Küresel gıda piyasalarında arz endişeleri yeniden öne çıkarken, fiyatlar da yükselişini sürdürüyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Dünya Bankası verilerine göre, FAO Gıda Fiyat Endeksi ağustosta aylık bazda yüzde 1,9 artarak 133,3 puana ulaştı.
Böylece küresel gıda fiyatları Kasım 2022’den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Endeks, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 2,5 yükseldi. Buna karşın fiyatlar, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasının ardından Mart 2022’de ulaşılan tarihi seviyenin altında bulunuyor.
Ağustosta endekste yer alan tahıl, bitkisel yağ, et, süt ürünleri ve şekerin tamamında fiyat artışı kaydedildi.
![]()
Gıda grupları arasında en belirgin yükseliş şekerde yaşandı. Şeker fiyatları ağustosta bir önceki aya kıyasla yüzde 11,9 artarak Haziran 2025’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı.
Fiyatlardaki yükselişte Avrupa Birliği’nde sıcak ve kurak hava nedeniyle şeker pancarı üretiminde düşüş beklentisi etkili oldu. Asya’daki üretime ilişkin hava koşulu endişeleri, Brezilya’nın orta-güney bölgesindeki üretim kaybı ve Hindistan’ın ham şeker ithalatında gümrük vergilerini kaldırma kararı da piyasadaki hareketliliği artırdı.
Aynı dönemde tahıl fiyatları yüzde 2,2, süt ürünleri yüzde 2,3 ve et fiyatları yüzde 1 yükseldi.
Buğday fiyatlarında da hem aylık hem yıllık bazda belirgin artış görüldü. Karadeniz bölgesindeki ihracat sorunları ve Avrupa’da etkili olan sıcak ve kurak hava koşullarının etkisiyle buğday fiyatları ağustosta aylık yüzde 2,6, yıllık ise yüzde 15 arttı.
Mısır fiyatları da ABD ve Avrupa Birliği’ndeki üretime ilişkin endişeler, yem ve etanol talebindeki hareketlilik ve Ukrayna’nın ihracatında yaşanan aksaklıklar nedeniyle yüzde 2,5 yükseldi.
Pirinç fiyatlarında ise artış yüzde 0,5 ile sınırlı kaldı.
Bitkisel yağ fiyatları da güçlü ithalat talebi ve Güneydoğu Asya’da üretimin olumsuz hava koşullarından etkilenebileceği endişesiyle yükselişini sürdürdü. Bu gruptaki fiyatlar Haziran 2022’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.

Gıda piyasasındaki arz risklerini artıran bir diğer unsur ise küresel tahıl üretimine ilişkin beklentiler oldu. FAO, dünya genelinde tahıl üretiminin bu yıl geçen yıla kıyasla yüzde 2 düşerek 2 milyar 980 milyon tona gerilemesini bekliyor.
Tahminlere göre dünya genelinde mısır üretiminin 1 milyar 309 milyon ton, buğday üretiminin 810,7 milyon ton ve pirinç üretiminin 553,1 milyon ton seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor.
Küresel tahıl stoklarının halen makul seviyelerde bulunmasına rağmen üretim ve ticarette yaşanabilecek düşüşlerin arz güvenliğine ilişkin endişeleri artırabileceği değerlendiriliyor.

Gıda üretiminin temel girdilerinden gübrede ise son aylarda kısmi bir rahatlama görüldü. Dünya Bankası verilerine göre küresel gübre fiyat endeksi, haziranda 156,1 puan seviyesindeyken ağustosta 146,4 puana geriledi. Böylece endeks üç aylık dönemde yüzde 6,2 düşüş gösterdi. Üre fiyatı haziran-ağustos döneminde yüzde 13,9 gerileyerek ton başına 453,1 dolardan 390 dolara indi.
Aynı dönemde triple süper fosfatın ton fiyatı yüzde 4,2 düşerek 735,6 dolardan 704,4 dolara, potasyum klorürün fiyatı ise yüzde 3,9 azalarak 402,5 dolardan 386,9 dolara geriledi.
Buna karşılık diamonyum fosfatın (DAP) fiyatı yüzde 1,2 artışla 783,8 dolardan 793,5 dolara çıktı. Fosfat kayanın ton fiyatı da yüzde 8,3 yükselerek 156,9 dolardan 170 dolara ulaştı.

Gıda ve gübre piyasalarında fiyat baskısının önemli nedenleri arasında küresel ticaret güzergahlarında yaşanan sorunlar bulunuyor. Orta Doğu’daki çatışmaların yanı sıra Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen sevkiyatlara ilişkin belirsizlikler devam ediyor.
Kızıldeniz ve Babulmendeb Boğazı’ndaki güvenlik riskleri nedeniyle bazı deniz taşımacılığı şirketlerinin gemilerini Ümit Burnu üzerinden daha uzun rotalara yönlendirmesi, teslimat sürelerini uzatırken yakıt, navlun ve sigorta maliyetlerini de artırıyor.
Bu gelişmeler yalnızca gübre ve enerji ürünlerini değil, tahıl ve diğer temel gıda ürünlerinin taşımacılık maliyetlerini de yukarı çekiyor.

Gübre fiyatlarındaki son düşüşe rağmen piyasalardaki risklerin tamamen ortadan kalkmadığı görülüyor. Alternatif üreticilerin ihracatlarını artırması ve ithalatçı ülkelerin tedarik kaynaklarını çeşitlendirmesi arz baskısını kısmen hafifletirken, yüksek fiyatlar nedeniyle bazı alıcıların gübre alımlarını ertelemesi de fiyatlardaki gerilemeye katkı sağladı.
Dünya Bankası ise Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji ve gübre piyasaları üzerindeki etkisi nedeniyle gübre fiyatlarının 2026 genelinde ortalama yüzde 31 artmasını bekliyor.
Önümüzdeki dönemde yüksek enerji maliyetleri, Hürmüz ve Babulmendeb boğazlarındaki taşımacılık sorunları, El Nino kaynaklı hava koşulları, Karadeniz ticaretindeki belirsizlikler ve fosfat arzındaki sıkışıklık küresel gıda fiyatları açısından yakından izlenecek başlıca riskler arasında yer alıyor.
GÜNDEM KORİDORU
17 saat önceGÜNDEM KORİDORU
15 gün önceEKONOMİ
18 gün önceALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
18 gün önceEKONOMİ
18 gün önceSPOR
18 gün önceEKONOMİ
18 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.