TOBB ve ABD Ticaret Odası Yuvarlak Masa Toplantısı’nda konuşan Cevdet Yılmaz, iki ülke arasındaki köklü stratejik ortaklığın ekonomik alandaki yansımalarına dikkat çekti. Geçtiğimiz yıl 39 milyar dolara yaklaşan ticaret hacminde 100 milyar dolar hedefinin hala güncel ve ulaşılabilir olduğunu belirten Yılmaz, 2026 yılı ilk çeyrek verilerinin bu potansiyeli desteklediğini ifade etti. Ticaret dengesinin sürdürülebilir bir yapıya kavuşması için enerji ve savunma sanayisi gibi kritik alanlarda çeşitliliğin artırılacağını, katma değerli üretime odaklanılacağını vurguladı.
Yılmaz, 2003-2025 döneminde ABD’den Türkiye’ye 16 milyar dolarlık doğrudan yatırım geldiğini, buna karşılık Türk firmalarının da ABD’de 14 milyar dolarlık bir yatırım hacmi oluşturduğunu belirterek yatırımlardaki dengeli tabloya işaret etti. Türkiye’de faaliyet gösteren 2 bin 300’den fazla ABD sermayeli firmanın üretim ve AR-GE alanındaki katkılarını kıymetli bulduklarını ifade eden Yılmaz, ABD’nin küresel ölçekteki 8 trilyon dolarlık yatırım pastasından Türkiye’nin daha büyük bir pay alması gerektiğini, ülkenin stratejik konumunun bu fırsatları barındırdığını söyledi.
![]()
İki müttefik ülke arasındaki iş birliğinin savunma sanayisi ve enerji alanlarında daha ileri bir noktaya taşınması gerektiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı, CAATSA yaptırımları konusunda yapıcı ilerlemeler beklediklerini dile getirdi. Halkbank davasındaki olumlu gelişmeleri memnuniyetle karşıladıklarını belirten Yılmaz, ihracat kontrollerinin daha makul seviyelere çekilmesinin sadece Türkiye için değil, Türkiye’de yatırım yapan Amerikan firmaları için de kazan-kazan formülü yaratacağını savundu.

Bölgesel çatışmaların küresel ekonomiye olan etkilerine değinen Yılmaz, Türkiye’nin tedarik zincirlerini çeşitlendirerek arz güvenliğini sağladığını belirtti. Orta Vadeli Program’ın (OVP) kararlılıkla uygulandığının altını çizen Yılmaz, yatırımcılara yönelik heyecan verici bir mesaj paylaştı:
“Doğru bir programla istikrarımızı koruyoruz. Önümüzdeki günlerde sizleri de şaşırtacak, yatırımcı dostu yeni açılımlar yapabiliriz. İstanbul Finans Merkezi başta olmak üzere, bu yeni bölgesel dinamikleri Türkiye lehine çevirecek adımların hazırlığı içindeyiz.”
Uzak Doğu kaynaklı rekabet baskısına karşı korumacılığın tek başına yeterli olmadığını ifade eden Yılmaz, Türk firmalarının dinamizmi ile Amerikan firmalarının teknolojik gücünün birleşerek üçüncü ülkelerde dev projeler üretebileceğini belirtti. Özellikle Afrika ve Asya pazarlarında müteahhitlik ve dijital altyapı alanlarında yapılacak ortaklıkların yeni bir rekabet modeli oluşturacağını söyleyen Yılmaz, Türkiye’nin küresel üretim sistemindeki yerinin her geçen gün daha etkin hale geldiğini sözlerine ekledi.

GÜNDEM KORİDORU
4 gün önceGÜNDEM KORİDORU
4 gün önceEKONOMİ
4 gün önceEKONOMİ
5 gün önceGÜNDEM KORİDORU
21 Nisan 2026GÜNDEM KORİDORU
21 Nisan 2026GÜNDEM KORİDORU
21 Nisan 2026