yüzde 65’i otomotivden çıkıp tamamen Ukrayna, Avrupa ve Amerika pazarları için savunma sanayisine evrilmiş. Özellikle mühimmat ile makine-kimya türevleri bu dönüşümde başı çekiyor.

Bu tarihsel bir döngü aslında. Takım tezgahları teknolojisi, dünya savaşlarında hep sıçrama yaşamış. İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’nın teknoloji üstünlüğü, Amerika’nın CNC teknolojisini geliştirmesi, Japonya’nın sektörde yükselişi hep bu döngünün parçaları.

ÇİN REKABETİ VE BÜROKRASİ ENGELİ

Sanayicinin karşı karşıya olduğu bir diğer büyük mesele ise Çin rekabeti. Sadece fiyat kırmak değil, tam otomasyon ve ölçek ekonomisiyle gelen bir rekabet bu. Çin, son 2,5 yılda teknoloji konusunda Tayvan ve Kore’yi geçmiş durumda. Tayvan’da 600 kişiyle üretilen bir makineyi Çin’de tam otomasyonlu karanlık fabrikalarda 200 kişiyle üretebiliyorlar.

Avrupa’nın “Made in Europe” kuralı getirip ek gümrük vergisi koymasıyla Çinliler rotayı Türkiye’ye ve diğer ülkelere çevirmiş durumda. Aydoğdu’nun ifade ettiği gibi, bu noktada Çinlileri yanımıza almaktan başka çare kalmıyor. Tezmaksan’ın Sivas’taki fabrikasında ham maddeyi Çin’den alıp ortak üretim planları yapması da bu gerçekliğin bir yansıması.

Ancak sanayicinin en büyük sorunlarından biri de bürokrasi. Aydoğdu’nun 25 yıllık meslek hayatında görmediği bir tablo var: Teşviki alınmış, parası ödenmiş makinenin sırf maliyeden onay beklediği için gümrükte 12-15 hafta bekletilmesi. KOSGEB başvurularının 6 ay sürmesi, bu sürede döviz kuru artarken teşvikin TL üzerinden verilmesi… Alınan siparişlerin faturalara dönüşememesi, sanayicinin en büyük sorunlarından biri haline gelmiş.

DÜNYANIN TEKNOLOJİ ÜSSÜ OLMAYA ADAY

Tezmaksan, 45’inci yılında 220 çalışana ulaşmış durumda. Çalışanlarının yaklaşık yüzde 40’ı mühendis ve teknik uzmanlardan oluşuyor. 2026 hedefleri arasında; ciroyu yüzde 10-15 artırmak, ihracatın ciro içindeki payını ilave yüzde 5 yükseltmek ve toplam otomasyonlu sistem üretimini 180 adedin üzerine taşımak yer alıyor.

Ancak asıl hedef, Sivas’ta yer alan üretim üssünü dünyanın sayılı teknoloji merkezlerinden biri haline getirmek ve bayi-servis ağını global ölçekte dijitalleştirmek. Söz konusu tesis; uzay sanayisi, sivil havacılık, medikal ve yarı iletkenler gibi hassas üretim gerektiren alanlara teknoloji üretmek üzere, “altın arayanlara kürek satma” mantığıyla müşterilerine rakip olmadan ilerliyor.

Tezmaksan’ın 45 yıllık hikâyesi, bir şirketin dönüşüm hikâyesinden çok daha fazlasını anlatıyor. Türkiye sanayisinin otomotivden savunmaya, geleneksel üretimden yüksek teknolojiye uzanan yolculuğunun, tüm zorluklarına ve kırılmalarına rağmen nasıl ayakta kaldığının ve hatta dönüştüğünün bir özeti.

Belki de en önemlisi, 45 yıldır bu ekosistemin içinde olan bir markanın, geleceği sadece makine üreterek değil, robotik sistemler, yazılım teknolojileri ve çok eksenli üretim makineleri geliştirerek şekillendirme kararlılığı. Tezmaksan’ın 45’inci yılı, Türkiye sanayisinin de bir dönüm noktası. Geride kalan zorlu yıl, sanayicinin ne kadar dayanıklı olduğunu gösterirken, önümüzdeki dönemin de en az geride kalan kadar belirleyici olacağını söylemek mümkün.

En az 10 karakter gerekli