Türkiye’de yeme-içme sektörü, dışarıdan bakıldığında yüksek fiyatlarla gündeme gelse de arka planda ciddi bir operasyonel sürdürülebilirlik mücadelesi veriliyor. Sektörün dijital dönüşüm mimarlarından NarPOS’un paylaştığı veriler, acı bir tabloyu ortaya koyuyor: Yeni kurulan işletmelerin yüzde 40’ı maliyet baskısı, yüksek komisyonlar ve nakit akışı sorunları nedeniyle ilk 6 ayını tamamlayamadan kapanıyor.
Sektörü çıkmaza sürükleyen en büyük faktörlerin başında gıda enflasyonundan ziyade, pazaryerleri ve ödeme sistemlerinin yarattığı “aracı enflasyonu” geliyor.
Yüksek Komisyon: İşletmeler, satışlarının yüzde 45’ine kadar ulaşabilen oranlarda komisyon ödüyor.
Vade Baskısı: Tahsilat sürelerinin 45 güne kadar uzaması, özellikle küçük esnafın nakit akışını felce uğratıyor.
Gizli Maliyet: Tüketicinin ödediği hesabın önemli bir kısmı yemeğin kalitesine değil, teslimat ve ödeme sistemlerindeki aracılara gidiyor.

Bu maliyet sarmalına karşı NarPOS, restoranların kendi kanalları üzerinden doğrudan sipariş alabilmelerini sağlayan bir ekosistem sunuyor. NarPOS CEO’su İlyas Akça, geliştirdikleri modelin sahadaki etkisini şu sözlerle özetliyor:
“Aracılık maliyetlerini azaltarak menü fiyatlarını %10 düşürmek, buna karşın esnafın kâr marjını %30’a çıkarmak mümkün. Sadece son 3 ayda adisyon sistemini ücretsiz hale getirerek esnafa 35 milyon TL’lik bir tasarruf alanı açtık.”
Sektörün finansal nefes borusunu açmayı hedefleyen NarPOS, 2026 yılında devreye alacağı NarPay çözümüyle kârlılık üzerindeki baskıyı minimize etmeyi planlıyor. Halkbank ve Şekerbank gibi kurumlarla yapılan stratejik iş birlikleri sayesinde “ertesi gün yüzde 0 komisyon” modeliyle esnafın finansman maliyetlerini düşüren şirket, restoranları yüksek komisyonlu platformlara bağımlı kalmaktan kurtarmayı hedefliyor.
GÜNDEM KORİDORU
14 saat önceGÜNDEM KORİDORU
4 gün önceGÜNDEM KORİDORU
7 gün önceGÜNDEM KORİDORU
14 gün önceEKONOMİ
23 gün önceGÜNDEM KORİDORU
24 gün önceGÜNDEM KORİDORU
28 gün önce