Kuraklık, değişen yağış rejimleri ve su kaynakları üzerindeki artan baskı, kentlerde dere ve çevrelerinin planlanmasını daha önemli hale getiriyor. İklim değişikliğinin kent yaşamı üzerindeki etkilerinin belirginleşmesiyle birlikte doğal su koridorlarının korunması, yeşil alanların sürekliliğinin sağlanması ve suyun daha verimli kullanılması peyzaj mimarlığının temel çalışma alanları arasında öne çıkıyor.
Bu kapsamda TMMOB Peyzaj Mimarları Odası tarafından “Kurakçıl Peyzaj ve Doğa Temelli Çözümler” temasıyla düzenlenen 16. PMOGenç Yaz Kampı, 20-29 Ağustos 2026 tarihleri arasında Mersin’de gerçekleştirildi.
Türkiye’nin 26 üniversitesinden 40 peyzaj mimarlığı öğrencisinin katıldığı kampta gençler, 10 gün boyunca Mersin’in önemli akarsu koridorlarından Müftü Deresi ve çevresi için proje geliştirdi.
Kamp, Peyzaj Mimarları Odası’nın ana yürütücülerinden biri olduğu EPD-Net Erasmus+ Projesi’nin katkıları ve Mersin Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlendi. Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ali Derse ve Arş. Gör. Ramazan Karataş’ın yürütücülüğünde gerçekleştirilen çalışmalarda öğrenciler, akademisyenler ve sektör temsilcileri ortak üretim sürecinde buluştu.

Mersin kent merkezinden geçerek Akdeniz’e ulaşan Müftü Deresi, kampın ana çalışma alanı olarak belirlendi.
Yaklaşık 60 kilometre uzunluğa ve 410 kilometrekarelik su toplama havzasına sahip dere ve çevresi; iklim değişikliğine uyum, kurakçıl peyzaj, su yönetimi, kentsel dirençlilik ve doğa temelli çözümler çerçevesinde ele alındı.
Genç peyzaj mimarı adayları, eğitmenlerin yönlendirmesiyle bölgenin doğal yapısının korunmasına, su kaynaklarının daha etkin kullanılmasına ve iklim koşullarına uygun peyzaj düzenlemelerinin geliştirilmesine yönelik tasarımlar hazırladı.
Projelerde sürdürülebilirlik ve ekolojik uyumun yanı sıra ekonomik, işlevsel ve estetik kriterler de dikkate alındı.

TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Genel Başkanı Özay Yerlikaya, iklim değişikliğinin kentlerin planlanma biçimini doğrudan değiştirdiğini belirterek su kaynaklarının korunmasının artık temel bir planlama konusu haline geldiğini söyledi.
Yerlikaya, “Artan sıcaklıklar, kuraklık ve su kaynakları üzerindeki baskı, kentlerimizi ve açık alanlarımızı nasıl planladığımızı yeniden düşünmemizi zorunlu kılıyor. Özellikle kentlerin içinden geçen dereleri yalnızca suyun aktığı alanlar olarak görmek yerine, kentin doğal sisteminin bir parçası olarak ele almamız gerekiyor” dedi.
Kentlerin bulunduğu coğrafyanın doğal koşullarıyla uyumlu şekilde geliştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Yerlikaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kentleri suyu daha akılcı kullanan, bulunduğu coğrafyanın doğal koşullarıyla uyumlu ve iklim değişikliğinin etkilerine karşı daha dirençli bir yapıda planlamak zorundayız. Bu yıl genç meslektaşlarımızın Müftü Deresi için kurakçıl peyzaj ve doğa temelli çözümler odağında ortaya koyduğu çalışmaların, benzer sorunlarla karşı karşıya olan kentler için de önemli bir fikir ve deneyim alanı oluşturduğuna inanıyoruz.”

Kamp süresince proje çalışmalarının yanı sıra söyleşiler, atölyeler ve mesleki paylaşım toplantıları da düzenlendi.
Öğrenciler, akademisyenler ve sektör temsilcileriyle bir araya gelerek güncel peyzaj planlama yaklaşımları hakkında bilgi edinirken, Tarsus’a gerçekleştirilen kültür gezisiyle bölgenin tarihi ve kültürel mirasını da yakından inceleme fırsatı buldu.
Kamp kapsamında Doç. Dr. Bahar Başer Kalyoncuoğlu, Barış Ekmekçi, Süleyman Can Çinkılıç, Cemil Hamdi Okumuş, Mehmet Cemil Aktaş, Burak Işık, Alican Turgay Sezer ve Prof. Dr. Hayriye Eşbah Tunçay eğitmen olarak öğrencilerle bir araya geldi.

Genç peyzaj mimarı adaylarının 10 gün boyunca geliştirdiği projeler, 29 Ağustos 2026’da düzenlenen Proje Sergisi ve Kapanış Etkinliği’nde katılımcılara sunuldu.
Etkinlikte Müftü Deresi için hazırlanan tasarım ve planlama önerileri sergilenirken, projelerin benzer iklim ve su yönetimi sorunları yaşayan kentler için de örnek fikirler oluşturabileceğine dikkat çekildi.
Kapanış programına TMMOB Peyzaj Mimarları Odası yönetimi ve şube temsilcilerinin yanı sıra Mersin Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanı Abdullah Selçuk Şahutoğlu, kamp yürütücüleri, akademisyenler ve meslek temsilcileri katıldı.
Kamp sonunda ortaya çıkan çalışmalarla, kent içindeki akarsu koridorlarının yalnızca fiziksel bir alan olarak değil; su yönetimi, biyolojik çeşitlilik, iklim değişikliğine uyum ve kentsel yaşam kalitesinin bir parçası olarak değerlendirilmesinin önemi bir kez daha gündeme taşındı.
GÜNDEM KORİDORU
7 saat önceEKONOMİ
3 gün önceALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
3 gün önceEKONOMİ
3 gün önceSPOR
3 gün önceEKONOMİ
3 gün önceEMLAK
3 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.