DOLAR 46,5998 0.3%
GBP 61,3378 -0.84%
EURO 53,2606 -0.64%
ALTIN 6.294,61-0,79
BIST 14.827,352,82%
BITCOIN 2927713-1.8203%
ETH 79393-1.81301%
İstanbul
23°

KAPALI

ÖZEL HABER
Ömer Koç: Dayanıklılık her şartta istikrarı koruyabilme becerisidir
Savunma sanayinde büyümenin anahtarı tedarik zinciri

Savunma sanayinde büyümenin anahtarı tedarik zinciri

Bain & Company’nin analizi, havacılık ve savunma sanayisinde rekor siparişleri teslimata dönüştürmenin giderek zorlaştığını ortaya koydu. İncelenen 15 programın yaklaşık yüzde 90’ında üretim artışının önündeki temel engel tedarik zinciri kısıtları oldu.

22/09/2026 15:42
Savunma sanayinde büyümenin anahtarı tedarik zinciri

Havacılık ve savunma sanayisinde artan talep, şirketlerin üretim kapasitesini ve tedarikçi ağlarını yeniden şekillendirmesini zorunlu hale getirdi. Bain & Company’nin “Aerospace and Defense: Winning the Race to Scale” başlıklı 2026 analizine göre, ABD ve Avrupa’daki şirketler bazı programlarda üretimi mevcut seviyenin altı katına çıkarmayı hedefledi. Ancak tedarik zincirindeki kapasite yetersizlikleri, bu hedeflere ulaşılmasının önündeki en önemli darboğaz olarak öne çıktı.

Analizde, rekabet avantajının sipariş portföyünün büyüklüğünden üretimi hızla artırabilme ve teslimatları zamanında gerçekleştirebilme yetkinliğine kaydığı belirtildi.

REKOR SİPARİŞLER TESLİMATLARA AYNI HIZDA YANSIMADI

Bain & Company’nin değerlendirmesine göre, sektörün sipariş birikimi tarihî seviyelere ulaşırken üretim artışı talebin gerisinde kaldı. Bu durumun mühimmat stoklarının yenilenmesini zorlaştırdığı, havayollarının filo genişletme planlarını geciktirdiği ve tedarikçiler arasındaki rekabeti artırdığı kaydedildi.

Analizde Boeing’in sipariş birikiminin 695 milyar dolara yükseldiğine, Avrupa merkezli füze üreticisi MBDA’nın sipariş birikiminin ise yaklaşık sekiz yıllık gelirine denk geldiğine dikkat çekildi. Lockheed Martin’in füze ve atış kontrol sistemleri bölümünde de rekor teslimatlara rağmen sipariş birikiminin bir yılda yüzde 20 arttığı belirtildi.

Siparişlerle üretim arasındaki farkın yapısal bir sorun haline geldiği vurgulanan analizde, güçlü talebin ancak yeterli üretim ve tedarik kapasitesiyle ekonomik kazanıma dönüşebileceği ifade edildi.

savunma-sanayi- TÜRKİYEDE İŞ DÜNYASI

Bain & Company Ortağı Armando Guastella

“SORUN ARTIK TALEBİ ZAMANINDA KARŞILAYABİLMEK”

Bain & Company Ortağı Armando Guastella, şirketlerin büyüme hedefleriyle tedarik zincirinin mevcut kapasitesi arasındaki farkı şöyle değerlendirdi.

“Şirketler üretim kapasitelerini mevcut seviyelerinin altı katına kadar çıkarmayı hedeflerken, incelediğimiz programların yaklaşık yüzde 90’ında tedarik zinciri kısıtları bu büyümenin önündeki en önemli engel olarak öne çıkıyor. Sorun artık talep yaratmak değil; bu talebi zamanında, güvenilir ve sürdürülebilir şekilde karşılayabilecek bir üretim ekosistemi oluşturabilmek.”

Darboğazın aşılması için ana üreticilerin kendi tesislerine yapacakları yatırımların yeterli olmayacağını belirten Guastella, tedarikçilerle uzun vadeli iş birliklerinin önemini vurguladı.

“Tedarikçilerle uzun vadeli iş birlikleri kurulması, kapasite yatırımlarını destekleyecek çok yıllı taahhütlerin verilmesi ve değer zincirindeki tüm paydaşların ortak bir plan doğrultusunda hareket etmesi gerekiyor. Sektörde rekabet avantajını belirleyecek unsur yalnızca üretim kapasitesi değil; dayanıklı, esnek ve ölçeklenebilir bir tedarik zinciri kurabilme yetkinliği olacak.”

DARBOĞAZ ALT KADEME TEDARİKÇİLERE UZANDI

Araştırmada, ticari havacılık ve savunma programlarının eş zamanlı büyümesinin aynı alt kademe tedarikçiler üzerindeki baskıyı artırdığı belirtildi. Birden fazla üreticiye hizmet veren tedarikçilerin, tek bir müşterinin planlarında görünenden çok daha yüksek toplam taleple karşılaştığına dikkat çekildi.

Katı yakıtlı roket motorları, bu sorunun belirginleştiği kritik bileşenler arasında gösterildi. Analizde, ABD’de 10’dan fazla füze programına üretim sağlayan L3Harris’in roket motoru kapasitesini altı katına çıkarma çalışmasına yer verildi. Bununla birlikte programların farklı teknik gereksinimleri ve sertifikasyon süreçlerinin, üretim artışından beklenen verimlilik kazanımlarını sınırladığı kaydedildi.

ÜRETİM ARTIŞI MALİYET BASKISI YARATABİLİYOR

Analiz, daha yüksek üretim hacminin her koşulda daha düşük birim maliyet anlamına gelmediğini de ortaya koydu. Yeni üretim hatlarının ilave yatırım gerektirdiği, işletme sermayesi ihtiyacını artırdığı ve ekiplerin yeni süreçlere uyum sağlamasının zaman aldığı belirtildi.

Mühendislik değişiklikleri, yoğun dokümantasyon ve değişen teslimat takvimlerinin yüksek hacimli üretimde verimsizlik yaratabildiği ifade edildi. Bu maliyetlerin mevcut sözleşmelere yansıtılamadığı durumlarda ise tedarikçilerin teslimat hedefleriyle kârlılıklarını koruma arasında zorlandığı vurgulandı.

Kapasite yatırımlarını yavaşlatan bir diğer unsurun talep belirsizliği olduğu kaydedildi. Savunma bütçelerinin dönemsel yapısı ve değişebilen önceliklerin uzun vadeli planlamayı güçleştirdiği, ticari havacılıkta ise yatırımı destekleyecek hacim garantilerinin sağlanmasında güçlük yaşandığı belirtildi.

KAPASİTE ARTIŞI İÇİN DÖRT ÖNCELİK

Bain & Company, şirketlerin tedarikçi kapasitesini stratejik bir rekabet unsuru olarak değerlendirmesi gerektiğini belirterek dört öncelik sıraladı.

İlk olarak hurda oranlarının azaltılması, kalitenin iyileştirilmesi ve stok yapısının yeniden düzenlenmesi yoluyla mevcut operasyonlardan daha fazla kapasite elde edilmesi önerildi.

İkinci başlıkta, tedarikçiler üzerindeki gereksiz süreç yükünün azaltılması ve ortak yatırımların artırılması öne çıktı. GE Aerospace’in 2026’da tedarikçilerine 100 milyon doların üzerinde yatırım yapma kararı bu yaklaşımın örnekleri arasında gösterildi.

Üçüncü olarak, kapasite yatırımlarını destekleyecek güvenilir ve uzun vadeli sipariş hacmi taahhütlerinin önemi vurgulandı. MBDA’nın sipariş öncesinde stok üretimine başlaması ve bu kapsamda 1 milyar avroluk yatırım yapması dikkat çekici uygulamalar arasında yer aldı.

Son başlıkta ise yapay zekâ destekli tahminleme ve dijital ikiz teknolojilerinin, darboğazların erken belirlenmesi ve kapasite planlamasının iyileştirilmesindeki rolüne işaret edildi.

Analizde, önümüzdeki dönemde mühendislik kabiliyetlerini güçlü tedarikçi ağlarıyla destekleyen ve üretimini hızla artırabilen şirketlerin kalıcı rekabet avantajı elde edeceği öngörüldü.

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.