Antalya, kültür ve sanatın farklı dallarını bir araya getiren Türkiye Kültür Yolu Festivali’yle dokuz gün boyunca yerli ve yabancı ziyaretçileri ağırlayacak. Konserlerden sergilere, opera ve bale gösterilerinden geleneksel sanat atölyelerine kadar uzanan geniş program, kentin kültürel zenginliğini ön plana çıkaracak.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bu yıl dördüncüsü düzenlenen Antalya Kültür Yolu Festivali’nin açılışını gerçekleştirerek etkinlik takviminin yanı sıra kentte tamamlanan ve devam eden yatırımları da değerlendirdi. Ersoy’un açıklamalarında Antalya turizminin geleceğine yönelik projeler de önemli yer tuttu. Bakan, COP31 sonrasında EXPO alanında Türkiye’nin en büyük fuar, kongre ve etkinlik merkezlerinden birinin kurulması için yeni bir yapılanmaya gidileceğini duyurdu.
Antalya Valisi Hulusi Şahin ile AK Parti Antalya milletvekilleri Kemal Çelik, Mustafa Köse, İbrahim Ethem Taş ve Tuba Vural Çokal’ın katıldığı açılışta konuşan Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin her yıl daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını belirtti. Festivalin bu yıl 26 şehirde düzenlendiğini aktaran Ersoy, yaklaşık sekiz aya yayılan kültür ve sanat programının gelecek yıl 32 şehre ulaşmasının planlandığını söyledi.

Antalya’daki festival programının 40’tan fazla mekâna yayıldığını belirten Bakan Ersoy, dokuz gün içerisinde 440’tan fazla etkinliğin gerçekleştirileceğini açıkladı. Gastronomi alanında ise kentin farklı bölgelerinden lezzetlerin tanıtılması amacıyla 85 ayrı durağın belirlendiğini bildirdi.
Akdeniz mutfağının Yörük kültüründen aldığı etkilerle kendine özgü bir zenginliğe sahip olduğunu ifade eden Ersoy, festivalin Türk mutfağının bu çeşitliliğini ziyaretçilere tanıtmak için önemli bir fırsat sunduğunu dile getirdi.
Festivalin ana sahnesi Konyaaltı Beach Park’ta kurulacak. Etkinlikler kapsamında Simge, Poizi, Sefo, Gökhan Türkmen, Ebru Yaşar, Demet Akalın ve Hakan Altun sahne alacak. Farklı müzik türlerinden sanatçıların konserleri, festival süresince Antalyalılarla ve kenti ziyaret edenlerle buluşacak.
Sahne sanatları programında da dikkat çeken yapımlar yer alacak. Sadakat, tutku ve kıskançlık temaları etrafında şekillenen Anna Karenina ile doğa ve aşk konularını işleyen Carmina Burana eserlerinin bale yorumları sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Attila operasında ise tarih ve medeniyetleri şekillendiren bir hükümdarın hikâyesi sahneye taşınacak.
Festivalin sergi programında Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri de yer alıyor. Kutsal emanetler, Kâbe örtüleri ve Kur’an-ı Kerim nüshalarının ziyaretçilerle buluşacağı sergiyle Osmanlı döneminin manevi mirasına ışık tutulması amaçlanıyor.

Antalya Kültür Yolu Festivali, çağdaş sanatın yanı sıra geleneksel el sanatlarına da geniş yer ayıracak. Yaşayan Miras Antalya sergisinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olarak tanınan ustaların eserleri ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.
Telkari, cam ve ahşap işçiliği, kilim ve halı dokuma, çömlekçilik, çinicilik, keçe, ebru, tezhip ve minyatür gibi geleneksel sanat dallarından örnekler festival programında yer alacak. Böylece ziyaretçiler, ortaya çıkarılan eserleri görmenin yanı sıra bu sanatların arkasındaki bilgi ve beceriyi de yakından tanıma fırsatı bulacak.
Yaşayan Miras programında geleneksel sanat atölyeleri ve kısa film gösterimleri düzenlenecek. Antalya’nın kendine özgü mimari dokusunu yansıtan Düğmeli Evler üzerine gerçekleştirilecek söyleşiyle de kentin kültürel değerlerinin tanıtılması hedefleniyor.
Festivalin öne çıkan sergilerinden biri de Üç Ressam olacak. Mustafa Taviloğlu’nun koleksiyonundan seçilen Alaeddin Aksoy, Mehmet Güleryüz ve Komet’in eserleri, farklı sanat anlayışlarını aynı çatı altında buluşturacak. Sergi, sanatçıların özgün yaklaşımlarını bir arada görme imkânı sunacak.

Antalya’nın mutfak kültürü de festivalin önemli başlıkları arasında bulunuyor. Türk mutfağının uluslararası alanda daha fazla tanınması için gastronomi etkinliklerine önem verdiklerini belirten Bakan Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin şehirlerin yerel lezzetlerini geniş kitlelerle buluşturan bir platform olduğunu söyledi.
Antalya gastronomi programına şef Mehmet Akdağ ev sahipliği yapacak. Program kapsamında Antalya merkezinin yanı sıra Korkuteli, Elmalı, Gömbe, Finike, Beycik ve Kaş’ı kapsayan rotalar oluşturuldu. Manavgat ve Alanya da gastronomi durakları arasında yer alacak.
Belirlenen güzergâhlarda geleneksel mutfak kültürüyle çağdaş gastronomi anlayışını bir araya getiren yemekler ziyaretçilere sunulacak. Bu çalışmalarla Antalya’nın yalnızca deniz, kum ve güneş turizmiyle değil, yöresel yemekleri ve zengin mutfak kültürüyle de tanıtılması amaçlanıyor.
Festival boyunca 10’dan fazla konser, 30’un üzerinde sergi ve yerleştirme ile 30’a yakın atölye gerçekleştirilecek. Gezi programları ve fotoğrafçılık etkinliklerinin yanı sıra çocuklara yönelik kültür, sanat, eğlence ve öğrenme odaklı faaliyetler de düzenlenecek. Bakan Ersoy, tüm Antalyalıları aileleriyle birlikte festival etkinliklerine katılmaya davet etti.

Bakan Ersoy, festival açılışında Antalya’da tamamlanan ve devam eden yatırımlara ilişkin de bilgi verdi. Kentin turizm potansiyelini geliştirmek ve kültürel yaşamını desteklemek amacıyla farklı alanlarda çalışmalar yürüttüklerini belirten Ersoy, 87 milyon liralık yatırımla İbradı Ormana Kültür Merkezi’nin hizmete açıldığını açıkladı.
Kamu Eliyle Yapılan Kültür Yatırımlarına Destek Projesi kapsamında Antalya’daki dört projeye toplam 11,1 milyon lira destek sağlandığını bildiren Ersoy, altyapı yatırımlarının da sürdüğünü kaydetti.
Serik 2 Atıksu Arıtma Tesisi ile Boğazkent Terfi Merkezi ve terfi çalışmalarının 2022 yılında, Kemer-Çamyuva Atıksu Arıtma ve Bağlantılı Altyapı Tesisleri’nin ise 2024 yılında tamamlandığını belirten Ersoy, söz konusu yatırımların toplam maliyetinin 8 milyar liraya ulaştığını söyledi.
Kocayatak ve Çandır mahallelerini kapsayacak ilave kanalizasyon terfi hattı ve bağlantılı altyapı tesisleriyle Serik 2 Atıksu Arıtma Tesisi’ne yapılacak ilavelerin çalışmalarının devam ettiğini aktaran Ersoy, tesise iki son çöktürme havuzu ve dezenfeksiyon ünitesi kazandırılacağını ifade etti. Çalışmaların ay sonunda tamamlanmasının hedeflendiğini belirtti.
Antalya’da vatandaşların kullanımına sunulan ücretsiz halk plajlarına da değinen Ersoy, beş yıldızlı tesis kalitesinde hizmet veren 14 halk plajının kentte faaliyet gösterdiğini kaydetti.

Antalya’nın tarihi ve arkeolojik mirasının korunmasına yönelik yatırımların sürdüğünü belirten Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü aracılığıyla 2018-2026 döneminde 24 proje ve 101 uygulama işinin tamamlandığını açıkladı. Dokuz proje ve dokuz uygulama işinin ise devam ettiğini bildirdi.
Geleceğe Miras Projesi kapsamında Antalya’da 26 arkeolojik alanda çalışma yürütüldüğünü belirten Ersoy, 2024-2026 döneminde kazı ve basit onarım çalışmaları için 1 milyar 60 milyon liranın üzerinde ödenek aktarıldığını söyledi.
Arkeolojik alanlardaki koruma ve restorasyon çalışmalarının bilimsel altyapısını güçlendirmek ve ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yürütülen projeler hakkında da bilgi veren Ersoy, 14 projenin tamamlandığını, yedi projenin ise devam ettiğini kaydetti.
Antalya’nın müze altyapısına yönelik çalışmalara da değinen Ersoy, son sekiz yılda Antalya Etnografya, Mevlevihane, Nekropol, Alanya Atatürk Evi ve Likya Uygarlıkları müzeleri ile Side Arif Müfid Mansel Arkeoloji Müzesi’nin ziyarete açıldığını belirtti.
Kentte 2018 yılından bu yana yürütülen sekiz koruma amaçlı imar planı çalışmasının altısının tamamlandığını, kalan iki çalışma üzerinde ise sürecin devam ettiğini ifade eden Ersoy, yatırımların Antalya’nın kültürel mirasını korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak açısından önem taşıdığını vurguladı.

Antalya’daki yatırımların yanı sıra Türkiye turizminin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Ersoy, turizm faaliyetlerinin yılın tamamına ve ülkenin 81 iline yayılmasının önemine dikkat çekti.
Bu hedef doğrultusunda pazar çeşitliliğinin artırılması, farklı ziyaretçi gruplarının beklentilerine uygun ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi ve sürdürülebilir bir turizm yapısının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Ersoy, Türkiye’nin krizlere karşı dayanıklı bir turizm sektörüne sahip olması için çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı gibi kurumsal yapıların yanı sıra şehir ve bölge ölçeğindeki yatırımların, tesis standartlarının, personel niteliğinin, ulaşım olanaklarının ve tanıtım faaliyetlerinin bu hedefe katkı sunduğunu ifade etti.
Thomas Cook krizi, Covid-19 salgını, Rusya-Ukrayna savaşı ve İran-İsrail-ABD arasındaki çatışmalar gibi uluslararası gelişmelerin turizm sektörünü etkilediğini hatırlatan Ersoy, Türkiye’nin bu süreçlerde krizlere karşı direnç kazandığını belirtti. Bakan, söz konusu dayanıklılığın daha da güçlendirilmesi için pazar çeşitliliği ve sürdürülebilirlik çalışmalarına devam edeceklerini kaydetti.

Bakan Ersoy’un Antalya turizmine ilişkin en önemli açıklamalarından biri, EXPO alanının geleceğine yönelik proje oldu. Antalya’nın toplantı, teşvik seyahati, kongre ve etkinlik turizmi olarak tanımlanan MICE alanında uluslararası ölçekte öne çıkan destinasyonlardan biri hâline getirilmesinin hedeflendiğini belirten Ersoy, COP31 sonrasında EXPO alanının yeni bir işlev kazanacağını açıkladı.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı COP31’e 9-20 Kasım tarihlerinde ev sahipliği yapacak Antalya’da, organizasyonun tamamlanmasının ardından EXPO alanının fuar, kongre ve etkinlik merkezi olarak değerlendirilmesi planlanıyor.
Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı çatısı altında profesyonellerden oluşan yeni bir yapılanma kurulacağını belirterek, hedefin Türkiye’nin en büyük ve en önemli fuar, kongre ve etkinlik merkezlerinden birini hayata geçirmek olduğunu söyledi.
Projenin Antalya turizminin mevsimsel yoğunluğunu dengelemeye katkı sunacağını ifade eden Ersoy, özellikle kış ve bahar dönemlerinde kongre ve fuar organizasyonlarıyla kentteki turizm hareketliliğinin artırılmasının amaçlandığını dile getirdi.
Bakan Ersoy, projeye ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu büyük uluslararası organizasyona ev sahipliği yaptıktan sonra Antalya EXPO alanında, Türkiye’nin en büyük ve en önemli fuar, kongre ve etkinlik merkezlerinden birini hayata geçirmek üzere TGA çatısı altında kuracağımız ve profesyonellerden oluşan yeni bir yapılanmaya gidiyoruz. Antalya turizminin önemli bir ihtiyacı olan kongre ve fuar turizmi için dünya ölçeğinde ve çok üst düzey nitelikte bir merkez oluşturarak kış ve bahar dönemlerine de hareketlilik kazandıracağız.”
Yeni merkezin yalnızca kongre ve fuar turizmine değil, Antalya’nın sosyal, kültürel ve sanatsal yaşamına da katkı sağlaması bekleniyor. Projeyle kentin uluslararası organizasyonlar için tercih edilen merkezlerden biri hâline getirilmesi ve turizm faaliyetlerinin yılın farklı dönemlerine yayılması hedefleniyor.

GÜNDEM KORİDORU
31 Ekim 2026GÜNDEM KORİDORU
31 Ekim 2026EKONOMİ
31 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
31 Ekim 2026EKONOMİ
31 Ekim 2026SPOR
31 Ekim 2026EKONOMİ
31 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.