Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Türkiye’nin ocak-ağustos 2026 dönemindeki ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artarak 185 milyar dolara yükseldi. Yıllıklandırılmış ihracat ise 280,3 milyar dolara ulaştı.
İhracattaki artışa rağmen Türkiye’nin küresel mal ticaretindeki büyümenin gerisinde kalması dikkati çekti. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, 2026’nın ilk yarısında küresel mal ticaretinin yüzde 12,5 arttığının tahmin edildiğini, Türkiye’nin aynı dönemdeki ihracat artışının ise yüzde 3,6 ile sınırlı kaldığını belirtti. Gültepe, üretim ve finansman başta olmak üzere yüksek maliyetlerin Türkiye’nin küresel ihracattan aldığı payı olumsuz etkilediğini bildirdi.
İhracatçıların yeni pazarlara ulaşmasında fuarlar, ticaret heyetleri ve alım heyetleri temel araçlar arasında yer almayı sürdürüyor. Gültepe, ağustos ayında yedi ticaret heyeti, bir alım heyeti ve sekiz fuar katılımı organize ettiklerini açıkladı.
Bununla birlikte artan maliyetler, ihracatçı şirketlerin hangi pazarlara yatırım yapacağı konusunda daha seçici davranmasını zorunlu hale getiriyor. Özellikle sınırlı bütçeye sahip KOBİ’ler açısından yanlış ülkeye yönelik yapılan fuar, lojistik ve tanıtım harcamaları önemli bir zaman ve kaynak kaybına dönüşebiliyor.

Dijital pazarlama uzmanı Gökhan Aralık, dijital reklamların ihracatçılara hedef pazarlarını sahaya çıkmadan önce test etme imkânı sunduğunu söyledi. Bugüne kadar 23 dilde, 72 ülkeye yönelik reklam çalışmalarından elde ettiği deneyimleri paylaşan Aralık, yöntemi şöyle anlattı:
“Bir üretici ürününü on ülkede aynı anda, her birine küçük bir bütçeyle tanıtıyor. Bir ay sonra elinde bir tablo oluyor. Hangi ülkede kaç kişi tıkladı, kaç kişi form doldurdu, bir potansiyel müşteri kaça mal oldu görebiliyor. Fuar için ödenecek paranın küçük bir kısmıyla, fuarın veremeyeceği netlikte bir cevap alıyor.”
Dijital testler sayesinde ihracatçıların ilgi düzeyi yüksek ülkeleri belirleyerek fuar ve saha çalışmalarını daha isabetli planlayabileceğini kaydeden Aralık, şirketlerin sezgiler yerine ölçülebilir verilere yönelmesi gerektiğini vurguladı.
Dijital reklam çalışmalarında elde edilen sonuçların çoğu zaman şirketlerin başlangıçtaki beklentileriyle örtüşmediğini belirten Aralık, “Sezgiyle seçilen ülke en pahalı talebi verebiliyor, akla gelmeyen bir ülke ise en ucuz ve en nitelikli talebi getirebiliyor. Pazar payı kaybettiğimiz bir dönemde ilk yılı yanlış ülkeye harcamak KOBİ için telafisi zor bir hata” dedi.
Aralık, dijital reklam verilerinin tek başına ihracat kararı vermek için yeterli olmadığına da dikkat çekti. Reklamların hangi ülkelerde ürüne ilgi bulunduğunu gösterdiğini ancak ticari sürecin gümrük mevzuatı, lojistik imkânları ve ödeme koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
İhracatçıların önce dijital verilerle potansiyel pazarları daraltmasını, ardından saha çalışmalarına başlamasını öneren Aralık, “Reklam verisi ‘Kim ilgileniyor?’ sorusunu cevaplıyor, ‘Kim ödüyor?’ sorusunu değil. İkinci aşamada gümrük, lojistik ve ödeme koşulları incelenmeli. Sıralama önce veriyle daraltmak, sonra sahaya gitmek olmalı. Tersini yapan işletme on ülkenin lojistiğini araştırıp dokuzuna ayırdığı kaynağı boşa harcıyor” ifadelerini kullandı.
GÜNDEM KORİDORU
7 gün önceEKONOMİ
9 gün önceALMANYA'DA İŞ DÜNYASI
9 gün önceEKONOMİ
9 gün önceSPOR
9 gün önceEKONOMİ
9 gün önceEMLAK
9 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.