Türkiye’nin enerji stratejisinde kartlar yeniden dağıtılıyor. TPAO’nun, BP Energy Company of Kirkuk Limited (BP ECKL) şirketinin yüzde 15 hissesini satın alarak Kerkük’teki petrol sahalarında ortak çalışma yürütme kararı, sektörde büyük yankı uyandırdı. Dev anlaşmanın perde arkasını, diplomasi trafiğini ve Türkiye’nin enerji geleceğine etkilerini Enerji Uzmanı Altuğ Karataş değerlendirdi.
Anlaşmanın arka planında ciddi bir diplomasi başarısı yattığına dikkat çeken Altuğ Karataş, bölgesel dengelerin ve siyasi engellerin aşılma sürecini şu sözlerle aktardı:
“Bugünlere öyle bir günde gelinmedi. İki hükümet arasındaki yani merkezi Irak hükümeti ile Türkiye arasındaki ve ardından Bölgesel Kürt Yönetimi de dahil olmak üzere siyasi engeller ortadan kaldırıldı. Cumhurbaşkanımız, Dışişleri Bakanımız ve Enerji Bakanımızın katılımıyla çok yoğun bir mekik diplomasisi yürütüldü. Irak Başbakanı Hani el-Sudani’nin de onayı ve Irak heyetinin Türkiye’ye gelmesiyle iş birliği perçinlendi.”
![]()
Kerkük petrolünün dünya pazarlarına ulaştırılmasında yaşanan krizlerin bu anlaşmayı hızlandırdığını belirten Karataş, bölgesel jeopolitiğin projeye etkisini şöyle özetledi:
“İsrail-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı’ndaki kriz bu süreci hızlandırdı. Irak, ürettiği petrolün neredeyse yüzde 30’unu Kuzey (Musul-Kerkük), yüzde 70’ini ise Basra bölgesinden sağlıyor. Hürmüz’deki kriz sebebiyle petrollerini ihraç edemediler. Bu durum, Türkiye ile anlaşma yapmaktan başka bir yol bırakmadı. Sonuçta her iki ülkenin de menfaatleri Kalkınma Yolu Projesi çerçevesinde birleşmiş oldu.”

İki ülke arasındaki boru hattı altyapısının geçmişine ve gelecek hedeflerine değinen Karataş, hattın taşıma kapasitesine ilişkin rakamları vererek, “Türkiye’nin günlük ortalama 1 milyon varillik petrol tüketimi var. 1973’te anlaşması yapılan, 1976 ve 1987’de hatları çekilen bu boru hattı, zamanında 1.5 – 1.6 milyon varile çıkabilecek şekilde dizayn edilmişti. Ancak savaşlar, işgaller ve terör nedeniyle tam kapasite işletilemedi. Son birkaç aydır bu hattan günlük 200-250 bin varil petrol akmaya başladı. İkinci aşamada revizyonlar ve iyileştirmelerle bu rakam 750 bin varile, ardından 1 milyon varile çıkarılacak. Böylece Türkiye, dünyadaki krizlerden etkilenmeden kapı komşusundan günlük ihtiyacı olan 1 milyon varil petrolü alarak arz güvenliğini tamamen garanti altına alacak” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin tek bir kaynağa bağımlı kalmayarak dinamik ve çeşitli bir enerji politikası yürüttüğünü vurgulayan Karataş, “Türkiye tek bir yere bağımlı kalmıyor; kendi üretiyor, Azerbaycan ile Rusya ile anlaşmaları var. Olabilecek tüm kriz senaryolarının A, B, C, D planlarını hazırlıyor. Bu bir çeşitlilik ve güvenlik politikasıdır. Yani Türkiye, bir noktada bölgesel bir enerji marketi haline geliyor” dedi.
Anlaşmanın sadece bir petrol tedariki olmadığını, TPAO’yu küresel ölçekte dev bir aktöre dönüştürdüğünü ifade eden Altuğ Karataş, vizyonu şu sözlerle açıkladı:
“Bu anlaşmayla Milli Enerji Şirketimiz TPAO artık uluslararası küresel lige, yani Şampiyonlar Ligi’ne çıkıyor. Yüzde 15 ortaklık demek; orada yeni kuyuların açılması, sahaların belirlenmesi ve teknoloji transferi demek. Türk mühendisliği ve tecrübesi artık dünyada talep görüyor. Shell ile Bulgaristan’da yapılan ortaklığın ardından Kerkük’teki bu konsorsiyum, TPAO’nun kabul gördüğünün kanıtıdır. Yarın Endonezya’yı, Pakistan’ı, Libya’yı ya da Doğu Akdeniz’i konuşacağız.”

Enerji Uzmanı Altuğ Karataş
TPAO’nun üretim kapasitesini artırma hedeflerine de dikkat çeken Karataş, iki farklı “1 milyon varil” kavramının karıştırılmaması gerektiğini belirterek, “Burada iki tane 1 milyon varil hedefi var. Birincisi Irak’tan Ceyhan’a akıtılacak 1 milyon varil. İkincisi ise Enerji Bakanımız Sayın Alparslan Bayraktar’ın açıkladığı üretim hedefi. TPAO, birkaç yıl içinde yurt içi ve yurt dışında toplam 1 milyon varillik üretim kapasitesine ulaşmayı hedefliyor. Gabar, Diyarbakır ve Van gibi yurt içi sahalardan 500 bin varil, Irak, Libya, Kazakistan ve Somali gibi yurt dışı projelerinden ise 500 bin varil üretim planlanıyor.”

Kamuoyunda en çok merak edilen “Bu anlaşmalar faturalara ya da cebimize hemen yansıyacak mı?” sorusuna da açıklık getiren Karataş, yatırımın uzun vadeli stratejik önemini şu sözlerle anlattı:
“Bu durum bir ev satın almaya benzer. Önce yatırımı yaparsınız, sonra kira geliri elde edersiniz. Orada kuyular açacağız, mühendislerimiz çalışacak ve zamanla yüzde 15’lik geliri elde edeceğiz. Bu; çocuklarımız, gençlerimiz ve ülkemizin 5, 15, 25 yıllık projeksiyonudur. Unutmayalım ki en pahalı enerji, olmayan enerjidir. Bu politikalar sayesinde sanayimizin çarkları durmayacak, evlerimiz soğukta kalmayacak. Vatandaşın cebine en büyük yansıması, enerji bulamama riskinin tamamen ortadan kaldırılmasıdır.”
#Enerji #Petrol
GÜNDEM KORİDORU
14 saat önceEKONOMİ
15 gün önceEKONOMİ
24 gün önceGÜNDEM KORİDORU
30 gün önceGÜNDEM KORİDORU
30 gün önceGÜNDEM KORİDORU
31 Temmuz 2026GÜNDEM KORİDORU
31 Temmuz 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.