Türkiye’nin bir yandan Çin’in üretim gücü, diğer yandan Avrupa’nın teknoloji ve verimlilik avantajıyla rekabet ettiğine dikkat çeken Dalgakıran, mevcut üretim kapasitesini korumanın tek başına yeterli olmayacağını vurguladı.
Dalgakıran, “Şirketlerin yarınını güçlendirecek bir anlayışa ihtiyacımız var” diyerek sanayi politikasının şirketlerin dönüşümünü ve küresel rekabet gücünü artıracak bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin uzun vadeli ve bütüncül bir sanayi stratejisine ihtiyacı olduğunu belirten Dalgakıran, bu stratejinin kamu, sanayi kuruluşları, odalar ve sivil toplum örgütlerinin ortak çalışmasıyla oluşturulması gerektiğini söyledi.
Dalgakıran, “Sanayinin karşı karşıya olduğu sorunları tek tek ele almak yerine bütünü görmemiz gerekiyor. Hammadde, enerji, iş gücü, otomasyon, dijitalleşme, finansmana erişim, üretim kapasitesi gibi birçok başlıkta Türkiye ile rakip ülkeler arasındaki farkları ortaya koymalıyız” dedi.
Sanayide uygulanan teşvik sisteminin de yeniden ele alınması gerektiğini belirten Dalgakıran, sağlanan desteklerin şirketlerin üretim, ihracat, verimlilik ve katma değer performansına ne ölçüde katkı sunduğunun takip edilmesi gerektiğini kaydetti.
Ar-Ge desteklerinden teknoloji yatırımlarına kadar tüm teşviklerin şirketlerin rekabet gücünü artıracak ölçülebilir sonuçlar üretmesi gerektiğini vurgulayan Dalgakıran, destek mekanizmalarının teknolojik dönüşümü hızlandıracak biçimde tasarlanması gerektiğini söyledi.

Robotik, otomasyon, yapay zekâ, dijital üretim sistemleri ve veri analitiğinin dünya sanayisindeki ağırlığının arttığını belirten Dalgakıran, Türkiye’nin üretim stratejisinde teknolojiyi merkeze alması gerektiğini ifade etti.
Dalgakıran, “Üretim biçimleri değişiyor. Dünyada otomasyon ve robotik üretimin payı yükselirken bizim hâlâ geçmişin maliyet yapılarıyla rekabet etmeye çalışmamız doğru değil. Teknolojiyi, verimliliği ve insan kaynağını birlikte geliştirmeliyiz” dedi. BASIN BÜLTENİ_‘Şirketlerin y…
Küresel pazarlarda ölçeğin de giderek daha belirleyici hale geldiğine dikkat çeken Dalgakıran, büyük ölçekli yatırımların, güçlü Ar-Ge altyapısının ve uluslararası satış ağlarının önem kazandığını söyledi. Türkiye’nin daha fazla şirketini büyütecek ve dünya pazarlarında kalıcı oyuncular haline getirecek mekanizmalara ihtiyaç bulunduğunu kaydetti.
Dalgakıran, aynı sektörde faaliyet gösteren şirketlerin yalnızca rekabet eden değil, belirli alanlarda birlikte hareket eden yapılara dönüşebileceğini belirtti.
Ortak satın alma, teknoloji yatırımları ve uluslararası pazarlara giriş gibi alanlarda kurulabilecek iş birliklerinin maliyet avantajı yaratabileceğini söyleyen Dalgakıran, şirketlerin özellikle ölçek ve teknoloji yatırımlarında ortak modeller geliştirmesinin küresel rekabet gücünü artırabileceğini ifade etti.
İstanbul Sanayi Odası’nın da sanayicinin karşılaştığı sorunların çözümünde daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirten Dalgakıran, bürokratik süreçlerde hızın kritik hale geldiğini söyledi.
Dalgakıran, “Sanayicinin karşılaştığı bir problemin ilgili kurumlara ulaşması ve çözüm için uzun süre beklemesi artık kabul edilebilir değil. Dijital çağın imkânlarını kullanarak daha hızlı çalışan bir yapı kurmak gerekiyor” dedi.
GÜNDEM KORİDORU
17 gün önceGÜNDEM KORİDORU
06 Ekim 2026EKONOMİ
06 Ekim 2026ALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
06 Ekim 2026EKONOMİ
06 Ekim 2026SPOR
06 Ekim 2026EKONOMİ
06 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.