Uluslararası ilişkiler literatüründe, stratejik kararların ve küresel krizlerin çözümünün sadece toplantı salonlarında değil, ortak kültürlerin paylaşıldığı sofralarda da şekillendiği biliniyor. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Müge Arslan, doğru kurgulanmış bir menünün kalıcı diplomatik etkiler bırakabileceğini ifade ederek, geçmişten Camp David (1978) ve G20 Osaka Zirvesi (2019) gibi tarihi dönüm noktalarını örnek gösteriyor.
2026 NATO Zirvesi de bu stratejik yaklaşımın en güncel halkasını oluşturdu. Menü seçiminin sadece bir ikram listesi olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Arslan, bu özel organizasyonun ev sahibi ülkenin kültürel kimliğini, misafirperverliğini ve yerel değerlerini yansıtan küresel bir yumuşak güç (soft power) gösterisi olduğunu belirtiyor.

Türk mutfağını uluslararası alanda temsil etmeyi kariyerinin merkezine alan iki Michelin yıldızlı şef Fatih Tutak, haftalar süren titiz bir hazırlık sürecinin ardından mevsimsellik, yerel üretim ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda özel bir konsept geliştirdi. Ürün seçiminden tabakların kurgusuna kadar her aşamayı bizzat yöneten Tutak, bu özel davetin resmi bir menü olmanın ötesine geçerek Türkiye’nin biyoçeşitliliğini ve üretici emeğini temsil eden bir gastronomi anlatısına dönüştüğünü ifade etti.
Şef Fatih Tutak, tarihi geceye dair duygularını şu sözlerle paylaştı:
“Böylesine özel bir sofrada Türk mutfağını temsil etmek bizim için büyük bir onurdu. Bu menüde Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen ürünleri, üretici emeğini ve mutfak hafızamızı çağdaş bir dille anlatmak istedik. Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu önemli buluşmanın bir parçası olmak bizim için çok değerliydi.”

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki resmi gala yemeğinde, tek bir bölge yerine Karadeniz’den Doğu Anadolu’ya, Ege’den İç Anadolu’ya kadar tüm coğrafi bölgelerin tescilli ve coğrafi işaretli ürünleri modern sunum teknikleriyle harmanlandı.

Gala yemeğinde ana yemek kısmında hem balık hem de kırmızı et alternatiflerinin sunulması, farklı kültürlerin beslenme alışkanlıklarına ve damak zevklerine duyulan diplomatik saygının bir sembolü olarak değerlendirildi. Kayseri mantısı, Sütlü Nuriye ve firik pilavı gibi köklü geçmişe sahip geleneksel yemeklerin, şef Fatih Tutak’ın inovatif vizyonuyla ve modern sunum teknikleriyle liderlere takdim edilmesi Türk mutfağının hem köklü hem de çağdaş yönünü tüm dünyaya bir kez daha kanıtladı. Türkiye, zirve öncesinde düzenlediği gastrodiplomasi etkinliklerini bu görkemli gala yemeğiyle taçlandırarak siber, askeri ve siyasi arenadaki gücünü kültürel mirasıyla desteklemiş oldu.
#NATOLiderlerZirvesi #FatihTutak #CumhurbaşkanlığıKülliyesi #Gastrodiplomasi #MügeArslan
EKONOMİ
1 gün önceGÜNDEM KORİDORU
7 gün önceGÜNDEM KORİDORU
7 gün önceGÜNDEM KORİDORU
22 gün önceGÜNDEM KORİDORU
28 gün önceGÜNDEM KORİDORU
28 gün önceGÜNDEM KORİDORU
28 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.