DOLAR 46,5998 0.3%
GBP 61,3378 -0.84%
EURO 53,2606 -0.64%
ALTIN 6.294,61-0,79
BIST 14.827,352,82%
BITCOIN 2927713-1.8203%
ETH 79393-1.81301%
İstanbul
23°

KAPALI

ÖZEL HABER
Türk mobilyası küresel rekabette tasarımla güçlenecek
Nehir kıyısında yeni konut fırsatı

Nehir kıyısında yeni konut fırsatı

Londra’nın South Bank bölgesinde Southbank Place’in son binası olarak satışa sunulan SEVEN, Thames Nehri manzarası, merkezi konumu ve üst segment yaşam olanaklarıyla öne çıkıyor. Türk yatırımcıların Londra’daki yeni konut projelerine ilgisinin arttığı dönemde SEVEN, yaşam ve yatırım amacıyla dikkat çeken seçeneklerden biri olarak gösteriliyor.

08/09/2026 15:57
Nehir kıyısında yeni konut fırsatı

Qatari Diar ile Canary Wharf Group’un (CWG) ortak girişimi Braeburn Estates tarafından geliştirilen 1 milyar sterlin değerindeki Southbank Place projesinin son binası SEVEN, South Bank bölgesinin dönüşümünü tamamlayan yapı olarak konumlanıyor.

Stanton Williams Architects tarafından tasarlanan SEVEN, komşusu Royal Festival Hall ve Southbank Centre’ın karakteristik mimarisinden ilham alırken, bu yaklaşımı çağdaş bir tasarımla yeniden yorumluyor.

Projede 92 daire ve penthouse bulunuyor. Bir yatak odalı dairelerin fiyatları 1,7 milyon sterlinden başlarken, özel tasarlanan dört yatak odalı bir penthouse yaklaşık 20 milyon sterlin bedelle satışa sunuldu. Yılın ilerleyen dönemlerinde üç özel penthouse’un daha satışa çıkarılması planlanıyor.

TÜRK YATIRIMCILARIN LONDRA İLGİSİ ARTIYOR

SEVEN’ın merkezi konumu, ulaşım bağlantıları, eğitim ve kültür kurumlarına yakınlığı ile üst segment yaşam olanaklarının, Türk yatırımcıların Londra’daki gayrimenkul tercihleriyle örtüştüğü belirtiliyor.

Savills verilerine göre Türk alıcılar, 2025 yılında şirketin uluslararası ekipleri aracılığıyla gerçekleştirilen Londra’daki yeni konut satışlarının yüzde 19,5’ini oluşturdu. 2024 yılına göre yükselen bu oran, Türkiye’nin Londra konut piyasasındaki aktif uluslararası pazarlardan biri olduğunu ortaya koyuyor.

Londra’daki gayrimenkul değerlerinin 2005’ten bu yana sterlin bazında yüzde 117, Türk lirası bazında ise yüzde 5.000’in üzerinde artış göstermesi de yatırımcıların uzun vadeli değer artışına yönelik ilgisini destekliyor.

Prime Londra’da Türk alıcıların ortalama yatırım tutarının yaklaşık 1 milyon sterlin seviyesinde olduğu belirtilirken, özellikle iki yatak odalı daireler yaşam, yatırım ve Londra’da eğitim gören çocukların konaklaması amacıyla tercih ediliyor.

EĞİTİM VE YATIRIM BİR ARADA

Londra’nın sunduğu eğitim olanakları, Türk ailelerin gayrimenkul tercihinde önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.

Türk yatırımcıların, çocuklarının eğitim sürecinde kullanabileceği iki yatak odalı daireleri tercih ettiği, eğitim sonrasında ise bu mülkleri sterlin bazında kira geliri sağlayan bir yatırıma dönüştürebildiği ifade ediliyor.

JLL Residential Türkiye Pazarından Sorumlu Yasemin Öztürk, Türk sermayesinin Londra’da yöneldiği bölgelerde değişim yaşandığına dikkat çekerek, geleneksel servet sahiplerinin Knightsbridge ve Mayfair gibi bölgeleri tercih etmeye devam ettiğini, daha genç nesil Türk alıcıların ise Southbank, Nine Elms ve King’s Cross gibi dönüşüm odaklı bölgelere yöneldiğini belirtiyor.

Öztürk’e göre bu bölgeler, sundukları gelişim potansiyeli, dünya standartlarındaki olanaklar ve metrekare başına daha avantajlı değerleriyle Londra’nın geleceğine yatırım yapmak isteyen alıcıların ilgisini çekiyor.

THAMES MANZARALI ÇAĞDAŞ YAŞAM

SEVEN’daki dairelerin büyük bölümü Thames Nehri’ne bakacak şekilde konumlandırılıyor. Geniş ve açık planlı yaşam alanları, yerden tavana uzanan pencereler ve geniş balkonlar sakinlere Londra’nın ikonik manzaralarını izleme imkânı sunuyor.

Dairelerden London Eye, Thames Nehri, Parlamento Binası ve Big Ben gibi şehrin simge yapıları görülebiliyor.

SEVEN’ın iç mimarisi ve temel tasarımı ise ödüllü Albion Nord tarafından hazırlandı. Projenin sakinleri ayrıca 17 bin metrekarelik özel sağlık kulübüne doğrudan erişim sağlayabiliyor.

Goddard Littlefair tarafından tasarlanan ve Educated Body tarafından işletilen sağlık kulübünde 25 metrelik yüzme havuzu, buhar odaları, saunalar, spor salonu, özel egzersiz stüdyoları, dinlenme alanları, terapi odaları, kuaför ve güzellik salonu gibi olanaklar bulunuyor.

SANAT VE KÜLTÜRÜN MERKEZİNDE

1951 Britanya Festivali’ne ev sahipliği yapan tarihi bölgede konumlanan Southbank Place, sanat ve kültürü projenin önemli unsurlarından biri olarak öne çıkarıyor.

Projede Festival of Britain döneminden günümüze ulaşan üç önemli heykel korunurken, festivalin 75. yıl dönümü ve SEVEN’ın tamamlanması kapsamında sanatçı Paul Catherall’ın South Bank’ın atmosferini yansıtan iki özel baskı eseri de sergileniyor.

SEVEN’ın mimarisi, Shell Centre dönüşüm projesinin dikey yapısıyla Hungerford Köprüsü’nün diğer tarafındaki South Bank sanat bölgesinin daha yatay ve kamusal ölçeği arasında geçiş sağlayacak şekilde tasarlandı.

LONDRA’NIN MERKEZİNE GÜÇLÜ ULAŞIM BAĞLANTISI

5,25 dönümlük arazi üzerinde geliştirilen Southbank Place; mağaza, restoran, kafe ve sosyal yaşam alanlarının yanı sıra Londra Metrosu’na doğrudan erişim sağlayan özel bir girişe de sahip.

Royal Festival Hall, Southbank Centre, National Theatre ve The Old Vic gibi önemli kültür ve sanat kurumlarının yakınında bulunan proje, Londra’nın merkezi bölgelerine erişim açısından da avantaj sağlıyor.

Southbank Place’ten Waterloo İstasyonu’na ve Londra Metrosu’nun Jubilee, Northern ve Bakerloo hatlarına doğrudan ulaşılabiliyor. Proje aynı zamanda Londra’nın önemli simge yapıları, alışveriş bölgeleri ve King’s College London ile University College London gibi önde gelen eğitim kurumlarına yürüme mesafesinde bulunuyor.

SOUTHBANK PLACE’İN DÖNÜŞÜM HİKÂYESİ

Qatari Diar Europe ve Canary Wharf Group’un ortak girişimi Braeburn Estates tarafından geliştirilen Southbank Place, ikonik Shell Tower çevresinde kapsamlı bir karma kullanımlı proje olarak hayata geçirildi.

Projenin son binası olan SEVEN ile South Bank’ın nehir kıyısı yaşamı, kültür, sanat, ulaşım ve üst segment konut anlayışının aynı noktada buluşturulması hedefleniyor.

Canary Wharf Group ise Avrupa’nın en büyük kentsel dönüşüm projelerinden Canary Wharf’ın geliştiricisi olarak yaklaşık 9 milyon metrekarelik karma kullanımlı alan geliştiriyor. Şirketin portföyünde konut, ofis, perakende ve sosyal yaşam alanlarının yanı sıra yeşil alanlar ve ulaşım bağlantıları da bulunuyor.

Şirket, sürdürülebilirlik kapsamında 2012 yılından bu yana kullandığı elektriğin tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağladığını ve Eden Project ile doğa ve insanlar için yeni alanlar oluşturulmasına yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirtiyor.

Canary Wharf bünyesinde 80’in üzerinde bar, kafe ve restoran ile 320’den fazla mağaza bulunurken, bölge 2024 yılında perakende alanlarında 72 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlayarak en yüksek yıllık ziyaretçi sayısına ulaştı.

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.