DOLAR 46,5998 0.3%
GBP 61,3378 -0.84%
EURO 53,2606 -0.64%
ALTIN 6.294,61-0,79
BIST 14.827,352,82%
BITCOIN 2927713-1.8203%
ETH 79393-1.81301%
İstanbul
23°

KAPALI

ÖZEL HABER
Uzun kullanım sıfır baskı: Rahat bir oyuncu kulaklığı…
Sabancı Holding, COP31’in elektrifikasyon partneri oldu

Sabancı Holding, COP31’in elektrifikasyon partneri oldu

Sabancı Holding, Antalya’da düzenlenecek COP31’in elektrifikasyon partneri oldu. Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, elektrifikasyonun yalnızca iklim politikalarının değil, Türkiye’nin sanayi, teknoloji ve rekabetçilik dönüşümünün de önemli bir parçası olduğunu belirterek, “COP31’in Antalya’da olması, bu işe liderlik yapmak ve uygulamalarımızı göstermek için de bir fırsat” dedi.

20/09/2026 22:10
Sabancı Holding, COP31’in elektrifikasyon partneri oldu

Sabancı Holding, Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’in “elektrifikasyon partneri” oldu. Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, New York İklim Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmede, elektrifikasyonun iklim hedeflerinin uygulamaya geçirilmesinde kritik rol üstlendiğini söyledi.

COP31 öncesindeki önemli buluşmalardan biri olan New York İklim Haftası’nda Birleşmiş Milletler, Uluslararası Enerji Ajansı, hükümetler, finans kuruluşları ve küresel şirketlerle temaslarda bulunacaklarını belirten Zaimler, artık iklim hedeflerinin yanı sıra bu hedeflere hangi uygulamalarla ulaşılacağının konuşulması gerektiğini kaydetti.

Zaimler, “COP31, 2035 yılında elektrifikasyonun nihai enerji tüketimindeki payının yüzde 35’e çıkmasını öngörüyor. Dolayısıyla bu hedefe gitmek için hangi uygulamaların yapılması gerektiği öne çıkıyor” dedi.

ELEKTRİFİKASYONDA YÜZDE 35 HEDEFİ

Dünyada nihai enerji tüketiminde elektriğin payının yüzde 20’nin biraz üzerinde bulunduğunu belirten Zaimler, 2035’e kadar bu oranın yüzde 35’e çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.

Elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların payının yükseltilmesinin tek başına yeterli olmayacağını ifade eden Zaimler, ulaşım, binalar ve sanayide fosil yakıtların yerine elektriğin daha fazla kullanılması gerektiğine dikkat çekti.

Zaimler, “Elektrik üretiminde daha fazla yenilenebilir kaynak kullanmak ama aynı zamanda enerji talebini de kömürden, doğal gazdan, petrolden daha fazla elektriğe dönüştürmemiz gerekiyor. Bu aynı zamanda enerji güvenliğini sağladığı gibi sanayi, teknoloji ve rekabetçilik politikalarını da etkileyen önemli unsurlardan biri haline geliyor. Yani konu sadece iklim değil, rekabetçilik ve kalkınmayı da içinde barındırıyor” ifadelerini kullandı.

ENERJİDE “İMKANSIZ ÜÇLEM” ELEKTRİFİKASYONLA AŞILABİLİR

Enerji sektörünün karşı karşıya bulunduğu “enerji trilemmasına” değinen Zaimler, enerjinin hem ulaşılabilir ve güvenli hem tüketici açısından ödenebilir hem de düşük karbonlu olması gerektiğini belirtti.

Bu üç hedefin aynı anda gerçekleştirilmesinin güçlüğüne işaret eden Zaimler, elektrifikasyonun bu denklemin çözümünde önemli bir araç olabileceğini söyledi.

Yapay zeka ve veri merkezlerinin yaygınlaşmasıyla dünya genelinde elektrik talebinin arttığını belirten Zaimler, konutlarda doğal gaz yerine elektrikli ısı pompalarının, ulaşımda petrol türevleri yerine elektrikli sistemlerin ve sanayide elektrik tabanlı teknolojilerin daha fazla kullanılacağını ifade etti.

sabanci-holding-cop31- TÜRKİYEDE İŞ DÜNYASI

FİNANSMAN VE REGÜLASYON BİRLİKTE İLERLEMELİ

Elektrifikasyon dönüşümünde üretim ve tüketimin yanı sıra iletim ve dağıtım altyapısının da güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Zaimler, dönüşümün önemli bir finansman ihtiyacı doğurduğunu kaydetti.

Zaimler, yatırım ortamının güçlendirilmesi için finans kuruluşları ile düzenleyici kurumların uyum içinde hareket etmesinin önemine işaret ederek, öngörülebilir regülasyonların yatırım kararlarını doğrudan etkilediğini söyledi.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin dönüşüme farklı noktalardan başladığını belirten Zaimler, tek bir politika modelinin bütün ülkelere uygulanamayacağını ifade etti.

Sektörel ihtiyaçların da farklılaştığını vurgulayan Zaimler, ulaşım, binalar ve sanayi için ayrı yol haritalarının gerektiğini, sanayi içinde de demir-çelik ve çimento gibi sektörlerin kendilerine özgü elektrifikasyon modellerine ihtiyaç duyduğunu kaydetti.

“COP31’İN ANTALYA’DA OLMASI BİR FIRSAT”

Türkiye’nin coğrafi konumu ile güneş ve rüzgar enerjisindeki potansiyeline dikkat çeken Zaimler, COP31’in Antalya’da yapılmasının Türkiye açısından önemli bir fırsat oluşturduğunu söyledi.

Türkiye’nin sanayi altyapısı, özel sektör kapasitesi, finansman sistemi ve insan kaynağına işaret eden Zaimler, enerji merkezi olma tartışmasının elektrifikasyonla yeni bir boyuta taşındığını belirtti.

Zaimler, “Türkiye’nin bugüne kadar daha çok petrol ve doğal gaz hatlarının olduğu coğrafi bölgede hep bir geçiş noktası, bir piyasa olması konuşuluyordu. Bugün geldiğimiz noktada elektrifikasyonla beraber Türkiye esasında elektronların temiz bir şekilde üretildiği ve elektrik hatlarının Avrupa’ya doğru gittiği bir merkez haline geliyor. Bu Türkiye için ciddi bir fırsat, rekabetçiliğimiz anlamında, sanayi ve teknoloji dönüşümümüz anlamında. Dolayısıyla COP31’in Antalya’da olması, bu işe liderlik yapmak ve uygulamalarımızı göstermek için de bir fırsat” diye konuştu.

sabanci-holding-cop31- TÜRKİYEDE İŞ DÜNYASI

SABANCI ELEKTRİFİKASYONU İŞTİRAKLERİYLE UYGULUYOR

Sabancı Holding’in COP31 elektrifikasyon partnerliğini yalnızca sponsorluk olarak değerlendirmediklerini vurgulayan Zaimler, grubun elektrifikasyon alanında hem yatırımcı hem uygulayıcı hem de politika geliştiren bir yapı olduğunu söyledi.

Enerjisa ile elektrik üretimi ve dağıtımında, Eşarj ile elektrikli araç şarj altyapısında, Temsa ile elektrikli ulaşımda faaliyet gösterdiklerini belirten Zaimler, Çimsa, Brisa ve Kordsa gibi sanayi şirketlerinde de yenilenebilir enerji, atık ısı ve ısı pompaları gibi uygulamalarla elektrifikasyonu artırdıklarını kaydetti.

Akbank’ın dönüşümün finansmanında, sigorta şirketlerinin ise yeni enerji yatırımlarının risklerinin yönetilmesinde rol aldığını anlatan Zaimler, Sabancı Üniversitesi bünyesindeki İstanbul Uluslararası İklim ve Enerji Merkezi’nin de bilimsel araştırmalar ve politika önerileriyle sürece katkı sağladığını söyledi.

Zaimler, “Biz elektrifikasyonu gerçekten uygulayan bir topluluğuz. Dolayısıyla elektrifikasyon partneri olmamızdan daha doğal bir şey yoktur bu sene” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR FIRSAT”

Elektrifikasyonun yalnızca iklim başlığı altında ele alınmaması gerektiğini belirten Zaimler, dönüşümün Türkiye açısından bir kalkınma ve sanayi politikası konusu olduğunu vurguladı.

Zaimler, “Bu dönüşümün, elektrifikasyonun bir maliyeti, yükü olduğunu düşünmüyor olmamız lazım. Bu bir teknolojik, sanayi dönüşümü. Ülkemizdeki üretimi ne kadar daha temiz enerjiyle yaparsak ve o enerjiyle de ne kadar daha fazla gayri safi hasıla yaratabilirsek, Türkiye’nin bu sanayi dönüşümüne, teknoloji dönüşümüne büyük katkı verecek bir konu elektrifikasyon” dedi.

Temiz kaynaklardan daha düşük maliyetle üretilecek elektriğin konutlardan ulaşıma ve sanayiye kadar hayatın her alanında daha fazla kullanılacağını belirten Zaimler, doğru iletim ve dağıtım altyapısıyla birlikte dönüşümün hem maliyetleri azaltacağını hem de Türkiye’nin rekabetçiliğine katkı sağlayacağını ifade etti.

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.