DOLAR 46,5998 0.3%
GBP 61,3378 -0.84%
EURO 53,2606 -0.64%
ALTIN 6.294,61-0,79
BIST 14.827,352,82%
BITCOIN 2927713-1.8203%
ETH 79393-1.81301%
İstanbul
23°

KAPALI

ÖZEL HABER
Türkiye’nin veri altyapısına 300 milyon dolarlık yeni hedef
Tosyalı’dan Türkiye’ye sanayi mesajı: Büyük düşünmek zorundayız

Tosyalı’dan Türkiye’ye sanayi mesajı: Büyük düşünmek zorundayız

Fuat Tosyalı, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığının güçlü bir sanayi altyapısından geçtiğini belirterek, çelikten otomotive, savunmadan enerjiye uzanan stratejik sektörlerde yatırım, teknoloji ve yüksek katma değerli üretimin önemine dikkat çekti.

04/09/2026 15:06
Tosyalı’dan Türkiye’ye sanayi mesajı: Büyük düşünmek zorundayız

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) Yönetim Kurulu Başkanı ve Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı’ya, İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) tarafından ekonomi alanında fahri doktora unvanı verildi. İSTE ev sahipliğinde düzenlenen “2. Uluslararası İskenderun Demir-Çelik Sempozyumu ve Fuat Tosyalı’ya Ekonomi Alanında Fahri Doktora Beratı Takdim Töreni”, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Törende iş hayatındaki yolculuğunu anlatan Tosyalı, hedeflerinin hiçbir zaman yalnızca zengin olmak olmadığını, asıl amacının fark yaratmak olduğunu söyledi. Yatırım ve büyüme konusunda büyük düşünmekten çekinmediğini belirten Tosyalı, küresel ölçekte rekabet edebilmenin ancak iddialı hedeflerle mümkün olduğunu ifade etti.

“HAYALİ PROJEYE, PROJEYİ YATIRIMA DÖNÜŞTÜRMEK GEREKİYOR”

Çelik sektöründe küçük hedeflerle küresel sonuçlara ulaşılabileceğine inanmadığını dile getiren Tosyalı, büyük hedeflerin beraberinde daha fazla yatırım, risk ve sorumluluk getirdiğini ancak ortaya çıkan değerin de aynı ölçüde büyüdüğünü söyledi.

“Zengin olmayı değil, fark yaratmayı hayal ettim” diye konuşan Tosyalı, “Yatırım yapılacaksa büyük düşünmekten, hedef konulacaksa iddialısını koymaktan ve dünyanın en iyileriyle rekabet edecek ölçüye talip olmaktan korkmadım. Çünkü çelik sektöründe korkak hedeflerle küresel sonuçlara ulaşılabileceğine inanmıyorum” dedi.

Tosyalı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Elbette büyük hedef, daha büyük yatırım, daha fazla risk, daha ağır sorumluluklar getirir ama hedef doğru konulduğunda ülkenize bıraktığınız değer de aynı ölçekte büyür. Aynı zamanda şunu da çok erken öğrendim, hayal tek başına hiçbir şey ifade etmiyor. Fikir üretmek kolaydır, hedef açıklamak da kolaydır, zor olan o fikri projeye, projeyi yatırıma, yatırımı çalışan bir fabrikaya, o fabrikayı da rekabet eden, ihracat yapan ve kalıcı değer oluşturan bir yapıya dönüştürmektir.”

SARISEKİ’DE 2,5 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM

Tosyalı, dünyanın pandemi nedeniyle kapandığı, tedarik zincirlerinin kesintiye uğradığı ve bölgenin büyük bir deprem felaketiyle karşı karşıya kaldığı bir dönemde Sarıseki’de önemli bir yatırıma imza attıklarını söyledi.

Sarıseki’de 2,5 milyar dolarlık yatırımla yıllık 4 milyon ton yassı çelik üretim kapasitesine sahip dünya ölçeğinde bir tesis kurduklarını belirten Tosyalı, bu yatırımın Türkiye’nin üretim kabiliyetini güçlendiren önemli adımlardan biri olduğunu ifade etti.

Tosyalı, “O küçücük dükkanımızdan başlayan yolculuğun 3 kıtaya yayılan bir üretim ağına dönüştüğünü görüyoruz. 2025’te 12 milyon 100 bin ton ham çelik üreterek dünya sıralamasında 32’nciliğe yükseldik. Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ikinci büyük çelik üreticisi konumuna geldik” dedi.

Tosyalı, bundan sonraki hedeflerinin dünyanın ilk 20 çelik üreticisi arasında yer almak olduğunu açıkladı.

Her yıl dünyanın farklı bölgelerine milyarlarca dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini belirten Tosyalı, Akdeniz’e ilişkin bakış açılarını da anlattı. Akdeniz’i birbirinden kopuk ülkelerin bulunduğu bir coğrafya olarak görmediklerini ifade eden Tosyalı, bölgeyi Türkiye’nin merkezinde bulunduğu, Avrupa, Afrika ve Asya’yı birbirine bağlayan büyük bir üretim, enerji ve ticaret havzası olarak değerlendirdiklerini söyledi.

“ÇELİĞİNİZ YOKSA BAĞIMSIZLIĞINIZ DA YOKTUR”

Bir ülkenin jeopolitik yükselişinin kalıcı olabilmesi için güçlü bir sanayi altyapısına sahip olması gerektiğine dikkat çeken Tosyalı, çelik üretiminin yalnızca ticari bir faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Tosyalı, “Enerji tek başına enerji değildir, yalnızca bir savunma sanayisi anlam ifade etmiyor. Bunların her biri aynı zamanda ekonomik bağımsızlığın ve stratejik gücün unsurlarıdır” diye konuştu.

Tosyalı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Unutmayın, çeliğiniz yoksa bağımsızlığınız da yoktur, çeliğiniz yoksa otomotivde, savunmada, enerjide, altyapıda, dış dünyaya bağımlısınız. O nedenle nitelikli çelik üretmek bizim için yalnızca ticari bir konu olmadı, aynı zamanda Türkiye’mizin sanayi kabiliyetini de derinleştirme hedefi oldu.”

Yeşil dönüşümün de şirketleri açısından yalnızca çevre mevzuatı olarak ele alınmadığını belirten Tosyalı, bu dönüşümü geleceğin en önemli rekabet alanlarından biri olarak gördüklerini söyledi. Hidrojenle üretim teknolojilerine yatırım yaptıklarını, yenilenebilir enerji kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini ve Türkiye’nin farklı bölgelerinde büyük ölçekli güneş enerjisi santralleri planladıklarını ifade etti.

“Geleceğin yeşil çeliğini dünün teknolojileriyle üretemezsiniz” diyen Tosyalı, geleceğin rekabet koşullarına bugünün konfor alanında kalarak hazırlanmanın mümkün olmadığını dile getirdi.

BMC VE TOGG’DA TEKNOLOJİ ODAĞI

Tosyalı, aynı yaklaşımı BMC ve TOGG’daki çalışmalara da yansıttıklarını belirtti. BMC’de yeni Altay tankının seri üretime taşınmasının yanı sıra motor ve güç gruplarında Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltacak kabiliyetler geliştirdiklerini söyledi.

TOGG’un ise Türkiye’nin otomotiv alanındaki iddiasının bir parçası olduğunu belirten Tosyalı, burada hedefin yalnızca otomobil üretmek olmadığını vurguladı.

TOGG’un yazılımı, bataryası, mobilite ekosistemi ve teknolojisiyle yeni nesil küresel bir markayı Türkiye’den çıkarma hedefinin bulunduğunu belirten Tosyalı, sanayi dünyasının küresel ölçekte çok sert bir rekabetten geçtiğini söyledi.

Çin’in yüksek üretim gücüyle teknolojik ve endüstriyel ürünlerde küresel etkisini artırdığını, ABD’nin sanayiyi yeniden kendi topraklarına çekmeye çalıştığını ve Avrupa’nın stratejik sektörlerini korumaya yöneldiğini ifade eden Tosyalı, ülkelerin teşvik, gümrük, enerji ve tedarik zinciri politikalarını yeniden şekillendirdiğini kaydetti.

“ŞARTLARIN DÜZELMESİNİ BEKLEYEMEYİZ”

Küresel ölçekte düşen talep ve birçok sektörde oluşan kapasite fazlasının rekabeti daha da sertleştirdiğini belirten Tosyalı, Türkiye’nin bu dönüşümün dışında kalamayacağını söyledi.

Sanayicilerin de yalnızca mevcut koşullardan şikayet ederek hareket edemeyeceğini ifade eden Tosyalı, “Kurlardan mutlu olmayabiliriz, faizlerden şikayet edebiliriz, enerji maliyetlerinden, finansmana erişimden, Uzak Doğu kaynaklı haksız rekabetten yakınabiliriz. Bunların hepsi gerçek meselelerdir ve elbette stratejik sektörlerin haksız rekabete karşı doğru politikalarla korunması gerekir ama bütün stratejimizi şartların düzelmesini beklemek üzerine kurmamalıyız” dedi.

Tosyalı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizin üretim gücü olan biz sanayiciler, yaşadığımız olumsuzlukların arkasına saklanamayız. Bizim işimiz şartları okumak, kendimizi dönüştürmek ve sonuç üretmektir. Daha verimli olacağız, daha fazla teknoloji, yapay zekayı kullanacağız, ölçeğimizi büyüteceğiz, enerjimizi dönüştüreceğiz, nitelikli ve yüksek katma değerli ürünlere odaklanacağız.”

Yapay zekanın iş süreçlerine girmesiyle kendileri açısından yeni bir dönemin başladığını belirten Tosyalı, Tosyalı Holding olarak bu alanda da önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini ifade etti.

TÜRK ÇELİK SEKTÖRÜ KÜRESELLEŞİYOR

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Veysel Yayan da törende yaptığı konuşmada Türk çelik sektörünün dünya örneklerine kıyasla hızlı bir gelişim gösterdiğini söyledi.

Tosyalı Holding’in bölgesel ve ulusal üretimdeki ağırlığına dikkat çeken Yayan, “Tosyalı Holding, tek başına bölgedeki üretimin yaklaşık yüzde 40’ını gerçekleştirmektedir. Türkiye’deki üretimin de yüzde 14’ün üzerinde, yüzde 15 küsurunun üzerinde tek başına göstermektedir. Bu rakamlar aslında dünya çelik üretimine de yansımıştır. Dünyada en çok çelik üreten kuruluşlar arasında 60’ıncı, 70’inci sıralardan 30’lu sıralara yükselmiştir” dedi.

Türk çelik sektörünün farklı ülkelerde yatırımlar gerçekleştirdiğini belirten Yayan, sektörün Avrupa’dan Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada faaliyet gösterdiğini ve dünyanın 180’den fazla ülkesine ihracat yaptığını söyledi. Yayan, “Dolayısıyla çelik sektörümüz dünyayla bütünleşmiş bir sektör” diye konuştu.

Hatay Valisi Mustafa Masatlı ise Hatay’ın tarih boyunca ticaret yollarının kesiştiği, medeniyetlerin buluştuğu, limanları, bereketli toprakları ve üretim kültürüyle bulunduğu coğrafyaya değer katan bir şehir olduğunu ifade etti.

Konuşmaların ardından İSTE Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duruel tarafından Fuat Tosyalı’ya cübbe giydirildi ve ekonomi alanındaki fahri doktora beratı takdim edildi. Tosyalı, kendisini fahri doktora unvanına layık gören İSTE’ye, annesine, babasına ve aile bireylerine teşekkür etti.

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.