Gençlerin eğitim ve kariyer yolculuğunda başarıyı yalnızca zekâ üzerinden değerlendirmek, potansiyelin önemli bir bölümünü gözden kaçırabilir. Araştırmalar, öz-disiplin, sabır ve sürdürülebilir çalışma alışkanlıklarının öğrencilerin akademik performansında belirleyici olabildiğine işaret ediyor.
Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve Nefa Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz da gençlerin sahip oldukları yetenek kadar bu yeteneği geliştirme biçimlerinin önemli olduğunu belirterek, başarıda disiplin ve sürekliliğin rolüne dikkat çekti.

Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve Nefa Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz
Yılmaz, zekânın öğrenme ve problem çözme açısından önemli bir avantaj sağlayabileceğini ancak bu potansiyelin düzenli çalışmayla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
“Zekâ, kişinin bir konuyu hızlı kavramasını veya problem karşısında farklı çözümler üretebilmesini sağlayabilir. Ancak sahip olunan potansiyelin başarıya dönüşmesi için o potansiyelin düzenli biçimde işlenmesi gerekiyor. Bunun için de disiplin, sabır ve istikrar gerekiyor. Bir başka ifadeyle zekâ başlangıç noktası olabilir ama asıl farkı, o yeteneğin üzerine ne kadar istikrarlı çalışıldığı yaratıyor” dedi.
Yılmaz’ın değerlendirmeleri, eğitim psikolojisi alanındaki araştırmaların sonuçlarıyla da paralellik gösteriyor. Duckworth ve Seligman tarafından 2005 yılında yayımlanan çalışmada, iki ayrı örneklemde toplam 304 8. sınıf öğrencisinin öz-disiplin düzeyleri incelendi.
Araştırmada öz-disiplinin; öğrencilerin final notları, okula devam durumları, standart başarı testleri ve seçici lise programlarına yerleşme gibi sonuçlarını öngörmede IQ’dan iki kattan fazla varyans açıkladığı ortaya konuldu.
Öz-disiplinin akademik başarı üzerindeki etkisinin, önceki dönem notları, başarı testleri ve ölçülen IQ gibi faktörler kontrol edildiğinde de devam ettiği belirtildi.
Başarıda disiplinin yanı sıra uzun vadeli hedeflere bağlılığın da rol oynadığına yönelik araştırmalar bulunuyor. “Grit” kavramıyla ifade edilen azim ve kararlılığın, farklı başarı sonuçlarındaki varyansın ortalama yüzde 4’ünü açıkladığı belirtiliyor.
Bu etkinin eğitim düzeyi, üniversite not ortalaması ve bazı seçme süreçleri gibi farklı alanlarda görüldüğü aktarılıyor.
Gençlerin eğitim sürecinde yalnızca sınav sonuçları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, çalışma alışkanlıklarının da geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
“Gençlerimize sadece ‘başarılı ol’ demek yeterli değil. Onlara hedef koymayı, plan yapmayı, zamanlarını yönetmeyi ve başarısız olduklarında yeniden denemeyi de öğretmeliyiz. Çünkü eğitim yalnızca bilgi aktarmak değildir; aynı zamanda karakter, sorumluluk ve çalışma disiplini kazandırma sürecidir. Bir gencin sahip olduğu zekâ ne kadar yüksek olursa olsun, bunu geliştirecek bir çalışma alışkanlığı yoksa potansiyelinin tamamını kullanması zorlaşabilir” diye konuştu.
Başarıyı yalnızca zekâ veya disiplin üzerinden tanımlamanın eksik olacağını ifade eden Yılmaz, iki unsurun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Bence doğru soru ‘zekâ mı, disiplin mi?’ değil; ‘zekâyı disiplinle nasıl birleştirebiliriz?’ olmalı. Zekâ yeni fikirlerin ve çözümlerin kapısını açabilir. Disiplin ise o fikrin peşinden gitmeyi, tekrar tekrar denemeyi ve sonuç alıncaya kadar çalışmayı sağlar. Buna merak, özgüven, sabır ve doğru eğitim ortamı da eklendiğinde gençlerin potansiyellerini gerçek bir başarıya dönüştürmeleri mümkün olur” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, gençlerin geleceğe hazırlanmasında ailelerin, eğitim kurumlarının ve iş dünyasının da sorumluluk taşıdığını belirterek yalnızca elde edilen sonuçların değil, gelişim sürecinin de desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
EKONOMİ
5 gün önceGÜNDEM KORİDORU
5 gün önceGÜNDEM KORİDORU
14 gün önceGÜNDEM KORİDORU
02 Eylül 2026EKONOMİ
02 Eylül 2026EKONOMİ
02 Eylül 2026GÜNDEM KORİDORU
02 Eylül 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.