Türkiye’nin coğrafi işaretli zeytinyağlarıyla öne çıkan merkezi Milas’ta, sektörün geleceğine ilişkin kritik uyarılar yükseldi. Milas Ticaret ve Sanayi Odası (MİTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Reşit Özer, ABD’nin Türk zeytinyağına getirdiği ek gümrük vergileri, rakip ülkelere tanınan ayrıcalıklar, kaldırılan prim destekleri ve sektördeki konkordato dalgasına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özer, acil eylem planı devreye sokulmazsa yüksek rekolte beklenen yeni sezonda ürünün stoklarda birikeceğini ve üreticinin üretimden çekilebileceğini vurguladı.
ABD’nin zeytinyağı ithalatında AB ülkelerine yüzde 10 vergi uygularken Tunus’a muafiyet tanıdığını, Türkiye’yi ise ek yüzde 12,5’lik vergi listesine aldığını hatırlatan Reşit Özer, bu durumun kabul edilemez olduğunu belirtti. En çok ihracat yapılan stratejik pazar olan ABD’de ciddi kan kaybı yaşandığını rakamlarla gözler önüne seren Özer, şu bilgileri paylaştı:
“Geçen yılın ilk 6 ayında ABD’ye 8,7 milyon kilogram zeytinyağı ihraç edip 37,1 milyon dolar gelir sağlamıştık. Ancak vergi kararı öncesinde dahi başlayan gerilemeyle, 2026 yılının aynı döneminde ihracatımız miktar bazında yüzde 46 düşüşle 4,7 milyon kilograma, değer bazında ise yüzde 45 kayıpla 20,5 milyon dolara geriledi. Zaten kan kaybeden bir pazarda ek yüzde 12,5’lik vergi yükü, İtalya, İspanya ve Yunanistan gibi rakiplerimizi avantajlı konuma getirdi. Bu vergi esnetilmez veya AB seviyesine çekilmezse ABD pazarını tamamen kaybetme riskiyle karşı karşıyayız.”

Sektörü vuran bir diğer darbenin iç piyasadaki desteklerin kesilmesi olduğunu vurgulayan MİTSO Başkanı Özer, 1998 yılından bu yana uygulanan ve geçen yıl kilogram başına 80 kuruş olarak verilen prim desteğinin bu yıl hem zeytinde hem de zeytinyağında tamamen kaldırıldığını hatırlattı. Özer, “İç piyasada satış fiyatları üretim maliyetlerini karşılamazken prim desteğinin kesilmesi üreticinin elini kolunu bağladı. Sorunu TOBB kanalıyla Ticaret Bakanlığı’mıza ilettik, acil müdahale bekliyoruz” dedi.
Artan maliyetler ve finansal darboğaz nedeniyle tarım ve gıda sektöründe alarm zillerinin çaldığını ifade eden Reşit Özer, üreticinin beklediği fiyatı alamadığı için tarladan çekildiğini, sanayicilerin ise tesislerini yurt dışına taşımak zorunda kaldığını belirtti. Özer, krizden çıkış için halkın alım gücünü artıracak, üretim maliyetlerini düşürecek ve kalitede rekabet gücünü yükseltecek adımların atılması gerektiğinin altını çizdi.
Sektörün köklü markalarının konkordato ilan etmesi ve iflasın eşiğine gelmesini değerlendiren Özer, Ege’deki zeytinciliğin çoğunlukla küçük aile işletmelerine dayandığına dikkat çekti. Baktat gibi büyük ölçekli firmaların piyasadan çekilmesinin domino etkisi yaratacağını belirten MİTSO Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Büyük firmaların yaşayamaması ilk aşamada küçük üreticinin ürününü değerlendirememesine, ardından tüketiciye yüksek fiyat olarak yansımasına neden olur. Ulu Önder Atatürk’ün dediği gibi ‘Her fabrika bir kaledir’ ve biz her kaleyi savunmak zorundayız. Bakanlık bu durumdaki şirketler için özel finansal çözümler üretmelidir. Aksi takdirde biriken stoklar gelecekte sadece ekonomik değil, ciddi sosyal sorunları da beraberinde getirecektir.”
EKONOMİ
4 saat önceGÜNDEM KORİDORU
5 saat önceGÜNDEM KORİDORU
9 gün önceGÜNDEM KORİDORU
28 gün önceEKONOMİ
28 Ağustos 2026EKONOMİ
28 Ağustos 2026GÜNDEM KORİDORU
28 Ağustos 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.