The Economist, ABD ile İran arasında yaşanan savaşın ardından Orta Doğu’da değişen ekonomik dengelerin Türkiye açısından hem önemli riskler hem de yeni fırsatlar doğurduğunu yazdı. Dergiye göre Ankara, bölgedeki jeopolitik dönüşümü yalnızca güvenlik perspektifiyle değil, ticaret, finans, enerji ve savunma sanayisi alanlarında uzun vadeli bir avantaj elde etme hedefiyle değerlendiriyor.
Haberde, çatışmaların İran ekonomisinde yaklaşık 600 milyar dolarlık zarara yol açtığı ve iş gücünün yüzde 7’sine kadarını etkileyebilecek boyutta istihdam kaybı yaratabileceği belirtiliyor. Körfez ülkelerinde ekonomik faaliyetlerin yavaşladığına dikkat çekilirken, savaşın Orta Doğu ekonomisinin bu yılki büyümesini yaklaşık 2 puan aşağı çekmesinin beklendiği ifade ediliyor.
![]()
Türkiye’nin de savaşın ilk etkilerini yükselen enerji fiyatları üzerinden hissettiği belirtiliyor. Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerinde baskı oluşturduğu, Türk lirasındaki dalgalanmayı sınırlamak amacıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın döviz rezervlerini kullandığı aktarılıyor.
Buna karşın Ankara’nın, bölgedeki ticaret akışında yaşanan değişimi ekonomik avantaja dönüştürmeyi hedeflediği vurgulanıyor.
Habere göre Türkiye, Körfez’de yavaşlayan ticaretin bir bölümünü kendi lojistik ağına çekmeyi amaçlıyor. İstanbul’un Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu arasında daha güçlü bir taşımacılık merkezi haline getirilmesi için çalışmalar sürerken, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin ardından İstanbul limanlarındaki yük hacminin üç katına çıktığı belirtiliyor.
Ayrıca Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı üzerinden taşınan petrol miktarının da ağustos ayında nisan ayına göre üç katına ulaşmasının beklendiği ifade ediliyor.
Türkiye’nin hedefinin yalnızca mevcut kapasiteyi artırmak olmadığı, yeni kara yolu ve demir yolu koridorlarıyla uluslararası yatırım çekmeyi amaçladığı kaydediliyor. Bu kapsamda Hicaz Demiryolu’nun gelecekte hem yolcu hem de enerji taşımacılığı açısından alternatif bir güzergâh oluşturmasının planlandığı belirtiliyor.
![]()
The Economist, ekonomik dönüşüm planının önemli ayaklarından birinin de İstanbul Finans Merkezi olduğunu aktarıyor. Hükümetin Körfez merkezli banka ve finans kuruluşlarını İstanbul’a çekmeyi hedeflediği belirtilirken, yaklaşık 40 banka ve danışmanlık şirketinin kentte ofis açma seçeneğini değerlendirdiği ifade ediliyor.
Yabancı yatırımcıları teşvik etmeye yönelik vergi düzenlemelerinin de bu stratejinin bir parçası olduğu aktarılıyor.
Haberde savunma sanayisinin de Türkiye’nin büyüme stratejisinde önemli yer tuttuğu belirtiliyor. Türk savunma sanayisinin silah ihracatında önemli bir seviyeye ulaştığına dikkat çekilirken, üç Körfez ülkesiyle yeni savunma iş birlikleri için müzakerelerin sürdüğü ifade ediliyor.
GÜNDEM KORİDORU
11 saat önceGÜNDEM KORİDORU
11 saat önceGÜNDEM KORİDORU
15 gün önceGÜNDEM KORİDORU
21 gün önceGÜNDEM KORİDORU
21 gün önceGÜNDEM KORİDORU
21 gün önceGÜNDEM KORİDORU
22 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.