Emtia piyasalarında haftanın ana gündemini ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası kararı oluşturdu. Fed, politika faizini beklentiler doğrultusunda 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 aralığına yükseltti. Böylece banka, Temmuz 2023’ten bu yana ilk kez faiz artırımına gitti.
Fed’in 2026 sonu kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksine ilişkin medyan enflasyon tahminini yüzde 3,6’dan yüzde 3,7’ye yükseltmesi de dikkat çekti. Faiz kararının ardından dolar güçlenirken ABD tahvil getirileri de yükseldi. Dolar endeksi haftayı yüzde 1 artışla 100,2 seviyesinde tamamladı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,04’ü görerek 2007’den bu yana en yüksek seviyesine çıktı ve haftayı yüzde 5 seviyesinde kapattı.

Yüksek faiz ve güçlü dolar değerli metaller üzerinde baskı oluşturmasına rağmen, petrol fiyatlarındaki gerileme küresel enflasyon endişelerini kısmen hafifletti. Bu durum değerli metallere yönelik alımları destekledi. Fed kararının büyük ölçüde önceden fiyatlanmış olması ve para politikasına ilişkin belirsizliğin azalması da piyasalarda kısa pozisyonların kapatılmasını beraberinde getirdi.
Değerli metaller arasında haftanın en güçlü performansı gümüşte görüldü. Gümüşün ons fiyatı yüzde 2,8 yükselirken, altın yüzde 0,7, platin yüzde 0,2 ve paladyum yüzde 0,1 değer kazandı. Altın fiyatlarında Çin kaynaklı yatırım talebi etkili olurken, yükselen tahvil getirileri ve doların değer kazanması yükselişi sınırladı. Gümüşte ise kısa pozisyonların kapatılmasının yanı sıra sanayi talebine yönelik beklentiler öne çıktı. Platin ve paladyum da değerli metallere gelen alımlardan destek buldu ancak yüksek faizlerin otomotiv sektöründeki talebi zayıflatabileceğine ilişkin endişeler kazanımları sınırladı.

Baz metal fiyatlarında Çin’den gelen ekonomik veriler ve fiziki piyasadaki arz gelişmeleri belirleyici oldu. Çin’de sanayi üretiminin ağustosta yıllık yüzde 5,2 artması metal talebine ilişkin beklentileri destekledi. Öte yandan işsizlik oranının yüzde 5,3’e yükselerek beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi, ülke ekonomisine ilişkin temkinli görünümün korunmasına neden oldu. Bakır fiyatlarında Çin’deki hurda arzının sıkılaşması, bazı izabe tesislerinin üretime dönüşündeki gecikmeler ve ithalat primlerindeki yükseliş etkili oldu. Londra Metal Borsası’ndaki kullanılabilir bakır stoklarının azalması da fiyatları destekledi. Haftalık bazda bakırın libre fiyatı yüzde 2,5, çinko ve kurşun yüzde 1,7, alüminyum yüzde 1,4 yükseldi. Nikel ise yüzde 1,7 geriledi.
Enerji piyasasında ise jeopolitik gelişmelerin yanı sıra alternatif sevkiyat güzergahlarına ilişkin beklentiler fiyatlamaları etkiledi.
Haftanın ilk bölümünde Orta Doğu’daki riskler nedeniyle yükselen petrol fiyatları, alternatif taşıma rotalarının kullanılabileceğine yönelik beklentilerin güçlenmesiyle geriledi. Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin düşük seyretmesi ve bölgedeki çatışmalar arz endişelerini canlı tutsa da Suudi Arabistan’ın farklı güzergahlardan petrol sevkiyatını artırabileceğine yönelik gelişmeler jeopolitik risk primini sınırladı. ABD’de ham petrol stoklarının beklentilerden daha az gerilemesi, benzin ve distilat stoklarının yükselmesi de petrol üzerindeki satış baskısını artırdı. Haftayı doğal gaz yüzde 0,6 yükselişle tamamlarken, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 2 düştü.

Tarım emtialarında ürün bazında arz ve talep gelişmeleri fiyatların yönünü belirledi. Soya fasulyesinde Çin’in ABD’den gerçekleştirdiği alımlar fiyatları destekledi. ABD’nin 10 Eylül’de sona eren haftadaki soya ihracat satışları 1 milyon 702 bin tona ulaşırken, Çin’in alımları 875 bin 300 ton oldu. Buna karşılık hasadın ilerlemesi ve ilk verim sonuçlarının güçlü olması yükselişi sınırladı. Mısır fiyatlarında hasadın hızlanması ve haftalık ihracat satışlarının yüzde 47 düşerek 1 milyon 27 bin tona gerilemesi etkili oldu. Buğday fiyatları ise ABD’deki üretim bölgelerinde beklenen yağışların ekim koşullarını iyileştirebileceği beklentisi ve Avustralya, Arjantin ile Kanada’daki güçlü arz görünümü nedeniyle geriledi. Karadeniz’deki taşımacılık riskleri ise düşüşü sınırladı. Chicago Ticaret Borsası’nda haftalık bazda soya fasulyesi yüzde 0,5 yükselirken, buğday yüzde 1,6, mısır yüzde 0,6 ve pirinç yüzde 2,3 değer kaybetti.

Tarım emtialarında haftanın en sert hareketlerinden biri kakaoda yaşandı. Fildişi Sahili’nden limanlara ulaşan ürün miktarının yıllık pazarlama döneminde yüzde 18 artması ve borsa stoklarının iki yılın en yüksek seviyelerine yakın seyretmesi arz endişelerini azalttı.
Bunun sonucunda kakaonun ton fiyatı yüzde 10,6 geriledi.
Diğer tarım ürünlerinde de düşüşler görüldü. ABD’de pamuk fiyatı yüzde 5,7, şeker yüzde 4,4 ve kahve yüzde 3 geriledi. Şeker fiyatlarındaki düşüşte, Londra piyasasında teslimata sunulan miktarın yıllık yüzde 91 artarak 499 bin 350 tona ulaşması ve fiziki talebin zayıfladığına ilişkin işaretler etkili oldu. Kahvede ise Brezilya’nın Minas Gerais bölgesindeki yağışların yeni sezon üretimini destekleyebileceği beklentisi öne çıktı. Ayrıca küresel kahve stoklarındaki toparlanma da fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. Emtia piyasalarında böylece haftalık fiyatlamalarda para politikası, dolar ve tahvil getirilerinin yanı sıra jeopolitik gelişmeler ile ürün bazındaki arz-talep koşullarının belirleyici olduğu bir dönem geride kaldı.
GÜNDEM KORİDORU
17 saat önceGÜNDEM KORİDORU
15 gün önceEKONOMİ
18 gün önceALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
18 gün önceEKONOMİ
18 gün önceSPOR
18 gün önceEKONOMİ
18 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.