AZ BULUTLU
Türkiye’nin en önemli zeytinyağı üretim merkezlerinden biri olan Ayvalık, yüzyıllardır kaliteli zeytin ve zeytinyağı üretimiyle tanınıyor. Ancak bu değeri koruyabilmek ve sahte ürünlerle mücadele etmek giderek daha büyük bir zorluk haline geliyor. Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, bölgenin zeytinyağı üretimi konusundaki potansiyelini vurgulayarak, coğrafi işaretin önemine dikkat çekerek, “Şu anda Ayvalık’ta yaklaşık 180 tescilli zeytinyağı markası bulunuyor. Göreve geldiğimizde bu sayı sadece 35’ti. Bugün, Türkiye’nin en büyük zeytin ve zeytinyağı üreticileri bu bölgede faaliyet gösteriyor. Ayvalık, bölgenin üretim kapasitesinin yüzde 55’ini karşılıyor ve Körfez Bölgesi ile birlikte Türkiye’nin toplam zeytinyağı ihracatının yüzde 30’unu gerçekleştiriyor. Ancak coğrafi işaret tescilimiz olmasına rağmen, sahte ürünlerle mücadele etmek zorundayız. Ayvalık’ta üretilmeyen bazı yağlar, Ayvalık adıyla pazarlanıyor. Bu durum marka değerimizi tehdit ediyor” dedi.
Coğrafi işaretli ürünlerin belirli kalite standartlarını taşıması gerektiğini ifade eden Uçar, Ayvalık zeytinyağının belirgin özelliklerini şu şekilde açıkladı:
Uçar, sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Örneğin, Gemlik tipi zeytin ağaçlarından elde edilen yağlar bizim coğrafi işaret kapsamımıza giremez. Ancak piyasada ‘Ayvalık zeytinyağı’ adıyla farklı ürünlerin satıldığını görüyoruz. Bu hem tüketiciyi yanıltıyor hem de gerçek Ayvalık zeytinyağının değerini düşürüyor” dedi.
Ayvalık Ticaret Odası, bu sorunun çözümü için uluslararası düzeyde de girişimlerde bulunuyor. Avrupa Birliği’nde coğrafi işaret tescili için başvuruların sürdüğünü belirten Uçar, “Henüz kesin bir yanıt almadık ama birkaç ay içinde sürecin tamamlanmasını bekliyoruz. Avrupa’da da Ayvalık zeytinyağını koruma altına almak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de İş Dünyası dergisi Yazı İşleri Müdürü Hüsne Pamuk ile bir araya gelen Ali Uçar, “Ayvalık, bölgenin üretim kapasitesinin yüzde 55’ini karşılıyor. Ancak coğrafi işaret tescilimiz olmasına rağmen, sahte ürünlerle mücadele etmek zorundayız. Ayvalık’ta üretilmeyen bazı yağlar, Ayvalık adıyla pazarlanıyor. Bu durum marka değerimizi tehdit ediyor” diyor.
Ayvalık zeytinyağını daha iyi saklamak, ihracatta rekabet gücünü artırmak ve üreticilere ekonomik avantaj sağlamak amacıyla bölgeye 270 milyon TL’lik lisanslı depoculuk yatırımı yapılacak. Bu sistem, ürünlerin uygun koşullarda depolanmasını sağlayarak kaliteyi koruyacak, borsa ve fiyat ve borsanın oluşması ile birlikte finansal fırsatlar sunacak.
Uçar, lisanslı depoculuk sisteminin önemini ilişkin şu ifadeleri kullandı; “Valilik ile yaptığımız görüşmeler sonucunda şu anda yer tahsisi sürecindeyiz. Konu Cumhurbaşkanlığı’nda değerlendirme aşamasında. Onay alındığında, Ayvalık Ticaret Odası olarak şirketleşme sürecine geçeceğiz ve lisanslı depoculuk şirketimizi kuracağız. Depoyu en geç iki yıl içinde tamamlamayı hedefliyoruz. Lisanslı depoculuk sisteminin getireceği başlıca avantajlar şunlar olacak:
Uçar, “Şu anda Türkiye’de lisanslı depoculuk konusunda üç farklı kurum aktif çalışmalar yürütüyor: Körfez Odaları, Akhisar Ticaret Borsası ve Marmarabirlik. Biz de bu sürecin güçlü bir parçası olacağız. Hedefimiz, lisanslı depoculuk sisteminin tamamen yerli ve milli bir proje olarak hayata geçirilmesi” dedi.
Lisanslı depoculuk için oluşturulacak tüzel kimlik yapısına da değinen Uçar, sürecin şeffaf ve sürdürülebilir olacağını belirterek, “Bu sistemin uzun vadede başarılı olabilmesi için ticaret odaları ve borsaların çoğunluğa sahip olduğu bir yapı oluşturmayı planlıyoruz. Yüzde 51 kamuya ait olacak, geri kalan yüzde 49’luk kısım ise özel sektör temsilcilerine ayrılacak. Ancak burada çiftçilerden ziyade büyük tüccar kesimi hedefleniyor çünkü bu çalışmanın amacı, ihracata yönelik kaliteli ve tonaj olarak fazla ürün temin etmek” diye konuştu.
Türkiye’de zeytinyağı üretiminin büyük bir bölümünün Ayvalık ve Körfez Bölgesi’nde işlendiğini vurgulayan Uçar, sektörde markalaşmanın kaçınılmaz olduğunu söyleyerek, “Bugün İtalya ve İspanya, markalaşma sayesinde dünya pazarında lider konumda. Biz de benzer bir stratejiyle hareket etmeliyiz. Kaliteli üretimi sürdürülebilir hale getirmeli ve Avrupa pazarında rekabet edebilmek için markalaşmaya daha fazla önem vermeliyiz. Türkiye’de üretilen zeytinyağının kalitesi yüksek, ancak bunu uluslararası pazarda yeterince iyi değerlendiremiyoruz. Zeytinyağı ihracatını artırmak için devlet destekleri ve teşviklerin daha kapsamlı hale getirilmesi gerekiyor. Kaliteli üretim yapıyoruz ancak bu ürünleri Avrupa pazarına daha iyi tanıtmalıyız” diye konuştu.
GÜNDEM KORİDORU
04 Nisan 2025