Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ticari ilişkilerde yeni bir dönüm noktasına giriliyor. Brüksel yönetiminin son yıllarda menşe uygulamaları ve korumacılık odaklı yeni mekanizmalarla kamu alımlarını yerli sanayi politikasının bir parçası haline getirmesi, Türk şirketlerinin Avrupa’daki ihalelere katılımını zorlaştırıyordu. Ankara, bu engelleri aşmak adına stratejik bir hamleye hazırlanıyor. Önümüzdeki hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine gelmesi planlanan torba yasa teklifiyle, kamu alımları mevzuatında uluslararası gerekliliklerle uyumlu ve karşılıklılık esasına dayanan köklü bir reform hayata geçirilecek.
Hazırlanan yeni yasal düzenleme kapsamında, Kamu İhale Yasası’na eklenecek bir madde ile Avrupa pazarında Türk üreticilerin karşılaştığı dezavantajların ortadan kaldırılması amaçlanıyor. Yeni model uyarınca, Türkiye’deki kamu ihalelerinde yerli istekliler ile yerli malı teklif edenlere tanınan hak, muafiyet ve avantajlar; AB üyesi ülkelerde yerleşik isteklilere ve AB menşeli ürünlere de mütekabiliyet (karşılıklılık) esasları çerçevesinde sunulabilecek. Bu karşılıklılık dengesinin sınırlarını ve uygulama koşullarını belirleme konusunda ise Cumhurbaşkanlığı makamına doğrudan yetki tanınması öngörülüyor.
Avrupa Komisyonu, Türk firmalarının birlik üyesi ülkelerdeki büyük ölçekli altyapı ve tedarik ihalelerine doğrudan katılımını kısıtlarken, Türkiye’deki ihale sisteminin Avrupalı aktörlere yeterince açık olmamasını gerekçe gösteriyordu. Türkiye’nin Dünya Ticaret Örgütü Kamu Alımları Anlaşması (GPA) dışında yer alması da bu korumacı refleksleri besliyordu. Atılacak bu yeni adımla birlikte, Brüksel’in öne sürdüğü en büyük hukuki argüman geçerliliğini yitirmiş olacak. Böylece yerli sanayicinin ihracat gücü korunurken, Türk ürünlerinin Avrupa pazarındaki payının artırılması güvence altına alınacak.
Yasal düzenlemenin resmi gerekçe raporunda, Avrupa Birliği genelinde kamu alımları pazarının yıllık ekonomik büyüklüğünün yaklaşık 2 trilyon avro seviyesinde olduğuna dikkat çekildi. Kıta genelinde alım gerçekleştiren resmi kamu idaresi ve kurum sayısının 250 bin civarında olduğu belirtilirken, bu pazara erişim hakkı elde etmenin Türk lojistik, inşaat, yazılım ve imalat sanayisi için tarihi bir sıçrama tahtası olabileceği vurgulanıyor. Sektör temsilcileri, mütekabiliyet hamlesinin ardından Türk ve Avrupalı şirketler arasında yeni ortaklıkların ve konsorsiyumların kurulabileceğini ifade ediyor.
#KamuİhaleKanunu #AvrupaBirliğiTicareti #MütekabiliyetDönemi #İhracatPazarları
EKONOMİ
1 saat önceGÜNDEM KORİDORU
6 gün önceGÜNDEM KORİDORU
6 gün önceGÜNDEM KORİDORU
21 gün önceGÜNDEM KORİDORU
27 gün önceGÜNDEM KORİDORU
27 gün önceGÜNDEM KORİDORU
27 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.