Sabahın ilk saatlerinde ahırların sessizliği yerini nal seslerine bırakıyor. Pistte yapılan antrenmanlar, binicilerin hazırlıkları ve atlarla kurulan güçlü bağ… Dışarıdan bakıldığında bu dünya yalnızca sporla ilgilenenlerin ilgi alanı gibi görünebilir. Oysa İlker Altun için atçılık, yıllar içinde kişisel bir tutkudan çok daha fazlasına dönüşmüş durumda. Bugün onun gözünde atçılık; sporun yanı sıra eğitimin, kültürün, turizmin ve ekonominin kesiştiği, gelecek vadeden stratejik bir alan. Yaklaşık 40 yıllık iş yaşamı boyunca yayıncılık, fuarcılık ve girişimcilik alanlarında önemli projelere imza atan Aysberg Basın Yayın Kurucusu İlker Altun, son yıllarda çalışmalarını büyük ölçüde atçılık üzerine yoğunlaştırıyor. Ancak bu yöneliş, sonradan alınmış bir kararın değil, yıllara yayılan bir ilginin doğal sonucu. Çocukluk yıllarında başlayan at sevgisi, zamanla yalnızca biniciliğe duyulan ilginin ötesine geçerek onu farklı bir dünyanın içine taşımış.
Altun, bu dönüşümü şu sözlerle anlatıyor: “Atlara olan ilgim yeni değil; uzun yıllardır hayatımın bir parçası. Ancak zaman içinde atçılığın yalnızca bir spor ya da hobi olmadığını, köklü bir kültürü ve önemli bir ekonomik ekosistemi de içinde barındırdığını gördüm. Bu farkındalık, ilgimi daha kurumsal ve uzun vadeli bir bakış açısına dönüştürdü.” İşte bugün Atlı Spor Kulübü, TRUVA At, Binicilik Dergisi ve EQUIST İstanbul Horse Show aynı vizyonun birbirini tamamlayan parçaları olarak faaliyet gösteriyor. Kulüp; sporcu yetiştiriyor, dergi sektörün hafızasını oluşturuyor, uluslararası organizasyon ise Türkiye’nin atçılık potansiyelini dün yaya tanıtmayı hedefliyor. İlker Altun’a göre bu çalışmaların ortak noktası, atçılığı yalnızca bugünün değil geleceğin de önemli alanlarından biri haline getirmek. Altun, atlarla kurduğu bağın yalnızca kişisel bir ilgiyle sınırlı kalmadığını, zaman içerisinde iş hayatındaki bakış açısını da değiştirdiğini ifade ederek şunları söylüyor: “Atlarla kurduğunuz ilişki size acele etmemeyi öğretiyor. Onlarla güvene dayalı bir bağ kurmadan başarı elde edemiyorsunuz. Bu yaklaşım iş hayatında da geçerli. Kalıcı başarı için güven inşa etmek, sabırlı olmak ve doğru zamanı beklemek gerekiyor.”
Türkiye’de atçılık denildiğinde çoğu zaman akla yarışlar ya da binicilik sporları geliyor. Oysa gelişmiş ülkelerde sektör; eğitimden veterinerliğe, yem üretiminden ekipman sanayisine, turizmden organizasyonlara kadar çok geniş bir ekonomik yapı oluşturuyor. İlker Altun da bu bakış açısıyla hareket ettiklerini belirterek, atçılığı yalnızca sportif faaliyet olarak değerlendirmenin eksik bir yaklaşım olduğunu şu sözleriyle ifade ediyor. “Bugün atçılığı yalnızca bir spor olarak değil; eğitim, kültür, turizm ve ekonomiyle bağlantılı, gelişme potansiyeli yüksek bir alan olarak görüyorum. Türkiye’nin bu alanda sahip olduğu potansiyelin önümüzdeki yıllarda daha görünür hâle geleceğine inanıyorum.” Altun’a göre Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi avantajlar, genç nüfus ve artan spor bilinci, atçılık sektörünün büyümesi için önemli fırsatlar sunuyor. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için sadece tesis yatırımlarının değil, kültürel farkındalığın da artırılması gerekiyor. Bu anlayışla kurulan Altun Atlı Spor Kulübü de yalnızca insanların gelip ata bindiği bir tesis olmanın ötesine geçmeyi hedefliyor. Kulüp; çocukları ve gençleri binicilikle tanıştıran, sporcular yetiştiren ve at sevgisini toplumun daha geniş kesimlerine ulaştırmayı amaçlayan bir merkez olarak faaliyet gösteriyor. Altun, kulübün kuruluş amacını ise şu sözlerle özetliyor: “Altun Atlı Spor Kulübü’nü kurarken hedefimiz yalnızca bir tesis oluşturmak değildi. Binicilik sporunun gelişimine katkı sağlayan, genç sporculara fırsatlar sunan ve atçılık kültürünü daha geniş kitlelerle buluşturan bir merkez oluşturmayı amaçladık.”

İlker Altun’un atçılık alanındaki çalışmaları yalnızca kulüple sınırlı değil. Yayıncılık alanındaki uzun yıllara dayanan deneyimini bu kez atçılık sektörüne aktaran Altun, TRUVA At ve Binicilik Dergisi ile sektörün bilgi paylaşımına katkı sağlamayı amaçlıyor. “At ve Binicilik Dergisi TRUVA da bu ekosistemin iletişim ve bilgi paylaşımı tarafını üstleniyor.” diyen Altun, sağlıklı gelişimin ancak doğru bilgiyle mümkün olacağını düşünüyor.
Bir diğer önemli adım ise EKO Fuarcılık tarafından düzenlenen EQUIST İstanbul Horse Show. Organizasyonla birlikte Türkiye’deki yetiştiricileri, sporcuları, kulüpleri ve sektör temsilcilerini aynı platformda buluşturmayı hedeflediklerini söyleyen Altun, uluslararası organizasyonların sektörün gelişimi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
İlker Altun, yıllardır yönettiği şirketlerle atçılık arasında güçlü bir bağ kuruyor. Ona göre başarılı bir iş insanıyla başarılı bir biniciyi ortak noktada buluşturan en önemli değerler sabır, disiplin ve süreklilik. “Aslında iş dünyası ile atçılık arasında önemli benzerlikler var. Her ikisinde de sabır, disiplin, süreklilik ve anlık refleksler kadar uzun vadeli düşünme becerisi gerekiyor. Başarıya giden yol kısa değil; emek, istikrar ve doğru planlama gerektiriyor.” sözleriyle bu benzerliği anlatan Altun, atçılığın kendisine yalnızca spor değil, farklı bir yönetim anlayışı kazandırdığını şu sözlerle vurguluyor: “Bu nedenle atçılığın bana yalnızca keyif veren bir alan değil, aynı zamanda farklı bir yönetim ve yaşam perspektifi kazandırdığını düşünüyorum.” diyen Altun, iş dünyasında olduğu gibi atçılıkta da başarının kısa sürede elde edilemeyeceğini, sabır ve istikrarın her zaman belirleyici olduğunu ifade ediyor.

İlker Altun’un hikâyesi, kişisel bir at sevgisinin zamanla kurumsal bir vizyona dönüşmesinin örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Onun için atçılık yalnızca yarış kazanmak ya da spor yapmak anlamına gelmiyor; kültürü yaşatmak, yeni sporcular yetiştirmek, sektörü büyütmek ve Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini ortaya çıkarmak anlamı taşıyor. Altun, gelecek hedeflerini anlatırken de aynı vizyonu öne çıkarıyor: “Türkiye’nin atçılık alanında çok önemli bir potansiyele sahip olduğuna inanıyorum. Bu potansiyelin doğru yatırımlar, doğru organizasyonlar ve güçlü bir iş birliği kültürüyle çok daha ileri taşınabileceğini düşünüyorum. Biz de yaptığımız çalışmalarla bu yolculuğa katkı sunmaya devam edeceğiz.” Yayıncılıktan organizasyona, spor kulübünden fuarcılığa kadar attığı her adımın merkezinde aynı düşünce yer alıyor: Atçılığı yalnızca bugünün değil, geleceğin de önemli değerlerinden biri haline getirmek.
EKONOMİ
1 gün önceGÜNDEM KORİDORU
7 gün önceGÜNDEM KORİDORU
7 gün önceGÜNDEM KORİDORU
22 gün önceGÜNDEM KORİDORU
28 gün önceGÜNDEM KORİDORU
28 gün önceGÜNDEM KORİDORU
28 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.