Türkiye’de lojistik sektörü, uzun yıllar güvene, alışkanlıklara ve yüz yüze ilişkilere dayalı bir yapı içinde büyüdü. Ancak artan maliyetler, rekabet baskısı, kayıt dışılık ve operasyonel verimsizlikler, sektörde dijital dönüşümü kaçınılmaz hale getirdi. Bu dönüşümün sahadan gelen en güçlü temsilcilerinden biri ise Kamyoon oldu. Ailesinin 1970’li yıllardan bu yana lojistik sektörünün merkezinde yer aldığını vurgulayan Kamyoon Kurucusu Volkan Özdemir, 2002 yılında sahaya inen kendi kuşaklarının kamyonculuktan lojistik işletmeciliğine kadar sektörün her alanında birebir çalıştığını söylüyor. Bu uzun saha tecrübesinin kendilerine çok net bir gerçek gösterdiğini belirten Özdemir, “Lojistikte asıl sorun teknoloji eksikliği değil, sahanın gerçek ihtiyaçlarının doğru okunamamasıydı” ifadelerini kullanıyor.
Kamyoon’un bugünkü dijital lojistik ekosistemine dönüşme sürecinde en zorlayıcı aşamanın, sektörün yıllardır alıştığı geleneksel iş yapış biçimlerini dönüştürmek olduğunu dile getiren Özdemir, lojistiğin güven ve alışkanlık üzerine kurulu bir sektör olduğuna dikkat çekiyor. Dijitalleşmenin yalnızca bir yazılım meselesi olmadığını vurgulayan Özdemir, bu sürecin ciddi bir kültür değişimi gerektirdiğini belirterek şunları söylüyor: “Dijitalleşme; sahayı, teknolojiyi ve operasyonel disiplini aynı anda yönetebilme becerisi ister. Bizim için en zor taraf da buydu. Kamyoon’u ayrıştıran temel yaklaşımımız ise dijitali sahaya uydurmak yerine, dijitali sahaya göre tasarlamak oldu.”
Yaklaşık sekiz yıl boyunca geliştirilen tüm sistemlerin, danışmanlık hizmeti verdikleri 30 binin üzerindeki kamyoncu esnafı ve lojistikçi müşterinin gerçek operasyonlarında test edildiğini aktaran Özdemir, bugün Kamyoon TMS’nin; nakliye yönetim sisteminden dijital yük borsasına, kamyoncu mobil uygulamasından canlı takibe, dijital evrak ve finans yönetimine kadar tüm taşımacılık süreçlerini tek platformda birleştirdiğini ifade ediyor.

Kamyoon Kurucusu Volkan Özdemir
Lojistikte dijital bir çözüm üretmenin, sahadan gelen derin bir tecrübe olmadan neredeyse imkânsız olduğunu vurgulayan Volkan Özdemir, her bir taşımanın yüzlerce değişken içerdiğini hatırlatıyor. Siparişten yük atamaya, güzergâhtan fiyatlamaya, sürücü davranışlarından ödeme modellerine kadar tüm sürecin sahada yaşanmadan doğru şekilde modellenemeyeceğini belirtiyor. Ancak yalnızca sektörü bilmenin de yeterli olmadığını ifade eden Özdemir’e göre, günümüz lojistiği artık veri, yazılım ve karar destek sistemleriyle yönetilen bir yapıya dönüşmüş durumda. Kamyoon’un iş modelinin de tam olarak bu kesişim noktasında şekillendiğini söyleyen Özdemir, geliştirdikleri her modülün masa başında kurgulanmış teorik varsayımlar değil, gerçek operasyonlardan süzülen somut ihtiyaçların ürünü olduğunu vurguluyor.
Özdemir, 2011 yılında Maliye Bakanlığı’na sundukları e-nakliye ve otomasyon projesinin, Türkiye’de lojistikte dijitalleşme açısından önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekerek, şöyle konuştu: “Projemizin dönemin Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek tarafından ödüllendirilmesi ve 2015 yılında Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından kayıt dışı ekonomiyle mücadele kapsamında eylem planına alınması, bu vizyonun devlet nezdinde karşılık bulduğunu gösterdi. Bugün Ulaştırma Bakanlığı, Gelir İdaresi ve İçişleri Bakanlığı tarafından aktif olarak yük ve yolcu taşımacılığında kullanılan U-ETDS sisteminin temelinde de bu yaklaşım yer alıyor. Devletin yıllık milyarlarca dolarlık vergi kaybının önüne geçen bu yapının oluşmasına katkı sunmuş olmak, bizim için önemli bir sorumluluk ve gurur kaynağı. Ancak şunu da net söylemek gerekir: Kamuda dijitalleşme ciddi mesafe aldı, fakat sektörün sahadaki dijital dönüşümü aynı hızda ilerlemedi. Mevzuat ve denetim tarafı dijitalleşirken, kamyoncu esnafı ve günlük operasyonlar uzun süre bu dönüşümün dışında kaldı.” Kamuda dijitalleşmenin önemli mesafe kat ettiğini ancak sektörün sahadaki dönüşümünün aynı hızda ilerlemediğini dile getiren Özdemir, “Hâlâ çözüm bekleyen en kritik alan, sahanın uçtan uca dijitalleşmesi. Biz Kamyoon’u tam da bu noktada konumlandırıyoruz. Devletin oluşturduğu dijital altyapıyı sahaya indiriyor, günlük operasyonlarda gerçek karşılığı olan çözümlere dönüştürüyoruz” dedi.
![]()
21 yıldır 30 binin üzerinde kamyoncuya danışmanlık hizmeti verdiklerini belirten Volkan Özdemir, özellikle spot piyasada yük bulmanın giderek zorlaştığına dikkat çekiyor. Kamyoncuların boş kilometre yapmak zorunda kalmasının ciddi bir maliyet ve risk yarattığını vurgulayan Özdemir, dijital yük borsalarının bu noktada kritik bir rol oynadığını söylüyor. Kamyoon’un dijital yük borsası sayesinde kamyoncuların her gün yayınlanan on binlerce yüke tek ekrandan ulaşabildiğini belirten Özdemir, boş kilometrelerin azaldığını, maliyetlerin düştüğünü ve kazancın arttığını ifade ediyor. Aynı şekilde yük veren firmalar için de operasyonların uçtan uca tek platform üzerinden yönetilebilir hale geldiğini ekliyor. Kamyoon’un önümüzdeki 5–10 yıllık yol haritasının merkezinde, Türkiye’de yurt içi karayolu taşımacılığını uçtan uca dijitalleştirmek yer alıyor. Özdemir, Kamyoon’un bir lojistik firması değil; lojistik firmalarına ve nakliye ihtiyacı olan işletmelere teknoloji altyapısı sunan bir teknoloji şirketi olduğunu özellikle vurguluyor. Sürdürülebilirlik tarafında boş kilometrelerin azaltılması, rota optimizasyonu ve veriye dayalı karar alma mekanizmalarıyla hem maliyetleri hem de karbon ayak izini düşürmeyi hedeflediklerini belirten Özdemir, bir diğer önceliklerinin ise kamyonculuk mesleğinin itibarını artırmak olduğunu söylüyor. Volkan Özdemir, son olarak sözlerini şu şekilde noktalıyor: “Kamyoon; sahayı bilen, teknolojiyi doğru kullanan ve tüm lojistik paydaşlarını aynı ekosistemde buluşturan yapısıyla, Türkiye karayolu yük taşımacılığını dünya standartlarının üzerine taşımayı hedefliyor.”
EKONOMİ
2 gün önceEKONOMİ
10 gün önceGÜNDEM KORİDORU
16 gün önceGÜNDEM KORİDORU
24 gün önceGÜNDEM KORİDORU
24 gün önceEKONOMİ
24 gün önceEKONOMİ
25 gün önce