KPMG’nin dünya genelinde inşaat şirketlerinde görev yapan 375 yöneticinin katılımıyla hazırladığı Küresel İnşaat Araştırması’nın 2025-2026 sonuçları yayımlandı. Rapora göre sektör, “ilerleme paradoksu” olarak adlandırılan kritik bir döneme girdi.
Araştırmada en dikkat çekici bulgulardan biri yöneticilerin risk iştahındaki düşüş oldu. Sektördeki iyimserlik oranı 2023’te yüzde 66 seviyesindeyken yüzde 71’e yükseldi. Ancak katılımcıların yüzde 75’i daha temkinli hale geldiklerini ve risk almaktan kaçındıklarını ifade etti.
Artan risklere rağmen risk alma isteğinin azalması “risk deltası” olarak tanımlanırken, bu durumun sektör genelinde stratejileri yeniden şekillendirdiği vurgulandı.
BÜYÜMENİN YENİ ADRESLERİ
Rapora göre önümüzdeki 12 ayda büyümeye en fazla katkı sağlayacak alanlar su ve kamu hizmetleri, yeşil enerji üretimi ve altyapı yatırımları olacak.
Öte yandan yöneticiler, artan belirsizlik ortamında operasyonel dönüşümün artık ertelenemez bir zorunluluk haline geldiğini düşünüyor. Sektörün odağı artık dönüşümün gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinden ziyade ne kadar hızlı hayata geçirileceğine kaymış durumda. Katılımcıların yüzde 53’ü bu dönüşüme yeterince hızlı uyum sağlayamama konusunda endişe duyuyor.

STRATEJİK VE OPERASYONEL ÖNCELİKLER
Araştırma sonuçlarına göre yöneticiler sürdürülebilir büyüme için dört ana stratejik alana odaklanıyor. İlk sırada yüzde 75 ile operasyonel verimlilik ve kârlılık yer alıyor. Bunu yüzde 72 ile pazar genişlemesi ve müşteri odaklılık izliyor.
Üçüncü sırada yüzde 61 ile teknoloji ve inovasyon bulunurken, yüzde 53 ile risk ve dayanıklılık yönetimi de öncelikli alanlar arasında yer alıyor.
Operasyonel önceliklerde ise iş gücü yüzde 76 ile ilk sırada yer alırken, teknoloji yüzde 68 ile kritik bir unsur olarak öne çıkıyor. Ayrıca katılımcıların yüzde 61’i yeni teslimat modellerini stratejik açıdan önemli görüyor.
TÜRKİYE’NİN GÜÇLÜ KONUMU
KPMG Türkiye İnşaat Sektör Lideri Görkem Yapan, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde küresel belirsizliklerin sürdüğünü ancak Türkiye’nin güçlü konumunu koruduğunu belirtti.
Yapan, Türkiye’nin ENR Dergisi’nin 2025 listesinde 45 firma ile Çin’in ardından ikinci sırada yer aldığını hatırlatarak, bu durumun Türk müteahhitlik sektörünün uluslararası rekabet gücünü ortaya koyduğunu ifade etti.
Küresel büyümedeki yavaşlama ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin yatırım kararlarını daha temkinli hale getirdiğini belirten Yapan, raporun sektör için yol gösterici bir rehber niteliği taşıdığını vurguladı.