HP, çalışanların işleriyle kurdukları ilişkiyi ve çalışma hayatındaki dönüşümü inceleyen İş İlişkileri Endeksi 2026 araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Türkiye verilerinin de yer aldığı araştırma; yapay zekâ kullanımı, liderliğe duyulan güven ve teknolojik donanım ihtiyacına ilişkin bulgular ortaya koydu.
Araştırmaya göre Türkiye’de bilgi çalışanlarının yüzde 40’ı işiyle sağlıklı bir ilişki kuruyor. İyi performans gösteren şirketlerde çalışanların işleriyle sağlıklı bağ kurma olasılığı, kötü performans gösteren şirketlerdeki çalışanlara kıyasla üç kat daha fazla.
Türkiye’de bilgi çalışanlarının yüzde 65’i yapay zekâdan günlük veya haftalık olarak yararlanıyor. Günlük kullanım oranı 2025’teki yüzde 24 seviyesinden yüzde 43’e yükselirken, yapay zekâ kullanmayanların oranı 9 puan azalarak yüzde 11’e geriledi.
Çalışanların yüzde 40’tan fazlası, otonom iş süreçlerini destekleyen yapay zekâ ajanlarını kullanıyor. Her 10 çalışandan 8’i ise teknoloji ve yapay zekânın çalışma hayatı üzerindeki etkisini iki yıl öncesine göre daha olumlu değerlendiriyor.

HP Türkiye Genel Müdürü Serdar Urçar, araştırma sonuçlarının açıklandığı etkinlikte yaptığı konuşmada, teknolojideki dönüşüme uyum sağlamanın hem bireyler hem de şirketler açısından önem taşıdığını söyledi.
Yapay zekânın iş süreçlerinde giderek daha fazla yer aldığını belirten Urçar, “Eğer değişimi reddederseniz, değişime uyum sağlama çabanızı maksimize etmezseniz, bu işten zararlı çıkacağınız net. Bence bu bireysel düzeyde de böyle, organizasyonel düzeyde de böyle” dedi.
Günlük yapay zekâ kullanımındaki artışı olumlu bir gelişme olarak değerlendiren Urçar, teknolojinin çalışanlar tarafından bir asistan olarak kullanılmasının yanı sıra belirli görev ve süreçlerin yapay zekâ ajanlarına aktarılmasının da önem kazandığını ifade etti.

SERDAR URÇAR – HP TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ
Yapay zekâya ilişkin bilgi ve becerilerin çalışanların kendilerine, işlerine ve şirketlerine duyduğu güveni etkilediğine dikkat çeken Urçar, şöyle konuştu:
“Çalışanlara yapay zekâ ile ilgili doğru yetenekleri kazandırmak, yapay zekâyı kullandırmak ve onların yapay zekâ bilgisini yükseltmek, aslında şirkete bağlılığı artırmanın yollarından biri.”
Urçar, çalışanların teknoloji ve yapay zekânın verimliliği artıracağına yönelik olumlu beklentiler taşıdığını belirterek başarılı şirketler için liderlik kalitesi, kurum kültürü ve çalışanlara sunulan teknolojik olanakların belirleyici olduğunu kaydetti.

Araştırma, yapay zekâ kullanımındaki artışa rağmen teknolojinin iş rolleri üzerindeki etkisine ilişkin iletişim eksikliğine de işaret ediyor. Türkiye’deki bilgi çalışanlarının yalnızca yüzde 16’sı, kurumlarının yapay zekâ ve yeni teknolojilerin işlerini nasıl etkileyeceği konusunda net iletişim kurduğunu düşünüyor.
Urçar, çalışanların liderlerinden yapay zekâya ilişkin yol haritasını ve teknolojinin işlerine etkisini açıkça paylaşmalarını beklediğini belirterek “Liderlerimiz bize yapay zekâdan beklentilerini, yapay zekâyı iş süreçlerine nasıl entegre edeceklerini ve entegre ettikten sonra bizim rollerimize, işlerimize ne olacağını şeffaf şekilde anlatsınlar” beklentisinin öne çıktığını söyledi.
Teknolojik donanım da araştırmada öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Çalışanların yüzde 51’i, şirketlerinin yapay zekâ çalıştırmak için yeni veya yükseltilmiş bir bilgisayar sağladığını belirtti. Bu oran küresel ölçekte yüzde 44 olarak kaydedildi.
Şirketlerin belirsizliği tamamen ortadan kaldırmasının mümkün olmadığını belirten Urçar, değişen koşullara uyum sağlama becerisinin önemine işaret etti.
Urçar, “Belirsizlik içinde var olabilmek, belirsizlik içinde yolunu bulabilmek, belirsizliğe uyum sağlayabilmek aslında temel başarı kriteri” dedi.
Çalışanlara uygun dijital araçlar sunulması ve yapay zekâ yetkinliklerinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Urçar, yapay zekânın çalışanlar için bir korku unsuru yerine işlerini kolaylaştıran bir yardımcı hâline gelmesinin önem taşıdığını ifade etti.
ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı da etkinlikte yaptığı konuşmada, iş dünyasında güven, beceri ve teknolojinin birbirini tamamladığını söyledi. Yapay zekânın hızla gelişmesiyle yetkinliklerin de değiştiğini belirten Narlı, sürekli öğrenme ve gelişimin önemine dikkat çekti.
Narlı, “Artık dün konuştuğumuz yetenek bugün anlamını yitirebiliyor. Sürekli yenilenme ihtiyacımız var. İkinci kariyer planlarını konuşuyoruz. Dolayısıyla belki de artık en büyük yetkinlik liderlik, merak ve kendini yenilemek” dedi.
Yapay zekânın kurumlarda benimsenmesi sürecinde yönetim kademeleri ile çalışanların yaklaşımlarının farklılaşabildiğini anlatan Narlı, çalışanların işlerini kaybetme konusunda tedirginlik yaşayabildiğini ifade etti. Narlı, rollerin ve teknolojinin iş süreçlerine etkisinin doğru tanımlanmasının, açık iletişim kurulmasının ve çalışanlara yeni beceriler kazandırılmasının önem taşıdığını vurguladı.

ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı
ManpowerGroup’un araştırmasına göre Türkiye’de işverenlerin yüzde 78’i ihtiyaç duyduğu yeteneklere ulaşmakta güçlük çekiyor. Narlı, küresel ölçekte yüzde 72 olan oranın Türkiye’de daha yüksek olduğuna dikkat çekti.
Sorunun yalnızca iş gücü eksikliğinden kaynaklanmadığını ifade eden Narlı, “Çalışacak iş gücümüz var. Ama doğru yetkinliğimiz yok” dedi.
Narlı, 2030’a kadar çalışanların rekabet edebilmek ve mevcut işlerinde varlıklarını sürdürebilmek için yetkinlik setlerini en az yüzde 40 oranında değiştirmeleri gerekeceğini belirterek kurumların ihtiyaçları tespit etmesi ve buna yönelik eğitim programları geliştirmesi gerektiğini söyledi.
HP’nin Ulusal Araştırma Grubu iş birliğiyle gerçekleştirdiği küresel araştırma, 15 ülkede 19 bin 500’den fazla masa başı çalışanının katılımıyla yürütüldü. Türkiye verileri ise Ağustos 2026’da 300 masa başı bilgi çalışanıyla yapılan araştırmaya dayanıyor.

GÜNDEM KORİDORU
27 Ekim 2026GÜNDEM KORİDORU
27 Ekim 2026EKONOMİ
27 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
27 Ekim 2026EKONOMİ
27 Ekim 2026SPOR
27 Ekim 2026EKONOMİ
27 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.