DOLAR 49,60050,08%
GBP 66,43610,13%
EURO 55,6743-0,11%
ALTIN 6.599,620,40
BIST %
BITCOIN 41887392.4601%
ETH 1245563.10398%
İstanbul
18°

AÇIK

ÖZEL HABER
Garanti BBVA’nın Altın Pusula ödülünü Celal Toprak takdim…
İş dünyasından COP30 yorumu; Liderlik fırsatımız başladı!

İş dünyasından COP30 yorumu; Liderlik fırsatımız başladı!

TÜSİAD'ın düzenlediği "COP30'un Ardından: İş Dünyasında Yansımalar" başlıklı seminerde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, UNDP, Sabancı Holding ve Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFİAD) temsilcileri bir araya gelerek, Brezilya'da gerçekleşen COP30 (Taraflar Konferansı)'un sonuçlarını ve Türkiye'nin COP31 eş başkanlığı sürecini değerlendirdi. Panelde, küresel iklim mücadelesinde müzakere döneminden uygulama odaklı bir sürece geçildiği, Türkiye'nin bu süreçte ara buluculuk ve liderlik rollerini üstlenmesi gerektiği vurgulandı.

25/11/2025 18:41
İş dünyasından COP30 yorumu; Liderlik fırsatımız başladı!

TÜSİAD, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 30. Taraflar Konferansı (COP30) sonuçlarının iş dünyasına etkilerini değerlendirmek üzere “COP30’un Ardından: İş Dünyasına Yansımaları” başlıklı bir etkinlik düzenledi.
TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Azmi Gümüşlüoğlu, açılışta yaptığı konuşmada iklim mücadelesinin adil geçiş, ekosistem koruması ve enerji dönüşümü gibi birçok başlığı ilgilendirdiğini vurguladı. Gümüşlüoğlu, uygulama etkinliğini sağlayacak bütüncül bir bakış açısının önemine dikkat çekerek, Türkiye’nin COP31 ev sahipliğinin bu süreci ivmelendireceğine olan inancını dile getirdi.

TÜSİAD Çevre ve Net Sıfır Politikaları Çalışma Grubu Başkanı Fatih Özkadı, COP’u iş dünyası açısından küresel hedeflerin, teknoloji ve finansman ihtiyaçlarının, yeşil dönüşüm risk ve fırsatlarının en net görüldüğü platform olarak nitelendirdi.
2025 yılının, Paris Anlaşması’nın temelini oluşturan Ulusal Katkı Beyanları (NDC) açısından bir kilometre taşı olduğunu belirten Özkadı, ülkelerin sunduğu 2035 emisyon azaltım hedeflerinin, net sıfır hedefini mümkün kılacak ölçüde güçlü ve uygulama araçları açısından net olması gerektiğini söyledi.
Özkadı, 2053 net sıfır hedefi doğrultusunda, dönüşüm maliyetlerinin zamana dengeli yayılması için ara hedefler bağlamında bir “tepe yıl” belirlenmesinin hem politik kararlılığı göstereceğini hem de iş dünyasının öngörülebilirliğini artıracağını kaydetti.

PAYDAŞLARDAN KAPSAMLI DEĞERLENDİRME

EKO IQ/İklim Haber Yayın Yönetmeni Barış Doğru moderatörlüğündeki panelde, COP30 sonuçları farklı perspektiflerle ele alındı. Panelde; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, SEFiA, Sabancı Holding, UNDP ve EBRD’den üst düzey temsilciler yer aldı. Konuşmacılar, sonuçları enerji dönüşümü, finans ve sürdürülebilirlik politikaları gibi kritik alanlar üzerinden özel sektör stratejileri açısından masaya yatırdı.

TÜSİAD’ın düzenlediği “COP30’un Ardından: İş Dünyasında Yansımalar” başlıklı seminerde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, UNDP, Sabancı Holding ve Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFİAD) temsilcileri bir araya gelerek, Brezilya’da gerçekleşen COP30 (Taraflar Konferansı)’un sonuçlarını ve Türkiye’nin COP31 eş başkanlığı sürecini değerlendirdi. Panelde, küresel iklim mücadelesinde müzakere döneminden uygulama odaklı bir sürece geçildiği, Türkiye’nin bu süreçte ara buluculuk ve liderlik rollerini üstlenmesi gerektiği vurgulandı.

Konuşmacılar, COP30’un temel olarak Paris Anlaşması’nın 1,5 derece hedefine ulaşma hızının yetersizliğini bir kez daha gösterdiğini belirtti.

Sabancı Holding Sürdürülebilirlik Direktörü Derya Özet Yalgı, mevcut taahhütlerin (NDC’ler) yalnızca %12 azaltım gösterdiğini, oysa 1,5 derece için yaklaşık %60 azaltım gerektiğini ifade etti. Bu durum, iklim gündeminde odağın azaltımdan (mitigation) uyuma (adaptation) kaydığını gösteriyor.

FOSİL YAKITTAN ÇIKIŞ VE ADİL DÖNÜŞÜM

SEFİAD Kurucu Direktörü Bengisu Özenç, COP28’de belirlenen “fosil yakıtlardan uzaklaşma” iradesinin COP30 kararlarında tanınarak devam ettiğini, ancak bu tartışmanın Adil Geçiş (Just Transition) mekanizması tartışmalarıyla desteklenmesinin önemli bir çıktı olduğunu belirtti.

UNDP Avrupa ve Orta Asya İklim Değişikliği Uzmanı Nuri Özbağdatlı, politika paketinde hala IPCC’ye ve küresel durum değerlendirmesine (Global Stocktake) referans verilmesinin, sürecin bilime ve veriye dayalı ilerlemesi gerektiğini gösterdiğini söyledi.

Özbağdatlı ve Özenç, büyük baskılara rağmen COP30’un çok taraflı müzakere direksiyonunu korumasının, küresel iş birliğinin hala kritik bir platform olduğunu teyit ettiğini vurguladı.

UNDP Uzmanı Nuri Özbağdatlı, Brezilya’da gerçekleşen COP30’u değerlendirerek, Paris Anlaşması’nın netleşmesinden sonra Taraflar Konferansı’nın (COP), müzakerelerden uygulama odaklı bir sürece doğru evrildiğini vurguladı. COP30’un sonuç belgelerinde, Bilimsel verilere dayalı bir sürecin takibi gerektiği sonucunun altı çizildi.

UYGULAMA HIZLANDIRICISI VE TÜRKİYE FIRSATI

Özbağdatlı, COP30’un en kritik çıktılarından birinin, ulusal taahhütler (NDC) ve ulusal uyum planlarıyla (NAH) bağlanacak olan Küresel Uygulama Hızlandırıcısı (Global Implementation Accelerator – GIA) çerçevesi olduğunu açıkladı. Özbağdatlı, özel sektörün bu yeni mekanizmayı bir fırsat olarak görmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Fırsatı kaçırırsanız tehdide döner. Özellikle Türkiye için çok fırsat var.”

GIA, kalkınma odaklı, adil ve kapsayıcı ekonomiler inşa etmek için finans ve uygulayıcı aktörlerin değer zincirlerini yeniden değerlendirmesini gerektiriyor.

ÇOK TARAFLILIK BASKIYA RAĞMEN KORUNUYOR

Küresel baskılara rağmen COP30’un çok taraflı niyetini ve direksiyonunu korumasını ilginç ve önemli bulan Özbağdatlı, tarafların kendi çıkarlarını bir kenara bırakarak sürecin devam etmesi için özveri gösterdiğini kaydetti.

COP30’da belirlenen kritik yol haritaları ve kararlar şunlardır:

– Ormansızlaşmadan uzaklaşma ve fosil yakıtlardan dönüşüm.

– Adil dönüşüm, küresel uyum hedefleri ve toplumsal cinsiyete ilişkili eylem planı.

– Dezenformasyonla mücadele ve bilginin güvenilirliği önemli bir gündem maddesi oldu.

🇹🇷 COP31 TÜRKİYE İÇİN BÜYÜK FIRSAT

Özbağdatlı, Türkiye’nin Avustralya ile birlikte üstleneceği COP31 Eş Başkanlığı’nın büyük bir fırsat yarattığını belirtti. Türkiye gibi herhangi bir müzakere grubuna dahil olmayan ülkeler için bu sürecin, iklim yönetişimi açısından büyük bir fırsat yaratabileceğini söyledi.

Özbağdatlı, bu fırsatın değerlendirilmesi için özel sektör, sivil toplum, yerel yönetimler, finans sektörü ve kamu idarelerinin elinde olduğunu vurgulayarak, medyanın yönü ile doğru bilginin paylaşımının bu süreçte hayati önem taşıdığını ekledi.

RİSK YÖNETİMİ VE YENİ FIRSATLAR

TÜSİAD Çevre ve Net Sıfır Politikaları Çalışma Grubu Başkanı Fatih Özkadı, COP’un iş dünyası açısından yeşil dönüşüm ve risk yapılandırmasının en net görüldüğü alanlardan biri olduğunu belirtti.

Avrupa Birliği ve Rekabet: Özkadı, Türkiye’nin en önemli ticaret ortağı olan AB’nin 2040 yılı için %90 azaltım hedefinin, uluslararası ticaret ve rekabet açısından son derece önemli olduğunu vurguladı.

FİNANSMAN KRİZİ VE ÇÖZÜM

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan Dr. Bilal Düzgün, emisyonların %70’inin enerji kaynaklı olduğunu belirterek, iklim hedeflerine ulaşmak için konuyu dar bir alana (sadece elektrik üretimine) sıkıştırmamak, bütüncül bakmak gerektiğini ifade etti.

TÜRKİYE İÇİN LİDERLİK FIRSATI

Türkiye ve Avustralya’nın COP31’e eş başkanlık yapacak olması, panelin en çok tartışılan ve umut bağlanan konularından biri oldu.

Derya Özet Yalgı, Avrupa Birliği ve Çin gibi büyük güçlerin arasında yumuşak güç boşluğunun devam etmesi nedeniyle, Türkiye’nin COP31’de ara buluculuk kaslarını kullanarak önemli bir fırsat yakalayabileceğini belirtti. Yalgı, Çin’in taahhütlerini yapabileceğinin altında tutarak, piyasa mekanizmaları ve ticarette öne geçme fırsatlarını savunan bir pozisyon izlediğini gözlemlediklerini ifade etti.

Dr. Bilal Düzgün, Türkiye’nin kamu, özel sektör ve STK’lar dahil olmak üzere yüksek yetkinlikte insan kaynağı kapasitesine sahip olduğunu, bu tecrübenin Antalya’da düzenlenecek COP31’in başarısını artıracağını düşündüğünü ifade etti.

Bengisu Özenç, Türkiye’nin iklim diplomasisinde çok daha güçlü bir rol oynayabileceği bir gündemi; iş dünyası, sivil toplum ve kamunun birlikte oluşturması gerektiğini vurguladı.

KRİTİK RİSKLER VE YENİ TRENDLER

Dr. Düzgün ve Özenç, uyum finansmanının şu anda küresel ölçekte yeterli kaynak (hedef %50-50 iken mevcut durum çok geride) bulamadığına dikkat çekti. COP30’da 2035 yılına kadar yıllık 120 milyar dolara çıkartılması yönünde bir irade beyan edildi, ancak bu rakamın ihtiyacın çok altında olduğu belirtildi.

Dezenformasyon Tehlikesi: Özenç, COP’ta gündeme gelen hakikat (truth) ve bilginin güvenilirliği konusunun, Türkiye’de iklim kanunu sürecinde yaşanan dezenformasyon fırtınası düşünüldüğünde, ulusal ve küresel seviyede ciddiye alınması gereken bir konu olduğunu söyledi.

Panelistlerin ortak görüşü, COP süreçlerinin müzakerelerin ötesine geçerek ulusal politikalarla entegre bir uygulama vizyonu gerektirdiği ve Türkiye’nin COP31 eş başkanlığının bu vizyonu hızlandırmak için büyük bir katalizör olabileceği yönünde yoğunlaştı.

Etkinlik, COP kararlarının ulusal politikalar ve özel sektör yatırımları için oluşturduğu zorluk ve fırsatları bütüncül bir yaklaşımla ele almayı amaçladı.

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.