Sanayide yeşil dönüşüm, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve düşük karbonlu üretim modelleri günümüz üretim ekosisteminin en kritik başlıkları arasında yer alıyor. Küresel iklim gündemi ve COP süreçleriyle birlikte üretim yapan şirketlerin yalnızca ekonomik performansları değil, çevresel etkileri de belirleyici hale geliyor. Türkiye’nin tarıma dayalı en köklü sanayi gruplarından biri olan Sunar Yatırım, bu dönüşümün Türkiye’deki örnek modellerinden biri olarak öne çıkıyor.
Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, Yeşil İş Platformu’nun COP31 çerçevesinde Adana’da düzenlediği konferansa konuşmacı olarak katılarak, sanayideki dönüşümün üretimin geleceği üzerindeki etkisini değerlendirdi. Çomu, sanayide karbon azaltımı, enerji dönüşümü, döngüsel ekonomi ve yeşil finansman başlıklarının ele alındığı konferansta şirketin entegre üretim modeli, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve biyoendüstriye dönüşüm stratejilerini paylaştı.
Konuşmasında Sunar Yatırım’ın dönüşüm hikayesini anlatan Mustafa Nuri Çomu, şirketin üretim modelini şu sözlerle özetledi:
“Sunar Yatırım olarak yapımızı Çukurova’dan dünyaya uzanan entegre bir biyoendüstri yolculuğu olarak görüyoruz. 1974 yılında başlayan üretim serüvenimiz bugün 6 kıtaya yayılan, 120’den fazla ülkeye ihracat yapan bir yapıya dönüştü. Bizim yaklaşımımız yalnızca tarımsal hammaddeleri işlemek değil; onları gıda, kimya, ilaç ve biyoplastik gibi farklı alanlarda yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmektir.”
Sürdürülebilirliğin şirket stratejisinin merkezinde yer aldığını vurgulayan Çomu; enerji verimliliği, su yönetimi, atık geri kazanımı ve ambalaj optimizasyonu gibi tüm süreçleri birbirine entegre bir sistem olarak ele aldıklarını belirtti.
Konferansta Sunar Yatırım’ın sürdürülebilirlik stratejisinin; yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği çalışmaları ve döngüsel üretim yaklaşımı olmak üzere üç ana eksende yürütüldüğü ifade edildi. Şirketin yeşil enerji ve çevre odaklı performans verileri ile gelecek hedefleri şu şekilde paylaşıldı:

Konferansta Sunar NP’nin biyoplastik alanındaki çalışmaları, sanayi ölçeğinde uygulanabilirlik ve dönüşüm kapasitesi açısından da değerlendirildi. Biyoplastik dönüşümünü “alternatif bir ürün geliştirme süreci” değil, doğrudan sanayinin üretim altyapısını etkileyen stratejik bir alan olarak tanımlayan Mustafa Nuri Çomu, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Petrol bazlı plastiklere alternatif olarak geliştirilen biyobozunur biyopolimerleri yalnızca çevresel bir çözüm değil, sanayiyle uyumlu, üretim hatlarına entegre edilebilir bir teknoloji olarak ele alıyoruz. Biz biyoplastikleri geleceğin üretim standardını şekillendiren temel yapı taşlarından biri olarak görüyoruz. Bu dönüşüm artık bir tercih değil, sanayinin kaçınılmaz yönüdür.”
Sunar NP’nin W-Natural ürün grubunun ambalaj, e-ticaret, perakende ve endüstriyel uygulamalarda yaygın şekilde kullanıldığına dikkat çekildi. Bu ürünlerin 90 ila 180 gün içerisinde biyolojik olarak çözünerek mikroplastik oluşumunu engellediği ve döngüsel ekonomiye doğrudan katkı sunduğu belirtildi.
#SunarYatırım #Sürdürülebilirlik #YeşilDönüşüm #COP31 #Biyoendüstri #GüneşEnerjisi #GES
EKONOMİ
16 gün önceEKONOMİ
24 gün önceGÜNDEM KORİDORU
25 Mayıs 2026GÜNDEM KORİDORU
25 Mayıs 2026GÜNDEM KORİDORU
25 Mayıs 2026EKONOMİ
25 Mayıs 2026EKONOMİ
25 Mayıs 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.