PwC Türkiye ile Etik ve İtibar Derneği (TEİD) tarafından hazırlanan “Türkiye Suistimal Araştırması 2026”, Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerde suistimal vakalarının hem sıklığının hem de finansal etkisinin arttığını ortaya koydu. Araştırma, şirketlerin yalnızca olay sonrası müdahaleye değil, erken tespit ve önleyici risk yönetimi mekanizmalarına odaklanması gerektiğine işaret etti.
Araştırmaya göre şirketlerin yüzde 85’i son iki yılda en az bir suistimal vakasıyla karşılaştı. Katılımcı şirketlerin yaklaşık yüzde 40’ında suistimal kaynaklı yıllık kayıp 5 milyon TL’nin üzerine çıkarken, şirketlerin yüzde 16’sında toplam kayıp 25 milyon TL’yi aştı. Tipik bir şirkette medyan üç suistimal vakası görülürken, şirket büyüdükçe vaka sayısının arttığı belirlendi.
Vakaların yüzde 64’ünün çalışanlar, yüzde 15’inin yönetim, yüzde 10’unun ise müşteriler kaynaklı olduğu tespit edildi. Ayrıca her iki suistimal vakasından birinin bir yıldan uzun sürede tespit edildiği veya tespit süresinin bilinmediği belirtildi.
PwC Türkiye Finansal Suçlar, Suistimal ve Uyum Riskleri Danışmanlığı Lideri Dr. Gökhan Yılmaz, araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde”Türkiye Suistimal Araştırması 2026’nın ortaya koyduğu en önemli sonuçlardan biri, suistimalin artık şirketler için istisnai bir olay olarak görülmemesi gerektiğidir. Bulgular, şirketler arasındaki temel farkın suistimalle karşılaşıp karşılaşmamakta değil, bu riski ne kadar erken fark edip ne kadar sistematik şekilde yönetebildiklerinde ortaya çıktığını gösteriyor. Araştırma aynı zamanda şirket ölçeği büyüdükçe kayıp tutarlarının da farklılaştığını ortaya koyuyor. Özellikle çalışan sayısı fazla olan büyük organizasyonlarda daha yüksek tutarlı kayıpların görünür hale gelmesi, kontrol ortamının şirket büyüklüğüyle birlikte aynı hızda güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Büyük organizasyonlarda işlem hacmi, yetki katmanları ve üçüncü taraf temasları arttıkça suistimalin finansal etkisi de büyüyebiliyor. ‘’ dedi.
Araştırma, etik ihbar hatlarının etkin kullanımının suistimal vakalarının erken tespitinde önemli rol oynadığını gösterdi. Etik hattının etkin işlediğine inanan şirketlerde vakaların yüzde 73,6’sı ilk 12 ay içinde tespit edilirken, güven düzeyi azaldıkça erken tespit oranının da düştüğü belirlendi.
Araştırmaya göre şirketler suistimal kaynaklı kayıpların ortalama yalnızca yüzde 20’sini geri kazanabiliyor. Düzenli suistimal risk değerlendirmesi yapan şirketlerin oranı ise yüzde 35 seviyesinde bulunuyor.
Araştırma, yönetim kaynaklı suistimal vakalarının finansal etkisinin çalışan kaynaklı vakalara göre daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Yönetim kaynaklı vakalarda 25 milyon TL üzerindeki kayıp oranı yüzde 33,3’e ulaşırken, çalışan kaynaklı suistimallerde bu oran yüzde 7,8 seviyesinde kaldı.
Ayrıca suistimal riskinin özellikle satın alma, satış, operasyon, depo ve stok yönetimi, finans ile muhasebe gibi işlem yoğun alanlarda yoğunlaştığı tespit edildi.
GÜNDEM KORİDORU
2 gün önceGÜNDEM KORİDORU
2 gün önceGÜNDEM KORİDORU
17 gün önceGÜNDEM KORİDORU
23 gün önceGÜNDEM KORİDORU
23 gün önceGÜNDEM KORİDORU
23 gün önceGÜNDEM KORİDORU
24 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.