Yayın hayatımıza güvenli bir yoldan ilerleyerek 4. yılımıza gururla giriş yaptığımız bu sayımızda “güvenilirlik” konusuna odaklanarak ayrı bir pencereyle farkındalık oluşturmak istedik. Beraberinde yaptığımız toplumsal güvenilirlik konusuna ilişkin araştırmalarda ortaya çıkan sonucun pekte iç açıcı olmadığını gördük. Çünkü toplumsal açıdan ele alındığında da, sektörel bazdaki senaryoda da güvenilirlik alanında çok sesli bir havuz oluşuyor. Bu sebeple güvenilirlik konusunun işlenmesi noktasının kıymetini bir kez daha görmüş oluyoruz. Örneğin hem ulusal hem uluslararası organizasyonların yaptığı araştırma sonuçları, Türk toplumunun birbirine olan güven duygusunun giderek azaldığını gözler önüne seriyor. Artan nüfus, değişen demografik yapı ve dengesiz kur yapısı başta olmak üzere pek çok etmenle birlikte güven ortamı konusunda soru işaretleri arttı elbette. Öte yandan yakın zamanda Tarım Bakanlığı taklit ve tağşiş listesini açıkladı ve gördük ki: Sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmak konusunda dahi kaygılarımız var. Hal böyle olunca bizler de iş dünyasının nabzını tutan Türkiye’de İş Dünyası dergisi olarak başta ekonomi yayıncılığı olmak üzere gıdadan finansa, tekstilden hazır giyime sektörel bazda “güvenilirliği” ele alarak konunun önemini ilginize sunduk. İyi okumalar dileriz…
Kiğılı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı, iş dünyasında başarılı olmanın en önemli unsurlarından birinin güven olduğunu savunuyor. Kiğılı; güvenin anahtarı olarak çalışanlar, iş ortakları ve müşterileriyle kurdukları ilişkilerde, şeffaflık ve dürüstlüğü örnek gösteriyor. Markanın başarısını da her karar ve adımda bu değerlere bağlı kalmak olduğunu dile getiriyor ve ekliyor: “Güven, sadece geçmişimize değil, geleceğimize de yön veren en sağlam köprülerden biri.”
Güvenli gelecek için neler yapılabileceğine ilişkin konuşan duayen isim, “Sektör olarak, yenilikçi ve sorumlu yaklaşımlarla birlikte hareket ederek bir yandan rekabet gücünü artırmalı diğer yandan ise topluma katkı sağlamaya çalışmalıyız. Bahsettiğim hususta sektör olarak başarılı olduğumuzu düşünüyor, daha fazlasını da yapabileceğimize inanıyorum. Sivil toplum örgütlerine baktığımızda ise sosyal sorumluluk projelerinde daha aktif rol almaları, toplumsal bilinç oluşturulması için yeni projeler üretilmesi gerektiği kanaatindeyim. Bu üç sacayağının ortak değerlerde buluşmasının, güvenli bir geleceğin anahtarı olduğuna inanıyorum. Çünkü dayanışma ve sorumluluk, güçlü bir gelecek için en temel unsurlar” dedi.
Dördüncü yılımızı kutladığımız bu sayımızda Abdullah Kiğılı’ya dergimiz hakkındaki fikirlerini sorduğumuzda şu sözlerle bizleri onurlandırdı: “Ekonomi mecrasında sizin gibi ekonomi yayınlarının yer almasını ve habercilikte güçlü bir rekabet ortamının oluşmasını çok kıymetli buluyorum. Yaptığınız yatırımlar ve dört yıldır sürdürdüğünüz titiz çalışmalar için başta çok kıymetli dostum Celal Toprak olmak üzere emeği geçen herkesi tebrik ederim. Derginizin, iş dünyasının dinamiklerini başarıyla yansıttığını ve sektördeki gelişmeleri titizlikle takip ettiğini görüyorum. Yayınlarınız, iş dünyası için önemli bir rehber niteliğinde. Kendi sektörlerinde tanınmış şirketleri, ticaret ve sanayi odaları, STK’larla yapılan röportajlar ve Türk ekonomisiyle iş dünyasının gidişatını aylık olarak yansıtan analizleriniz, iş dünyasına ışık tutuyor. İhlas Gazeteciliğe, Genel Yayın Yönetmeni Celal Toprak’a, Yazı İşleri Müdürü Hüsne Pamuk’a ve tüm ekibe teşekkür eder, başarılarınızın devamını dilerim.”
Abdullah Kiğılı, güvenli bir geleceğin oluşması için kolektif bir dayanışmaya ihtiyaç olduğunu düşünüyor. Bu noktada ekonomi yönetiminin, sektör paydaşlarının ve sivil toplum örgütlerinin iş birliğine de mutlak bir ihtiyaç doğuyor. Bu üç unsur içinde ekonominin en önemli yapı taşı olduğunu söylüyor Kiğılı ve sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Zemini sağlam bir ekonomik ortamda gelecek adına daha emin adımlar atılabilir. Ekonomide istikrarın oluşması, yatırımcı güvenini sağlayacağı gibi, sürdürülebilir büyümenin de kapılarını açar.”
Taklit ve tağşiş yapan firmaların listelenmesinin ardından son günlerde gündemimizde gıda güvenliği var. Güvenlik konusunda en fazla dikkat edilmesi gereken konuların başında gıda geliyor. Çünkü güvenli gıda, sağlıklı gelecek demek. Bu konuyu önemseyen Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Feyhan Yaşar, konuya ilişkin şu açıklamalarda bulunuyor: “Yaşar Topluluğu olarak ürünlerimizi en sağlıklı haliyle tüketicilerimize ulaştırmak en temel sorumluluğumuz. Nesillerin sağlığı ve geleceği için çiftlikten başlayıp sofraya ulaşana kadar tedarik zincirimizdeki her bir unsuru önemle ele alıyor, izliyor ve kontrol ediyoruz. Tedarikçilerimize eğitimler vererek hayvan refahına da katkıda bulunuyor, sektörümüzde ve ürünlerimizde sürdürülebilirliği sağlıyor, daima en iyi kaliteye sahip ürünleri tüketicilerimizle buluşturuyoruz.”
Feyhan Yaşar’ın dergimiz için değerli yorumları ise şu şekilde oldu: “Ülkemizde ekonomi yayıncılığı oldukça iyi bir noktada. Her konuda olduğu gibi dijital teknoloji ve yeni iletişim kanalları gibi gelişme kaydedecek pek çok alan var. Günümüzde güvenilir, araştırmacı ve sağlıklı bilgiye ulaşmak önemli. Türkiye’de İş Dünyası dergisi ise üç yılda çok başarılı çalışmalara imza attı. Dergi ekibinin, yayıncılığın yanı sıra çeşitli vesilelerle sektörlerin gelişimine destek veren organizasyonlar düzenleyerek ve bu organizasyonlarda devleti, kamuyu, özel sektörü ve sivil toplum kuruluşlarını ortak sorunların çözümünde rol almaları için bir araya getirerek de çok değerli bir misyon üstlendiğine inanıyorum. İlkeli ve tarafsız duruşu ile günceli yakalayarak, doğru ve güvenilir haber üreterek basılı ve dijital yayıncılığa değer katmasından memnuniyet duyuyorum. Bu değerli yayın için emek veren Sayın Celal Toprak başta olmak üzere tüm ekibi gönülden kutluyorum.”
Dünya nüfusunun hızla artmasıyla birlikte sağlıklı gıdaya olan talep de artıyor. Bu durum tüketim alışkanlıklarının yanı sıra üretim alışkanlıklarına da tesir ediyor. Alarko Holding 1 milyar Dolarlık yatırımla tarım sektörüne giriş yapmıştı. Bu sebeple Alarko Holding Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton’a üretim konusundaki güvenilirliği soruyoruz. Alaton dünya nüfusunun artışıyla da birlikte sağlıklı ve güvenilir gıdaya olan talebin hızla yükseldiğini söylüyor. Sürdürülebilir ve güvenli gıda arzının yolunu: ”Tüm kaynakların verimli ve etkin kullanıldığı, doğayla uyumlu iyi tarım ilkelerini benimsemek” olarak tanımlayan Alaton, “Türkiye, iklim koşulları ve güneş alma potansiyeli açısından tarıma çok elverişli. Bu avantajı dünyadaki trendleri yakından takip edip, Ar-Ge’ye kaynak ayırarak fark oluşturacak bir fırsata dönüştürebiliriz” diyor.
Alarko olarak ülkelerin ihracat, istihdam ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında stratejik bir önem arz eden tarım sektörüne 2023 yılında hızlı bir giriş yaptıklarını ifade eden Leyla Alaton; verimli, sürdürülebilir ve yenilikçi bir modelle ilerleyerek sektörü ileriye taşımayı hedeflediklerinden bahsediyor ve ekliyor: “Bugün Türkiye’de 2 bin dönüme yaklaşan ve 2030 yılında 5 bin dönüme ulaşmasını hedeflediğimiz jeotermal kaynaklı modern seralarımızda iyi tarım uygulamalarıyla yetiştirdiğimiz domatesler AB akrediteli bağımsız laboratuvar analizleri sonucu, “sıfır pestisit” sertifikası aldı.”
Türkiye’deki ekonomi yayıncılığını yorumlayan Alaton, yayıncılığın dijitalleşme ile önemli bir dönüşümden geçtiğini belirtti. Bu sürecin dezenformasyon riskini de beraberinde getirdiğine dikkat çeken Alaton, konuşmasına şu sözlerle devam ediyor: “Zira doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmak için kimi zaman aynı haberi farklı kaynaklardan teyit etme zorunluluğu doğuyor. Hele ki konu toplumun genel refahını ve finansal kararlarını doğrudan etkileyen ekonomi olunca… Doğru enformasyona ulaşmak için hepimizin bilinçli birer medya tüketicisi olması gerekiyor..”
Leyla Alaton’un dergimiz için tasarrufu ise şu şekilde oluyor: “Türkiye’de İş Dünyası dergisinin dört yıl gibi kısa bir sürede ekonomi haberciliğinde kendisine sağlam bir yer edinmeyi başarmış olmasının sırrının, istikrarlı, tarafsız ve kaliteli habercilik anlayışında gizli olduğuna inanıyorum. Sektörel gelişmeleri, küresel dinamiklerle harmanlayarak iş dünyasına ve yatırımcılara geniş bir perspektiften sunan derginizin doğru bilgiye ulaşma anlamında önemli bir boşluğu doldurduğunu düşünüyorum. Türkiye’de İş Dünyası dergisinin, ilerleyen yıllarda da ilkeli, güvenilir ve objektif habercilik anlayışını aynı azim ve kararlılıkla sürdürerek sektöründeki konumunu sağlamlaştıracağına güvenim tam.
Tekstil ve hazır giyim ürünleri insan teniyle doğrudan temas eden bir üretim alanı olduğu için burada güvenirlilik önemli bir konu başlığı olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’de tekstil ürünlerinin güvenilirlik karnesini yorumlayan Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, ülkemizin, AB başta olmak üzere dünya pazarlarına olan tekstil ve hazır giyim ihracatını uluslararası kalite sertifikasyonlarına uyumlu gerçekleştirdiğine vurgu yapıyor ve “Endüstrimizde güvenilir bir tedarikçi olarak güçlü bir üne sahibiz. Sektörümüzün yurt dışı taleplerine uyum sağlayan esnek yapısı, hızlı teslimat avantajı, kaliteli üretimi ve Ar-Ge ve yenilikçilik tabanlı teknik tekstil ürünleri gibi özellikleri ülkemizi güvenilir bir ortak yaparken, rekabetçi yapımızı da güçlendiriyor” diyor. Orka Holding olarak tüm iş süreçlerinde moda endüstrisinin sürdürülebilir ve çevre dostu bir geleceği ön planda tutmasına öncülük ettiklerini belirten Orakçıoğlu, ekosistemi korumaya yönelik ve geri dönüşümü teşvik eden sistemler doğrultusunda ürünlerini düzenli ve çeşitli ekolojik testlere tabi tuttuklarını söyledi. Üretimden perakendeye tüm iş süreçlerini sıfır karbon emisyonu için Avrupa Yeşil Mutabakatı’na ve BM Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin 10 ilkesine uyumlu olarak yürüttüklerini gururla söyleyen Süleyman Orakçıoğlu, iş yapış süreçlerini şu şekilde özetledi: “Sürdürülebilir üretim ve çevresel yönetim sistemlerine yaptığımız yatırımlar doğrultusunda ürünlerimizin çevre üzerindeki olumsuz etkilerini minimize eden uluslararası sertifikalara sahibiz. Aynı şekilde atık su yönetimi, su ve enerji verimliliği ve karbon ayak izi testleri gibi ürünlerimizin ve tedarik zincirimizin sosyal ve çevresel etkilerini değerlendiren kapsamlı testler yapıyoruz. Bu testler ile sürdürülebilirlik stratejilerimizin etkinliğini ölçüyor ve çevre dostu çözümlerimizi her geçen gün geliştiriyoruz. Bu yaklaşımlarımız, dünya çapında müşterilerimizin markalarımıza duyduğu güveni de artırıyor.”
Türkiye’deki ekonomi yayıncılığını değerlendiren Süleyman Orakçıoğlu, Türkiye’de İş Dünyası için de iyi dileklerini sunmayı ihmal etmiyor: “Türkiye’de İş Dünyası dergisi, reel ekonominin nabzını tutma, yorumlama ve iş dünyasında başarılı olmak için gerekli stratejik rehberliği sağlama konusunda, henüz kısa bir yayın geçmişine sahip olmasına rağmen etkili bir yer edindi. İş insanları, yatırımcılar ve yöneticiler için yeni ve dinamik bir rehber niteliği taşıyan Türkiye’de İş Dünyası dergisine bu vesile ile başarılı bir yayın hayatı diliyorum. “
Güvenilirliği turizm penceresinden ele alan Dedeman Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Banu Dedeman, ülkemizin tarihi zenginlikleri, doğal ve kültürel özellikleriyle dünyanın önemli turizm destinasyonlarından biri olduğuna vurgu yapıyor. Bununla birlikte Türkiye’nin, turistlerin güvenli bir şekilde seyahat ve konaklaması noktasında rakiplerine kıyasla iyi durumda olduğunu dile getiren Dedeman, “Ancak dünyanın neresinde olursa olsun herhangi bir seyahat destinasyonunda olduğu gibi turistlerin temel güvenlik kurallarına uymaları da önemli. Güvenlik uygulamaları olarak, otellerin müşterilerine sunması gereken standart güvenlik önlemlerini burada sayabiliriz. Otelin güvenli bir konumda olması, online değerlendirmeleri iyi olan otellerin tercih edilmesi, güvenlik teşkilatı ile eş güdümü ve bağlantıları olan otellerin tercih edilmesi güvenlik için önemli kriterlerden sayılabilir” diyor.
Turizmin, ekonomimiz için önemli bir güç olduğunun altını çizen Dedeman, turizme katkı sunan değerlerin en önemlilerinden birinin ekonomi basını olduğunu ifade ediyor. Dedeman, “Türkiye’de ekonomi medyası, yetkinliğin ve uzmanlaşmanın en iyi icra edildiği alanların başında yer alıyor. Ekonomi basını iş dünyasına büyük katkılar sunan, birbiriyle network kurmasına yardımcı olan, dünyadaki eğilimleri sunan bir pencere görevi görüyor. Bu yönüyle bizleri ‘haberdar’ eden mecralar ve gazetecilerle gurur duyuyoruz” diyor.
Dergimizin 3 yıllık yayın hayatına ilişkin kıymetli değerlendirmelerde bulunan Dedeman, konuşmasını şu sözlerle noktaladı: “Türkiye’de İş Dünyası dergisi, yayın hayatına başlamasından bu yana geçen dört yılda, Türkiye’nin iş dünyası ve ekonomi alanındaki önemli yayın organlarından biri haline gelmeyi başardı. Turizm sektörüne 59 yıldır hizmet veren bir marka olarak, Türkiye’de İş Dünyası dergisinin ekonomi basınına sunduğu katkıyı son derece kıymetli buluyorum. Deneyimli ve yetkin kadrosuyla dördüncü yılını kutlayan derginizi izlemeye devam edeceğiz. Türkiye’de İş Dünyası’nın yeni yaşı kutlu, yolu açık olsun…”
Ekonomik anlamda güven kavramını ele alan OSTİM Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Berra Doğaner, ‘iktisadi karar birimlerinin, karşılıklı ilişkilerinde zarar görmemeleri konusunda emin olmaları’ şeklinde bir tanımlama yapıyor. Finansal piyasaların temelinin güven olduğuna dikkat çeken Doğaner, “Bireyler gelecekte yapacakları harcamaları karşılayabilmek için bugünkü harcamalarından vazgeçer ve tasarruf ederler. Ülkelerin sürdürülebilir bir ekonomik büyüme sağlayabilmek için ihtiyaç duydukları yatırımların en önemli finansman kaynağı ise tasarruflar. Bir ülkenin sermaye stoku üzerine yapılan yatırımlar ve daha yüksek tasarruflar, uzun dönemli sürdürülebilir güçlü bir büyümeye ve üretim verimliliğinde artışa katkı sağlar” diye konuştu.
Bireyler zorlukla gerçekleştirdikleri tasarruflarını başta bankalar ve sermaye piyasası kurumları olmak üzere finansal sistem içindeki kurumlara emanet ederek değerlendirdiğine vurgu yaptı ve ekledi: “İşte bu emanet ilişkisi nedeniyle finansal sisteme ve finansal kurumlara güven duymaları belirleyici unsur. Bu sebeple hem bankacılık hem de sermaye piyasası yasalarının birinci maddelerinde “güven” boyutunun vurgulanması bir tesadüf değil.” Doğaner, yasal düzenlemelerin yanı sıra öz düzenleyici bir kurum olarak Bankalar Birliği’nin etik ilkeleri arasında da güven anlayışına ilişkin bir kural bulunduğunu belirterek, söz konusu kuralı paylaştı: “Bankalar faaliyetlerini yerine getirirken müşterileri, çalışanları, hissedarları, grup şirketleri ve diğer banka, kurum ve kuruluşlar ile olan ilişkilerinde dürüstlük ilkesine bağlı kalırlar.”
Berra Doğaner, geçtiğimiz yıllar içinde finansal sistemde güven sarsıcı olaylar yaşanmasına rağmen günümüzde BDDK ve SPK gibi bağımsız kurulların kurulmuş olması ve artan güvenlik önlemleri sayesinde görece daha güvenilir bir ortam olduğunu düşünüyor. Finansal piyasaların çalışmasını geçmişe oranla daha güvenilir bir ortamda etkin biçimde sürdürdürdüğünü aktaran Doğaner, “Tasarruf sahiplerinin, yapabilmesi için işlemlerini yetkili yatırım kuruluşları yetkisiz kişilerin yönlendirmelerine itibar etmemeleri büyük önem arz ediyor” şeklinde konuştu.
Bankacılık Yasası madde 1: Bu Kanunun amacı, finansal piyasalarda güven ve istikrarın sağlanmasına, kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasına, tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir. Sermaye Piyasası Kanunu madde 1: Bu Kanunun amacı; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir.
Güvenilir gıda denildiğinde akla gelen en önemli etkinliklerden biri olan ve Güvenilir Ürün Platformu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen “Güvenilir Ürün Zirvesi” birçok yarışmaya ev sahipliği yaptı. Gıda sektörünün Oscar’ı kabul edilen Feed the Future, inovasyonun değerlendirildiği GPD İnovasyon Yarışması ve yerel gastronomiyi odağa alan Yöresel Reçeteler Yarışması kazananları 8 Ekim’de düzenlenen 3. Güvenilir Ürün Zirvesi’nde açıklandı. Atıştırmalıktan baharata gıda ve tarım ile ilgili 34 kategoride 600 üzerinde başvurunun değerlendirildiği yarışmada 55 isim ödül almaya hak kazandı. Başvuruların Türkiye genelinden büyük, küçük, kurum, firma demeden ücretsiz olarak alındığı yarışmaya 600 üzerinde başvuru yapıldı.
3. Güvenilir Ürün Zirvesi’nin yarışmaları Feed the Future ile sınırlı kalmadı. İnovatif fikir ve projelerin ayrı olarak değerlendirildiği GPD İnovasyon Yarışması’nın üç kazanan ismi de zirvede açıklandı. Gıda Perakendecileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Tüfekçi’nin katılımı ile açıklanan isimler para ödülü almaya hak kazandı. Törende konuşan Erdal Tüfekçi “Yenilikçi fikir ve ürünlerin tüketiciyle buluşturulmasında perakendeciler büyük rol oynuyor, bizlerde bu inovasyonu iki yıldır ödüllendirerek destekliyoruz. Bugün kazanan üç ismi de tebrik ediyorum. Hem para ödülünün sahibi oldular hem de 19 Kasım’da düzenleyeceğimiz GPD Ortak Gelişim Kongresi’nde tüm perakende sektörüne fikirlerini anlatma fırsatı buldular’’ diye konuştu.
Yerel ürünleri tanıtmak, mutfak profesyonelleri arasında yerel ürünler için farkındalık oluşturmak ve yereli destekleyen şefleri ve şef adaylarını ödüllendirmek amacıyla bu yıl ilk defa düzenlenen Yöresel Reçeteler Yarışması Beykoz Üniversitesi Gastronomi Bölümü ve İstanbul Aydın Üniversitesi Gastronomi Bölümü desteği ile gerçekleştirildi. Coğrafi işaretli ürün kullanımı, reçetenin yöreselliği, yapım ve uygulama kolaylığı kriterlerine göre değerlendirilen reçetelerden Halime Şahin -Nokul, Şef İsmail Dönmez- Firik Bulgurlu Kuzu İncik ile ödül almaya hak kazandı. İki ismin ödüllerini Beykoz Üniversitesi Gastronomi Bölümü Başkanı Dr. Serap Nazır ve Mahkeme Lokantası Kurucusu Mehmet Selim Akgül takdim etti.
Güvenilir Ürün Platformu tarafından her yıl düzenlenen Güvenilir Ürün Zirvesi ile başta yerel üretim olmak üzere üretimin desteklenmesi konusunda farkındalık çalışmaları yapılıyor. Her yıl kapsamı genişletilen zirve, önemli bir projenin başlamasına da vesile oldu. Bu anlamda yerel üretimin geliştirilmesini amaçlayan Türkiye’nin Kahramanları projesinin protokolü imzalandı. Ortak protokolü imzalayarak desteklerini eksik etmeyenler içinde İTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Özer, İSTİB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kopuz, Onur Market Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Özen gibi önemli isimler bulundu. Aralık ayında başlayacak projede altı il buluşması gerçekleştirilecek. Üretici ve potansiyel alıcıları bir araya getirecek ve Türkiye geneli illerde düzenlenecek buluşmalar ile iş geliştirme çalışmaları yapılacak.
GÜNDEM KORİDORU
21 Ekim 2026GÜNDEM KORİDORU
21 Ekim 2026EKONOMİ
21 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
21 Ekim 2026EKONOMİ
21 Ekim 2026SPOR
21 Ekim 2026EKONOMİ
21 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.