Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikler 1 Ağustos itibarıyla yürürlüğe girdi. Yapay zekâ kullanımından influencer iş birliklerine, çocukların kişisel verilerinin korunmasından çevresel beyanlara ve tüketici yorumlarına kadar dijital pazarlamanın tüm alanları sıkı bir hukuki denetim altına alındı. Reklam Kurulu’nun mevzuata aykırı uygulamalara yönelik idari para cezalarının 99 bin TL’den başlayıp 39 milyon TL’ye kadar uzanması, iş dünyasında hukuki uyumun önemini artırdı. Reklam yayınının durdurulması, erişimin engellenmesi ve düzeltme yayını gibi ek yaptırımlarla desteklenen bu yeni süreç, şirketlerin iç denetim ve operasyonel risk yönetimini doğrudan etkiliyor. Konunun hukuki ve ticari boyutlarını değerlendiren KYO Legal Hukuk Bürosu Ortak Avukatları Furkan Ökse ve Gamze Müge Kan, şirket birleşmelerinden kripto varlıklara, girişim sermayesi yatırımlarından influencer ve ajans sözleşmelerine kadar geniş bir yelpazedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yeni yönetmelikle birlikte yapay zekâ tarafından oluşturulan reklam içeriklerinde bilgilendirme zorunluluğu getirildiğini vurgulayan KYO Legal Hukuk Bürosu Ortak Avukatı Furkan Ökse, “1 Ağustos’ta yürürlüğe giren yeni reklam düzenlemesi ajans, marka ve influencer arasındaki ilişkileri temelden değiştirdi. Artık yapay zekâ ile üretilen içeriklerin açıkça bildirilmesi gerekiyor. Bireylerin yapay zekâ ile birebir kopyasını oluşturup onları konuşturmak ise tamamen yasaklandı” ifadelerini kullandı. Aykırılık halinde doğacak cezai sorumlulukların sözleşmelerle net biçimde dağıtılması gerektiğine işaret eden Ökse, sözleşmelerin stratejik önemini şu sözlerle açıkladı: “Reklam Kurulu ceza kestiğinde yaptırımın muhatabı doğrudan ilgili idari süreç olur. Ancak sorumluluğun kime ait olduğu marka, ajans ve influencer arasındaki sözleşmelerle belirlenmelidir. Masada 39 milyon liraya varan bir idari yaptırım riski var. Bu durum sözleşmeleri altın değerine çıkardı. Taraflar kendi sorumluluk sahaları dahilinde sınırsız rücu mekanizmaları kurabilir. Ancak bir influencer’ın tek bir hatalı paylaşımı yüzünden markanın tüm reklam cezasını ona yüklemek gibi aşırı hükümler genel hukuk ilkelerine aykırı olacağı için geçersiz sayılır. Bu yüzden sorumluluk sahası sözleşmelerde milimetrik olarak çizilmeli.” Çocukların verileri üzerinden yürütülen hedefli reklamcılığın tamamen yasaklandığını hatırlatan Ökse, “greenwashing” yani çevresel beyanlar konusuna da dikkat çekerek, “Artık ‘karbon nötr’ veya ‘doğaya zarar vermez’ gibi ifadeleri kullanmak için bağımsız laboratuvarlar ya da akredite kurumlardan belge almak zorunlu hale geldi. Hediye veya ücret karşılığı yapılan influencer paylaşımlarında ‘iş birliği’ etiketinin kullanılması da resmi bir zorunluluktur” açıklamasında bulundu.

Dijitalleşme ve yapay zekâ kullanımının şirket birleşmeleri ve satın almalarındaki (M&A) hukuki risk boyutunu değiştirdiğini aktaran KYO Legal Hukuk Bürosu Ortak Avukatı Gamze Müge Kan, yatırımcıların inceleme kriterlerini genişlettiğini belirtti. İnceleme süreçlerinde veri güvenliğinin belirleyici unsur olduğunu vurgulayan Kan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Yatırımcılar eskiden sadece müşteri sözleşmelerine ve finansal tablolara bakardı. Şimdi ise şirketin veri envanteri, KVKK uyumu ve kullandığı yapay zeka modelleri inceleme listesinin ilk sırasına yerleşti. Birçok yapay zekâ modeli yurt dışı merkezli veritabanlarını kullanıyor. Anonimleştirilmemiş verilerin bu sistemlere yüklenmesi, hukuka aykırı bir yurt dışı veri aktarımı doğuruyor. Sırf bu veri ihlalleri ve KVKK uyumsuzlukları nedeniyle yatırımcıların masadan kalktığını ve satın alma süreçlerini veto ettiğini görüyoruz.”

KYO Legal Hukuk Bürosu Ortak Avukatı Gamze Müge Kan
Girişim sermayesi yatırımlarında regülasyon uyumunun temel değerlendirme kriterlerinden birine dönüştüğünü ifade eden KYO Legal Hukuk Bürosu Ortak Avukatı Gamze Müge Kan, Girişim Sermayesi Yatırım Fonları’nın (GSYF) yaklaşımını detaylandırdı: “GSYF’lere sadece para koyan nitelikli yatırımcılar bu detaylı incelemeleri yapmaz. Ancak fonu yöneten profesyonel ekipler, yatırım yapacakları girişimin tüm vergi, operasyon ve reklam süreçlerini derinlemesine inceler. Günümüzde dijital pazarlama ve influencer iş birlikleri olmadan büyümek imkansız. GSYF ekipleri, girişimlerin ajans ve influencer sözleşmelerini inceleyerek ileride bir idari para cezası riski olup olmadığını analiz eder. Eğer mevzuata uyum tarafında çok fazla ‘kırmızı bayrak’ tespit edilirse, yatırımcı o girişimden tamamen vazgeçebilir.”

KYO Legal Hukuk Bürosu Ortak Avukatı Furkan Ökse
Şirketlerin kripto varlıkları bilançolarına kaydetme veya ayni sermaye olarak koyma taleplerindeki hukuki boşluklara değinen Avukat Furkan Ökse, mevcut mevzuatın pratik uygulamadaki engellerine dikkat çekti. Türk Ticaret Kanunu (TTK) açısından konuyu inceleyen Ökse, şu detayları aktardı: “Mevcut Türk Ticaret Kanunumuzda kripto varlıkların bilançoya kaydedilmesi veya ayni sermaye olarak getirilmesinin önünde teorik bir engel bulunmuyor. Değerleme yapılarak şirkete dahil edilmeleri teorik olarak mümkün. Ancak pratikte ciddi engellerle karşılaşıyoruz. Kripto varlıklar hukuken bir ‘fiat’ yani itibari para birimi olarak değil, ‘gayri maddi varlık’ olarak tanımlanıyor. Gayri maddi varlık dahi olsa değer tespiti yapılarak bilançolaştırılması yorum ve yönetmelik değişiklikleriyle mümkün kılınabilir. Ancak ticaret sicillerinin ve mevcut uygulamanın güncel yaklaşımında, ek hukuki düzenlemeler yapılmadan kripto varlıkların ayni sermaye olarak konulması pratik olarak mümkün görünmüyor.” Reklam, veri koruma, yapay zekâ ve finansal teknolojiler alanındaki bu dönüşüm, şirketlerin ticari faaliyetlerini sürdürürken hukuki danışmanlık mekanizmalarını tüm süreçlerine entegre etmelerini zorunlu kılıyor.
GÜNDEM KORİDORU
25 gün önceGÜNDEM KORİDORU
14 Ekim 2026EKONOMİ
14 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
14 Ekim 2026EKONOMİ
14 Ekim 2026SPOR
14 Ekim 2026EKONOMİ
14 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.